Sağlık Bakanı Koca, Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı'nın ardından açıklamada bulundu: (4)

'(Toplu taşımada Kovid-19 tedbirleri) Şehir içinde koltuk sayısından fazla kişi alınmayacak'- 'Kontrollü sosyal hayat dediğimiz bu dönemde maske, 1,5 metre mesafe ve el hijyenine önem vererek bu dönemi başarıyla tamamlamak zorundayız. Değilse başa dönme durumu söz konusu olabilir' - '(Sıtma ilacı) Erken dönemde farklı olarak uyguladığımızı ve sonuç aldığımızı söylemek istiyorum. Şu anda da ku

2020-06-03 22:12:21
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında toplu taşıma araçlarına koltuk sayısından fazla kişinin alınmayacağını bildirdi.

Koca, Bilkent Yerleşkesi'nde video konferansla gerçekleşen Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı'nın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı. Normalleşmeyle birlikte toplu taşıma araçlarında yoğunluk meydana geldiği belirtilerek değerlendirmesinin sorulması üzerine Koca, Bilim Kurulu'nun konuyla ilgili bir rehber yayımladığını ve hangi kurallara uyulması gerektiğinin net şekilde ifade edildiğini söyledi.

Koca, şehirlerarası otobüslerdeki yüzde 50 doluluk oranının kalkmadığını vurgulayarak şöyle konuştu:

"İki koltuk yan yana ise bir koltuk yine boş kalacak, tekli koltuğa ise oturulabilecek. Dolayısıyla yine şehirler arası ulaşımda iki koltuk yan yana dolu olmayacak ama şehir içinde koltuk sayısından fazla kişi alınmayacak. Bu kuralın uygulanamadığı zorunlu olan durumlarda, valiliklere, İl Hıfzıssıhha Kurullarına yetkiler verildi. O da zorunlu olmadıkça işaretlemek kaydıyla izin verilmiş oldu. Dolayısıyla bu anlamda duraklar, otobüs, minibüsler veya şehirlerarası ulaşım da dahil olmak üzere vatandaşımızın, var olan kurallar, sayılar dışında zorlamaması gerekiyor, mesafe kuralını ihlal etmememiz, birbirimizi uyarmamız gerekiyor."

- "Vaka sayımızın azalması tedavi yaklaşımlarından olan bu ilaca bağlıydı"

Bir basın mensubunun, birçok ülkenin kalp krizi riski yüzünden Kovid-19 tedavisinde kullanılan sıtma ilacını kullanmaktan vazgeçtiğini aktararak Türkiye'de bu ilacın kullanılmaya devam edilip edilmeyeceğini sorması üzerine Koca, dünyada bu ilacın 20 yıla yakın bir süredir tanındığını, daha önce sıtmada, 10-15 yıldan beri de romatizmal hastalık grubunda kullanılan bu ilacın yan etkilerinin bilindiğini anlattı. Söz konusu yayınla ilgili çeşitli değerlendirmelerde bulunan Koca, şunları söyledi:

"Bu yayın bazı ülkelerden bilim insanlarının bir araya gelerek oluşturduğu bir yayın değildir. Bu yayın, Amerika'da bir şirket tarafından veriler toplanarak yapıldı. Yani bu verileri bir şirket topladı, bilim insanları değil ve bu verileri yayın haline getiren de meşhur, bildiğimiz üniversitenin kalp nakli yapan hekimleri tarafından yayın haline getirildi yani enfeksiyonla ilişkisi olmayan. Hangi ülkeden, hangi hastaneden verilerin alındığı bilinmeyen bir yayından bahsediyoruz. Biz ise Türkiye olarak dünyadan farklı olarak bu ilacı farklı ve erken kullandık. Birçok ülke Çin, Amerika, Avrupa dahil olmak üzere, daha çok bu ilacı ciddi vakalarında yani geç vakalarında, yoğun bakım döneminde olan hastalarında kullandılar İngiltere dahil olmak üzere. Biz ise o dönemde bu ilacın faydasının olmadığını, bu ilacın çok erken dönemde başlanmasının gerekliliğini ve erken dönemde özellikle faydasının olacağını düşünerek başladık ve Bilim Kurulu böyle karar verdi. Bunun da faydasını gördük. Her geçen gün vakan sayımızın azalması, pnömoni oranının düşmesi, ağırlıklı burada uyguladığımız tedavi yaklaşımlarından bir tanesi olan bu ilaca bağlıydı. Sadece bu ilaç değil, bu ilaç da bunlardan bir tanesiydi."

Türkiye'de hastanelerden toplanan 1811 veride bu ilaçla ilgili kalıcı bir sorunun olmadığının görüldüğünü anlatan Koca, "Diğer hastanelerimizdeki vakaları da analiz ediyoruz. Önümüzdeki günler daha net söylemiş oluruz. Bu anlamda ölüm vakalarının bahsedildiği oranda aslı olmadığını ve daha emniyetli ve güvenilir olduğunu, erken dönemde farklı olarak uyguladığımızı ve sonuç aldığımızı söylemek istiyorum. Şu anda da kullanmaya devam ediyoruz. Bilim Kurulu da bu anlamda bir değişiklik yapmadı." diye konuştu.

- "Mart ayında vakaların yüzde 23'e yakını yatırdığımız hastalardı"

Koca, şu anda da vaka sayısının mart ayının sonundaki gibi 1000'li rakamlarda olduğu, o dönemle bu dönem arasındaki ne gibi farklar bulunduğuna ilişkin soruyu şöyle yanıtladı:

"Şu açıdan ciddi bir fark var, mart ayında vakaların yüzde 23'e yakını yatırdığımız hastalardı. Şimdi ise vaka başına yatırdığımız hasta oranı yüzde 2,31. Yani o dönem olan vaka sayısında hastane yükü daha yoğundu ve daha çok servise, yoğun bakıma ve entübasyona giden bir hasta yoğunluğumuz vardı. Neredeyse dörtte 1'i bu şekildeydi ama şimdi yüzde 2'lere kadar düşmüş oldu."

Koca, erken teşhis ve tedavinin kendilerini başarılı kıldığını vurgulayarak son dönemde vefat sayısı, entübe ve yoğun bakımlardaki hasta sayısının düşmeye devam ettiğine dikkati çekti.

Son dönemde tedbirlere uyulmasının son derece önemli olduğuna işaret eden Koca, şunları kaydetti:

"Biz hastaneler, sağlık kuruluşları olarak ne yapmamız gerektiğini çok iyi biliyoruz. Doluluk oranlarımız son derece aşağı düştü ve giderek yoğun bakımdaki hasta sayımız azalmış oluyor. Bundan sonraki süreçte, bu ikinci dönemde yani kontrollü sosyal hayat dediğimiz bu dönemde maske, 1,5 metre mesafe ve el hijyenine önem vererek bu dönemi başarıyla tamamlamak zorundayız. Değilse başa dönme durumu söz konusu olabilir. Bunun için bu kadar emek verip, bu kadar başarı elde ettiğimiz bir noktada bu yeni dönemi, kontrollü sosyal hayat dönemini belli bir dönem için bir yaşam şekli haline getirmemiz gerekiyor. Bunu da başaracağımıza inanıyorum."

(Sürecek)

YORUMLAR (0)