Samir Hafez: Suriye’de Rusların istediği anayasa geçerli

Suriye Türkmen Meclisi Eski Başkanı Samir Hafez, Şam rejiminin iç yüzünü, daha önce Suriyeli mültecilerin eve dönme planını duyuran Rusya'nın Suriye'deki konumunu Timetürk'e değerlendirdi. “Suriye’de Rusların istediği anayasa geçerli” diyen Hafez, Suriye halkının yaşadığı dramı bütün yönleriyle anlattı

21.11.2020 21:00:56

Rusya'nın Suriye'ye geri dönüş planını, mültecilere yaptığı dönüş çağrılarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bakın önce şu gerçeği size anlatmalıyım. Suriye 2011'de olaylar henüz başlamadan önce dolar 47 Suriye lirasıydı. Bugün dolar 2600 lira. Suriye'de 1 kg et, 25 bin lira. Peynirin kilosu 8 bin lira. Ekmek bin lira. Ancak bir memurun aylığı 50 bin lira. Düşünün, 2 kg et, bir memurun aylığına tekabül ediyor. Aylığı 20 dolar olan devlet memurunun sefalet içinde yaşadığı bir ülkeye dönüş çağrısı yapmanın iyiliği nerededir? Suriye'den her gün kilometrelerce benzin kuyruğu var. Sosyal medyadan yaşadıklarını görüntülerle bana gönderenler var, görüyorsunuz. Ekmek kuyruğunda fırının çatısından sarkıp ekmek almaya çalışan vatandaşlar görürsünüz. Suriye'de ısıtmada bilhassa mazot kullanılıyor. Yemeklerde tüpgaz kullanılıyor. Tüpgazı karaborsadadır. İki sene kadar önce bir tüp 2 bin 500 lira iken bugün 15 bin lira oldu. 50 bin Suriye lirası maaş alan biri bu ülkede nasıl yaşayabilir?

“Suriye'nin zenginlik kaynakları Rusya'nın elinde”

Suriye'de en büyük gelir kaynağı zeytinyağı ve buğdaydır. Buğday ekilen araziler PKK'nın veya PYD'nin kontrolünde. Petrol yine onların elinde. Suriye'nin en büyük ihracat ürünü olan fosfat Rusların elinde. Limanlar, 50 yıllığına yine Rusların elinde işletiliyor. Havaalanı çalışmıyor. Ancak tek tük inen uçaklar için açık havaalanı var. Özel bir şirket işletiyor. Deniz sahasındaki ptrol rezervlerinin tamamı 2045 senesine kadar Rusların elinde olacak. Ayrıca Sezar yaptırımı denilen ABD'nin uygulamaya koyduğu yaptırımlar var. 23 milyon olan ülke nüfusunun 10 milyonu dışarda. Durum böyleyken Rusya neden böyle bir çağrıda bulunuyor?

Sizce neden?

Tamamen propaganda amaçlı. “Bakın biz, evlerini, ülkesini terkeden, ölümden kaçan Suriyelileri geri dönmeye çağırıyoruz…” diyorlar. Bu bir Rus oyunu ve propagandasından başka bir şey değil. Eğer kapılar açılırsa, Suriye'de kalan 13 milyon insanın 10 milyonu yine kaçar. Açlık ve sefalet içinde, 16 saatte bir kez gelen elektirik ile nasıl yaşayabilir. Suriye'de yalnız yüzde 1 ölçüde rejimin adamlarından başka rahat yaşayan insan yok.

“Yolsuzluk had safhada”

Peki, rejim yanlısı olanlar ne tür imkânlara sahip?

Yolsuzluk had safhada. Ben Suriye'de iken, pasaportumu alırken bile adam elini uzatıp 1 dolar bahşiş istiyordu. Bir hakim, benim kazanacağım kesin olan davadan dolayı 300 dolar rüşvet istedi. Ona dedim ki, “Kazanacağım bir davadan 300 dolar isteyecek kadar düştün mü? Hakimsin, hiç değilse adamakıllı bir rüşvet isteseydin!” Bu kadar ucuzluk olmaz. Bugün Suriye'de bu tür olaylar had safhada. Herkes, ancak ailece çalışırsa karın tokluğuna çalışıp o da bir kişinin maaş miktarı kadar para elde edebiliyor. Köylerde yaşayanlar kendi imkânlarıyla hayatta ama şehirde yaşayanlar sefalet içinde. Bir fırın kuyruğunda bin-bin500 kişi bekliyorsa, ülkenin ne durumda olduğunu anlayabilirsiniz. Rusya'nın geri dönüşü gündeme getirmesi, kendilerinin bu ülkede başarılı görünme gayretinden kaynaklanıyor. Artık dışardan gelenler için de ülkeyi iyi duruma getirdiklerini iddia ediyorlar. Oysa gerçek bu değil. Suriyeliler bu propagandaya gülüyor. Bir Suriyeli yazmış, “güleyim mi ağlayayım mı anlayamadım” diyor. Gerçekten hem gülüyoruz hem ağlıyoruz. Nasıl dönebilir bu halk?

“Hocaları, imamları, din adamlarını da satın almışlar”

Suriye bugün yurt dışına kaçanlar, kazandığını yemeden memleketine 50 dolar, 100 dolar ailesine yollamak için çırpındığını görüyoruz. Burada, İstanbul'da gözümün önünde bu insanlar. Çok kıt imkânlarla geçiniyor bu insanlar. Suriyeliler burada hamallık da yapar, başka iş de yapar, sadece 50 dolar kazanıp ailesine göndermek için. Orada yaşayan bir profesör, kardeşinin dışardan gönderdiği 100 dolar aldığı zaman sevincinden ağlıyor. Suriye'de hocaları, imamları, din adamlarını da satın almışlar. Bir imam çıkıyor Cuma hutbesinde, “Suriyeliler geri dönün, evlerinize, mallarınıza dokunmadık” diyor. Hangi hakla çağırıyorlar. Bugün Suriye'nin üçte ikisi yerle bir olmuş. Altyapısı tamamen çökmüş. Ülkenin kendine gelmesi için 400 milyar dolar istiyorlar, bir de kalkıp 10 milyon insana geri dönüş çağrısı yapıyorlar. Bir milyon insanı bile ayakta tutacak paraları yok. Bir de geçtiğimiz günlerde, Şam rejiminden bazı kişiler Rusya'ya gitmişler ve Rusya'dan buğday istemişler. Ruslar buğdayın parasını sormuş. Onlar da “bize bağış yapın” demiş. Ruslar ise, “önce yurtdışına kaçırdığınız 130 milyar doları geri getirin, o parayla ödeyin, kalkıp burada dilencilik yapmayın” demiş. “Siz de biliyorsunuz ülkenizde nasıl bir yolsuzluk olduğunu” demişler. Ben Suriye'de iken Suriye'nin bürokratları, yetkilileri yurtdışına 40 milyar dolar kaçırmışlardı. Rusya, geri dönüş çağrısı yapıyor durum böyleyken. Libya'da, Azerbaycan'da kaybederken, Suriye üzerinden imajını parlatmaya çalışıyor.

“Muallim'in cenazesini gözlerden kaçırdılar”

Dağlık Karabağ'da konuşlandıracağı “barış gücü” açıklamasıyla aynı zamanda yapıyor olması dikkat çekici…

Zamanlama çok manidar. Dünya medyası bu mesajı yutabilir ama Suriye'deki 10 milyon insan yutmaz bu yalanı. Orada gerçekler var. Ülkenin kaynakları başkalarının elinde, bunu da geçelim; bugün koronavirüsten ölenlerin sayısı belirsiz, bilinmiyor. Bana hastane fotoğrafları yolladılar. İnanın hastane mi yoksa ahır mı anlayamadım. Adamakıllı yatak yok. Pislik içinde. Musluklardan su akmıyor. Bir hastane müdürü bana diyor ki, “Bana hasta geliyor, ben burada su kullanamıyorum, yok” diyor. Geçtiğimiz gün ölen Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim'in cenazesi neden ambulansla götürüldü? Niye saklıyorlar? Cenaze ambulans ile mi yoksa cenaze aracıyla mı? Demek ki, o kadar kötü bir durum var ki, gizleyemiyorlar. Koronadan dolayı herkes bu korku ile yaşıyor. İran'dan Suriye'ye gelen yüz binlerce kişi var, bunları kontrol eden yok, denetim yok, tedbir yok. Ne ülkesinden çıkarken, ne Suriye'ye girerken. Suriye'nin de sağlık kontrolü gücü yok. Ben sosyal medyadan iletişim halindeyim. Öyle nidalar, seslenişler görüyorum ki… “Kapı aralansın da burada 5 milyon insan ayakta, kaçmak üzere!” diyorlar. Muhacirlerin havale ettiği 50, 20 dolar ile hayatta kalmaya çalışan aileler var.

Esed ailesinin gücü nedir?

Esed ailesi geldiğinden bu yana kimsenin, ne ABD'nin, ne İsrail'in, ne Rusya'nın, ne İran'ın tavuklarına “kış” dememiştir. Bir ay önce saydığım 180 küsür defa yaptığı saldırılarla ilgili hiç açıklama bile yapmıyor. Cevap vermek istemiyor. Anlaşmış durumdalar çünkü. Bizden biri Suriye'nin başına gelmesiyle birlikte oradan Rusya ve İran'ı çıkaracaktır. Bu da onların işine gelmez. Vatansever ise ABD'yi de yaklaştırmayacaktır. Öyle kişilere izin veriyorlar ki, istedikleri gibi oynasınlar. 40-50 yıldır bu aile Suriye'nin başındadır. 1968'de başa geçen bu aile 1970'de ülkeyi tam olarak ele geçirdi. 2012 senesine kadar Suriye'nin petrolü bütçeye girmedi. Birkaç milletvekili bu gelirin nereye gittiğini sorunca onları ortadan kaldırdılar. Soran olduğundan güvenli bir yerdeler, gerektiğinde harcarız. Günde 360 bin varil günlük petrol çıkarıldığını söylüyorlar. Oysa Suriye milli ordusunun kuzeyde ele geçirdiği bazı petrol kuyuları kontrol ettikten sonra komiteler kuruldu, baktılar ki günde 1 milyon 200 bin varil petrol çıkıyor. Saklamışlar. Halktan da devletten de saklamışlar. Eskiden ilkel olamayan bir şekilde günde 1 milyon 600 bin varil petrol çıkarıyordu Suriye. Açıkladıkları 360 bin varil petrol dışında elde ettikleri petrolün parası kendi hesaplarına yatıyor. Ailenin İngiltere'de nereye yatıracaklarını çok iyi bildikleri için yurt dışında bulunduruyorlar. Oteller, gayrimenkuller, çeşitli yatırımlar var. Ne kadar olduğunu tam bilmiyoruz. Batı, Suriye rejimine ciddi hiçbir suçlamada bulunmuyor. Orada güç bulunduran ülkeler için bu durum işlerine geliyor. Türkiye ile birlikte hareket eden güç olursa o zaman işlerine gelmez.

“Suriye'de Rusların istediği anayasa geçerli”

"Suriye anayasası" çalışmalarıyla ilgili görüşünüzü alabilir miyim?

Ruslar Türkiye için anayasa yazarlarsa kabul eder misiniz? Suriye anayasasını kim yazdı? Anayasayı yazmaya başlarken eşcinsel haklarını soruyor Batılılar. Bizim koalisyonda yer alan kişiler anayasa hazırlığı yapmışlar. Ruslar alıp yırttı. Kendi hazırladıklarını masaya koydular. Hâlihazırda konuşulan anayasa bu. Baas rejiminin elindeki Suriye anayasasında, "devletin dini İslam'dır" yazar. Toplum meseleleri, mesela veraset ve evlenme konuları Hanefi ve Şafi fıkhı dikkate alınarak değerlendirilirdi. Şeriat muhakemesine göre yani... Suriye rejimi bu noktaya dokunmamıştı. Yeni anayasa çalışmalarında bunların hepsi kaldırılmış. Bakın nasıl bir haldeyiz. Kaç yıldır Cenevre'ye gidilip geliniyor, otellerde vakit kaybediliyor, yüzbinlerce dolar harcanıyor. Halkımız açlıktan ölüyor. En son bana bir video kaydı gönderildi. Bir kadın sokakta doğum yapıyor. Suriye eskiden cennet gibiydi bu konuda, şimdi o aile diyor ki, “gidecek yerimiz yok, çadırımın her tarafı yırtık” diyor. Karısı sokakta, kapının önünde doğum yapıyor.

"Suriyeli mülteciler, Suriye muhalefetinin faaliyetine itibar etmiyor"

Muhalefetin çabalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Suriye muhalefeti, koalisyon komik bir durumda maalesef. On seneden beri faaliyeti 5 kişinin arasında dönüyor. Bu hangi demokratik şartlarla oluyor? Hiç değilse bir seçim yapılır, halka başvurulurdu. Bunu da beceremiyorlar. Halk da onları saymıyor. Suriye'nin dışında yaşayan Suriyeliler, koalisyonun yüzde 1'ine bile önem vermiyor. 2012'den bu yana 4+1 koalisyonu tamamen başarısız, özel ajandaları olan kişilerin güdümünde. Suriye'nin içinde geçici başbakan var. Kim olduklarına baksınlar, bu kişi gerçekten başbakanlık yapabilir mi? Lise düzeyinde, askeri konularda da öyle. Zayıf kişilikli, kültürsüz biridir. Türkiye bu kişiye göz yumuyorsa yarın alay konusu olur. Suriye muhalefeti, başbakanlığı çok zayıf. Kökten değişim şart. Halk ile alakası olmayan birinin ne işi var bu işin başında. O yüzden Suriye'nin durumu düzelmez, Esed de gitmez.

Esed ordusunun gücü nedir?

Esed'in idari ve askeri gücü yok denecek kadar azdır. Yaptığı saldırılar kendisinden değil, arkasındaki güçlerden kaynaklanıyor. Ordusunda asker kalmadı. Kendi taraftarı olan köylere gittiklerinde bile silah zoruyla askere alıyorlar. Aileler çocuklarını vermek istemiyor. Asker de savaşmak istemiyor. Şehid ailesinin aldığı maaş, Türk lirasıyla 16 TL kadar. Alay ediyorlar. Bizim SİHA'lar bir anda çıkıp haddini bildirmişti. Yalnız Rusya elini çekse, Suriye milli ordusu Şam kapısına dayanır. 2015'te bu ordu Humus'taydı. Şam'a ulaşmasına çok az kalmıştı. Tam sırasında bir anda Rus ordusu girdi ve bombalamaya başladı. Aynı Azerbaycan'da olduğu gibi. Azerbaycan ordusu işgal edilen yerlerin tümünü almak üzereyken Rus ordusu son anda girdi. Demek ki, hazırlık günler öncesinden yapılmış. Aynı şey Suriye'de de oldu. İran, Şam ve Humus'ta. Azerbaycan'ın topraklarının kurtarılmasını kutlayan Azerilerin Türk bayraklarıyla Azerbaycan bayraklarını birlikte taşıdıklarını görünce hem sevindim hem mahzun oldum. İnşallah aynı zaferi Suriye'de de görürüz.

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)