DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

PKK'nın hedefi 'uluslararası dalga'

'PKK’nın Türkiye’yi bölme ve Kürt devleti kurma hedefinden vazgeçmediği, bu yolla uluslararası bir dalga yaratmayı hedeflediği aşikâr...'

5 Yıl Önce
2017-06-21 15:32:18

TIMETURK | HABER MERKEZİ

Polis Akademisi'nden Doç. Dr. Bayram Ali Soner, Yrd. Doç. Dr. Ömer Aslan, araştırma görevlisi Hakan Kıyıcı tarafından hazırlanan, “PKK'nın Bölgesel Terör Ağı Yapılanması” adlı çalışma, Mardin'de, geçtiğimiz günlerde yapılan özel bir toplantıyla duyuruldu.

Milliyet Yazarı Serpil Çevikcan PKK'nın geldiği son noktayı gösteren, uyarılarda bulunan ve Suriye'de yaşananların nasıl sonuçlar doğurabileceğine dair öngörülerini sıralayan raporu köşesinden aktardı.

İşte Çevikcan'ın aktardıkları:

ÖCALAN'IN  YAKALANMASI ÖRGÜTÜ BİR SÜRECE SOKTU

Raporda, PKK'nın, Abdullah Öcalan'ın İmralı'ya konulmasından sonra liderleri yakalanan ve sonrasında dağılan benzer yapıdaki örgütlerin geçirdiği süreçlere benzer bir sürece girdiğine vurgu var.

PKK'YI IRA ve ETA'DAN AYIRAN ÖZELLİK: YAYILMACILIĞI

Bu noktada, IRA, ETA gibi örgütlerin genellikle etkili oldukları coğrafyanın dışına çıkmamaya özen gösterdikleri anımsatılıyor. Rapora göre, Kürtlerin Suriye, Irak, İran, Türkiye'deki dağılımı PKK'yı bu noktada farklılaştırdı. Öcalan da dağılma eğilimine girdiği noktada, örgütüne yeni bir yapılanmaya gidilmesi talimatı verdi. Raporda, bu talimat doğrultusunda PKK'nın başka ülkelerdeki kolları aracılığıyla bölgeye yayılan bir çatı örgüt haline getirildiği, merkezine kültürel, ekolojist, konfederalist devrim gibi kavramları alarak otoriterci, merkezi, Stalinist yapısını geride bıraktığı imajını oluşturduğu vurgulanıyor.

ÖCALAN CEZAEVİNDE AMA...

Ancak tam aksine, Öcalan'ın bu yolla, örgüt içerisinde, “Oz sihirbazı” gibi bir konum kazandığı, gücünü cezaevinde olmasına rağmen iyiden iyiye artırdığının altı çiziliyor.

PKK SURİYE'DE EDEN ETKİLİ?

Raporu okuyunca, PKK'nın bölgedeki diğer ülkelerde, özellikle Suriye'de etkili olabilmesinin nedenlerini kavrıyorsunuz. Raporda, Suriye devletinin uzun yıllar PKK'yı himaye ettiği, Suriyeli Kürtlerin PKK'ya katılımını teşvik ettiği, böylece hem Türkiye'yi güçsüz kılmayı amaçladığı hem de sınırları içindeki Suriyeli militan Kürtleri uzak tutabildiği vurgulanıyor. Bu altyapının, 2003'te PYD ve YPG kurulduğunda, PKK'ya geniş bir etki alanı sağladığına işaret ediliyor. Suriye'deki iç savaşın PYD lehine gelişmesinin ardından, örgütün dünyaya ekolojist, seküler, cihatçılara karşı savaşan özgürlük savaşçıları imajını verdiği ve PKK'yla bağlantısı yokmuş gibi davranmaya çalıştığı da rapordaki önemli saptamalardan. Kongreyle, kuruluş belgelerinde PKK ve KCK'ya yapılan bütün atıfları çıkaran PYD'nin, kurucu ve militan kadrosundaki PKK'lıları ise gizleyemediğine, PKK, PYD, PJAK gibi yapılarda bulunan militanların da bu örgütler arasında hiçbir fark görmediğine vurgu yapılıyor.

RAPOR, NATO ÜLKELERİNİ UYARIYOR

Rapor, tarihsel gelişimle sınırlı değil. Raporda, PYD'ye koşulsuz destek veren Batı ülkeleri ve NATO üyesi ülkeler uyarılarak şu saptamalar sıralanıyor:

- Terör ağı yapılanma stratejisi, örgütün yetkilerini kollarına devretmesi anlamına gelmemektedir. El Kaide'nin Bin Ladin'in 2011'de öldürülmesinin ardından merkezi yapısının önemini korumaya devam etmesi gibi, PKK örneğinde de halen çok güçlü bir PKK merkezi bulunmaktadır.

- Batı, PKK'nın terör ağında bulunan gruplara ekonomik, diplomatik ve askeri yardım yaptığında, bu yardım doğrudan PKK'ya katılan anarko sosyalistlere, Marksistlere verilen aktif ve tehlikeli bir desteğe dönüşmektedir.

- Otoriter PKK uygulamalarıyla çelişen fakat süslü ifadelerle gündemde tutulan demokratik özerklik, demokratik konfederalizm gibi projelerin Ortadoğu'nun ötesinde sol hareketlere ilham verebileceği görülmektedir.

- Şu an PKK/PYD saflarında savaşan fakat silahlı eğitimleri, şiddet deneyimleri, suç bağlantıları ve radikal fikirleriyle Batı'ya er ya da geç dönecek olan Batılı yabancı savaşçılar olması vesilesiyle de yeni ulusaşırı suç ve terör bağlarının kurulmasına yol açmaktadır. Yabancı savaşçıların uluslararası düzen açısından diğer yabancı savaşçılardan daha az tehlikeli olmayacağı görülmelidir.

- Yunanistan'da terör faaliyetlerinde bulunan, eski Yunanistan Başbakanı'na bombalı saldırı düzenleyen, Suriye'den döndüklerinde şehir savaşını uygulayacaklarını söyleyen terör gruplarına Suriye'nin kuzeyinde alan tanınması, orta ve uzun vadede Avrupa güvenliği açısından büyük risk barındırmaktadır.

- Önemli kısmı NATO üyesi ülkelerden gelen yabancı terörist savaşçıların, bir NATO üyesi ülkeyi hedef alan terör örgütünün yanında olmaları, NATO ve Batı ittifakı için bir kriz anlamına gelecektir.

ULUSLARARASI DALGA

Çevikcan şöyle bitiriyor:

PKK'nın Türkiye'yi bölme ve Kürt devleti kurma hedefinden vazgeçmediği, bu yolla uluslararası bir dalga yaratmayı hedeflediği aşikâr.

 

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)

Görüş Bildir Bizimle Paylaş