Osmanlı'da sofra tercihi

Osmanlı Devleti’nde günümüze nazaran koyun eti sığır etinden daha çok tercih edilirdi

2020-06-26 10:35:54

Osmanlının ileri gelenlerinin sofrasında yemek sırasında zorunluluklar dışında konuşulmaz, sohbet edilmezdi. Kaşık ele alındığı vakit, başka bir şeyle ilgilenilmezdi. Her yemeğe besmele ile başlanırdı. Mümkün olduğunca erken yemek yemeye bakılırdı.

Aynı durum saray dışındaki normal sofralarda da görülmekteydi. Karnı doyan Allah'a şükür diyerek sofradan kalkardı. Konaklarda hiç tanınmayan bir misafir bile olsa, sofraya gelse yadırganmazdı, tam tersine buyur edilirdi. Sultanlar yükseğe konan gümüş sininin yanında yerde bağdaş kurarak yemeklerini yiyorlardı. Fatih Sultan Mehmet, padişahların tek başına yemek yemesi kuralını getirmişti ve 1908'e kadar bu kural geçerli olmuştur.

Osmanlı Devleti'nde günümüze nazaran koyun eti sığır etinden daha çok tercih edilirdi. Son yapılan araştırmalar ile Osmanlı Devleti'nde keçi ve oğlağın da tüketildiği öğrenilmiştir. Tavuk eti yemekleri de çok tercih edilmemesiyle birlikte yaz aylarında tüketilen bir besinlerdi.

Padişahların yemek tercihi

Sultan II. Abdülhamid: En çok sevdiği yemek soğanlı yumurtaydı. Soğanlı yumurtayı kim iyi yaparsa o ödüllendirirdi. Soğanlı yumurtanın yapılması, pişirilmesi çok büyük bir marifet gerektirirdi. Soğanlı yumurtanın pişirilmesi üç buçuk saat sürerdi.

III. Ahmed ve I. Mahmud: Bamya yemeğinin her çeşiti vazgeçilmez yemekleri arasında.

Sultan Abdülaziz: Siyahî bazı kadın aşçıların marifetlerini duyup onları saraya davet etmiş Padişahtır. Bu aşçılardan birinin yaptığı patlıcan ezmeli yemeği çok beğenince yemeğin ismi ‘hünkârbeğendi' olarak kalmıştır.

YORUMLAR (0)