Salgın, teknoloji geliştirme merkezlerinin oluşturulmasına sebep olacak

Borusan Mannesmann Dijital Teknolojiler Genel Müdür Yardımcısı Muammer Kızılaslan:- 'Zorunluluk olduğu artık tartışılmaz olan dijital dönüşüm hem yeni uygulamaların ortaya çıkmasına hem de şirketler içi ve dışı teknoloji geliştirme merkezlerinin oluşturulmasına sebep olacak'- 'Dünya yapay zekayı uygulama sürecine girdi, her gün yeni ve farklı uygulama trendleri ortaya çıkıyor. Buradaki gizli te

2020-05-25 11:07:08
MEHMET FATİH ERDOĞDU - Borusan Mannesmann Dijital Teknolojiler Genel Müdür Yardımcısı Muammer Kızılaslan, "En geleneksel şirketler bile en azından iletişim tarafında dijitalleşmek zorunda kaldı. Zorunluluk olduğu artık tartışılmaz olan dijital dönüşüm hem yeni uygulamaların ortaya çıkmasına hem de şirketler içi ve dışı teknoloji geliştirme merkezlerinin oluşturulmasına sebep olacak." dedi.

Kızılaslan, AA muhabirine koronavirüs salgının şirketler üzerindeki etkisini ve alınan tedbirleri değerlendirdi.

Salgının çalışma alışkanlıkları üzerinde bu kadar hızlı ve köklü bir şekilde değişim yaratmasını beklemediklerini belirten Kızılaslan, "En geleneksel şirketler bile en azından iletişim tarafında dijitalleşmek zorunda kaldı. Ben bunun yeni normalde bir fırsata dönüşeceğini düşünüyorum. Zorunluluk olduğu artık tartışılmaz olan dijital dönüşüm hem yeni uygulamaların ortaya çıkmasına hem de şirketler içi ve dışı (startup vs) teknoloji geliştirme merkezlerinin oluşturulmasına sebep olacak." ifadelerini kullandı.

Süreçten bağımsız olarak sektörlerin varlık savaşının iki ana teknoloji üzerinden şekilleneceğini aktaran Kızılaslan, "Biri blockchain diğeri ise yapay zeka. Birçok sektörde yıkım potansiyeli bulunan bu teknolojiler birçok alanda da tartışılmaz katma değer sağlayacak. Dünya yapay zekayı uygulama sürecine girdi, her gün yeni ve farklı uygulama trendleri ortaya çıkıyor. Buradaki gizli tehdit, şirketler için bu trendlere uyum sağlama yeteneği olacak, dolayısıyla çevik çalışma anlayışına geçmiş olmak burada şirketler için büyük bir avantaja dönüşebilir." diye konuştu.

- "Yeni normali içselleştirerek çalışacağız"

Marttan bu yana uzaktan çalışmayı yöntem olarak kullandıklarını belirten Kızılaslan, "Kısa çalışma uygulamasına geçerek dönüşümlü çalışmaya başladık. Hem hijyen tarafında hem de sosyal mesafenin uygulanması tarafında birçok yeni uygulama da devreye alındı." dedi.

Önümüzdeki süreçte şu an alınan önlemlerin yeni çalışma düzeni olacağını kaydeden Kızılaslan, "Normalleşme sürecinde haziran ortasından itibaren kademeli olarak ofislere dönüş planlıyoruz, bu kapsamda yine birçok farklı ekibin iş birliğiyle çalışanlarımızı korumak için önlemlerimizi aldık. Ofislerde de üretim de olduğumuz gibi hepimiz bu yeni normalimizi içselleştirerek çalışmaya devam edeceğiz." diye konuştu.

Kızılaslan, doktorların hazırladığı sorularla çalışanların güncel sağlık durumları ile ilgili takip yapan "Sağlık Olsun" adında bir mobil uygulama geliştirdiklerini belirterek, şunları söyledi:

"Bu sayede çalışanlarımızın olası bir rahatsızlık durumunda servise binmeden karantinaya alınması, servislerdeki barkod sistemi sayesinde yakın temaslı çalışanların hızlıca tespit edilebilmesini sağlıyoruz, böylece olası vaka tesislerimizde girmeden saptanmış oluyor. Bunun yanında elimizdeki tüm mecralar vasıtasıyla düzenli şekilde çalışan bilgilendirmeleri yaparak, vakalar hakkında oldukça şeffaf ve şüpheye yer vermeyen açıklamalar gerçekleştirdik. Çalışanlarla birebir iletişime çok büyük önem vererek, birebir telefon görüşmeleriyle koruyucu ve önleyici hekimlik çalışmalarımızı üst düzeye çıkardık. Alınan önlemlere güven ve uygulama motivasyonu sağladık."

- "Üretimde esnek olmayı öğrendik"

Süreçle birlikte üretimde nasıl esnek olunacağını öğrendiklerini belirten Kızılaslan, "Az çalışanla devam etmek zorunda kaldık. Üst yönetim olarak özellikle kararların hızlı alınıp uygulamaya çekilmesi aşamasında agile (çevik) çalışma stilini benimsemiş ve ekiplerimize benimsetmiş olmamızın büyük avantajını yaşadık. Yokuş çıkmakta olan bir araba gibi düşünün, bu öğrenme sürecindeki tecrübemiz yol düzleştiğinde eminim ki çok daha hızlı bir şekilde ilerlememize sebep olacak." şeklinde konuştu.

Kızılaslan, geliştirdikleri "I-Catch" adlı uygulamanın üretimde normalde bir arada duran hurda malzemeleri cinslerine göre artırılmış gerçeklik teknolojisiyle ayırdığını ve doğru kodlamayla irsaliyesine girilerek tutarsızlıkların önüne geçildiğini kaydetti.

Sanal gerçeklik (VR) teknolojilerini iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinde çokça kullandıklarını dile getiren Kızılaslan, "Özellikle vinç operatörlüğü eğitimleri gibi eğitimlerde bize çok büyük kolaylık sağlıyor. Fabrikalarımızda dijital ikiz simülasyonlarından çok faydalanıyoruz. Bu simülasyonlar bize hem üretimde gelecek öngörülerinde tahmin amaçlı hem de yatırım fizibilitelerinde gerçeğine yakın senaryolar çalışabilmemiz açısından fayda sağlıyor." ifadelerini kullandı.

Tedarik zincirinde de buna benzer bir çalışma başlatacaklarını ifade eden Kızılaslan, şunları söyledi:

"Nesnelerin internetinde önümüzdeki yıl için ciddi çalışmalar planladık. Planladığımız çalışmalar için elimizdeki veri ambarını müşteri, bayi, üretim anlamında genişleterek yapay zeka altyapımızı oluşturmaya başladık. Örneğin üretimden sensor bilgilerinin değerlendirerek tahmini bakım planlamasının yapılması, akıllı boru çalışmaları gibi birçok farklı uygulama hedefimiz var. 3D teknolojileri kısmında ise henüz know-how edinme aşamasındayız, bu sistemler çelik sektörüne daha çok yeni giriyor ve önümüzdeki 3 yıl özellikle metal printerlarda kendimizi geliştirerek geçecek gibi görünüyor. Gemlik'te 2011'de devreye aldığımız spiral kaynaklı enerji hat borusu üretim tesisimizin teknolojisi dünyanın en ileri kaynak teknolojisine sahip tesisi. Teksas'ta 2013'de devreye aldığımız sondaj borusu fabrikamız 2016 yılında Amerikan'ın En Teknolojik Boru üretim tesisi seçildi."

- Avrupa'nın en ileri teknolojili yüzey hazırlama tesisi

Kızılaslan, bu yıl sonunda Gemlik'te yatırımını tamamlayacakları otomotiv borusu fabrikasının Avrupa'nın en ileri teknolojili yüzey hazırlama tesisine sahip olacağını kaydetti.

"Boru Hattı" adlı uygulamalarına değinen Kızılaslan, "Bu, mekanik tesisat sektöründe çalışan mekanik koordinatörlerin, mühendis ve satın alma görevlilerinin yoğun iş tempolarını azaltan, hayatlarını kolaylaştıran çözümler getiriyor. Boru metraj ve hacimlerini hesaplayan bir hesap makinesi, ürün katalogları, kalite belgeleri, ürün şikayet ekranları ve satışı yapılan boruların kimlik kartı olarak adlandırılabilecek MTC QR kod okuyucu gibi kolaylıklar bulunuyor." diye konuştu.

Kızılaslan, Borusan Mannesmann olarak dijital teknolojiler alanında yaptıkları çalışmalarla birkaç sene önce Accenture'ın yaptığı bir araştırmadan "en dijital sanayi şirketi" ödülüne layık görüldüklerini belirtti.

YORUMLAR (0)