Mete Han kimdir?

Mete Han kimdir?

Orta Asya Türklerinin efsanevi liderlerinden biri olan ve destanlarda sık sık adı geçen Mete Han’ın hayat hikayesi birçok kişi tarafından merak edilmektedir. Peki Mete Han kimdir? Mete Han ne zaman doğmuştur? Mete Han nerenin hükümdarı olmuştur? İşte tüm detayları ile efsanevi komutan ve hükümdar Mete Han’ın hayat hikayesi…

Birçok tarihçi tarafından Oğuz Kağan olarak da adlandırılan Mete Han, M.Ö. 234 yılında gözlerini dünyaya açmıştır. Asya Hun İmparatorluğu'nun kurucusu olarak bilinen Teoman'ın oğlu olan Mete Han'ın nerede doğduğu tam olarak bilinmemektedir. Babasından sonra 35 yıl boyunca hükümdarlık yapan Mete Han, M.Ö. 174 senesinde vefat etmiştir.

Tahta geçiş sürecinde oldukça zorluklarla karşılaşan Mete Han, babası Teoman'a rağmen tahta geçmiştir. Babasının Çinli eşinin Mete Han'ı kötülemesi sebebiyle, Teoman üvey oğlunu tahta çıkartmak istemiştir. Fakat Türk törelerine aykırı olan bu davranış Hanlar tarafından kabul edilmemiştir. Her ne kadar Türk törelerine aykırı bir durumda olsa Teoman, üvey oğlunu tahta çıkarma girişiminde bulunmuştur. Bu sebeple Mete Han'ın üvey annesi, Mete Han'ı tuzağa düşürerek onun Yuezhi'lere esir düşmesine neden olmuştur. Teoman bu durumu üzerine Yuezhi'lere savaş açmıştır. Teomanın baskınından sağ kurtulan Mete Han'a babası tarafından on bin kişilik bir ordu verilmiştir. Mete Han bu orduyla babasını, üvey annesini ve üvey kardeşini öldürerek 35 yıl boyunca sürecek bir hükümdarlık devrine girmiştir.

Mete Han, çavuş oku olarak bilinen ıslak okun mucidi olarak sayılır. Ayrıca Mete Han'ın oklarla alakalı süregelen ilginç bir adeti vardır. Eğer Mete Han okunu bir yöne doğru yöneltirse, askerlerinin de o yöne doğru oklarını fırlatmaları gerekmektedir. Çin kaynaklarına göre anlatılan bir olayda Mete Han bir gün okunu en sevdiği atına doğru yöneltmiştir fakat emrindeki askerler ok atma noktasında tereddüt etmişlerdir. Bunun üzerine Mete Han, tereddüt eden askerleri bir bir öldürtmüştür. Bu durum Mete Han'ın verdiği emirlerin tartışılmaz olduğunu göstermektedir. Babasını da bir gün ava çıktığında üzerine çevirdiği ok vasıtasıyla askerlerine tereddütsüz öldürtmüştür.

Mete Han günümüzde modern askeri sistemde kullandığımız onbaşı, yüzbaşı, binbaşı ve tümen başı gibi rütbeleri ilk defa kullanan komutan olarak bilinmektedir.

Mete Han kendi döneminde birçok topluluğu hakimiyeti altına aldı. Bu topluluklardan bazıları şunlardır;

Doğu'da yer alan Donghular. Yapılan antlaşmaya göre Donghular Mete Han'a yıllık olarak sığır, at ve deveden oluşan vergi ödemişlerdir. M.Ö. 208 yılında ise Donghu, Hun hakimiyetine girmiştir.

Kuzey Moğolistan'da yer edinen Tunguzlar.

Tanrı Dağları ve Gansu arasında yaşayan Yüeçiler M.Ö. 177-165 yılları arasında Hun hakimiyetine girdi.

Tahin Türkleri

Mete Han döneminin en dikkat çeken unsurlarından biride Mete Han'ın kendi döneminde oluşturmuş olduğu ordu sistemidir. Bu ordu sistemi vasıtasıyla her an savaşa hazır profesyonel, eğitimli ve donanımlı askerlerin hazırda beklemesi, Hun devletinin bölgedeki en etkin devletlerden biri olmasını sağlamıştır. Ordusunu fethedilen bölgelerdeki tahıl ve yiyecekler ile besleyen Mete Han, teçhizat noktasında da oldukça sistematik bir yol izlemekteydi.

M.Ö. 174'de vefat eden Mete Han 35 yıllık hükümdarlık sürecinde geride sınırları 18 milyon kilometrekareye tekabül eden bir devlet bırakmıştı. Devletin sınırları doğuda Japon Denizi batıda İdil nehrine, güneyde Tibet ve Keşmir'e kuzeyde ise Sibirya'ya kadar uzanıyordu. Dönemin bir diğer büyük gücü olan Çin içerisindeki iç karışıklık sebebiyle Mete Han oldukça kolay bir şekilde fetihlerini gerçekleştirmiştir.