DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

Siyanürle altın arama davasında ihlal kararı

Siyanürle altın arama davasında ihlal kararı

14.07.2015 11:52:14
Anayasa Mahkemesi, bir köy yakınlarında siyanürle altın aranmasına karşı 2006 yılında açılan davanın 8 yılı aşkın zamanda tamamlanmaması nedeniyle başvurucuların haklarının ihlal edildiğine karar verdi.

Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, Uşak'ın Ulubey ilçesi Gümüşkol köyü yakınlarındaki altın madeninden çevreye siyanür yayıldığı iddiasıyla köylüler tarafından dava açıldı.

Davacılar, 2006'da görülmeye başlayan davanın makul sürede sonuçlanmadığı gerekçesiyle yargılama sürerken 2013'te Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu.

Yüksek Mahkeme, başvurucuların Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiğine karar verdi. Ayrıca, 4 başvurucuya 5 bin 850'şer lira manevi tazminat ödenmesine hükmedildi.

Kararda, yerel mahkemece 2014 Ağustos ayında karara bağlanan davanın, temyiz incelemesinin sürdüğü hatırlatıldı.

Yüksek Mahkemenin kararında, makul sürede yargılanma hakkının adil yargılanma hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğuna işaret edilen kararda, davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu, tarafların tutumu ve başvurucunun hızlı yargılamadaki menfaati gibi hususların dava süresinin değerlendirilmesinde göz önünde tutulması gerektiği anlatıldı.

Makul sürede yargılanma hakkına ilişkin itirazlarla ilgili bireysel başvuruda bulunulabilmesi için yargılamanın bitmesinin gerekmediğine değinilen kararda, şöyle denildi:

"Başvuruya konu davanın incelenmesinde, hukuki meselenin çözümündeki güçlük, maddi olayların karmaşıklığı, delilerin toplanmasında karşılaşılan engeller, taraf sayısı gibi kriterler dikkate alındığında somut başvuru açısından farklı bir karar verilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı, söz konusu 8 yılı aşkın yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır."

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)

Mesud

Hadi o zaman Suriye yi devirme ihanet eden su anki irana verelim. Islamoğlu hala bu goruste midir? Buhariyi tarihi kaynaklarla sanki zAllahin ayetlerini anlatir gibi anlatan ancak aklina yatmadiginda yuzlerce kisinin rivayetiyle sahih olan Buhari hadislerine uydurma diyen, uydurulmuş dinin savunucularini eleştirirken Islam alimlerini uydurma tarih masallariyla anlatan Islamoglu bir cemaat hocası olmadığını da söylese Cuma hutbelerinde cemaat hocası olarak hutbe verirken hutbenin konuları cemaatin hocasina yapılan saldırıları savunan cinsten degil miydi?

Görüş Bildir Bizimle Paylaş