DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

'Mesele Diyanet değil, hala anlamadınız mı?'

Taşgetiren yazdı: 'Mesele Diyanet değil, hala anlamadınız mı?'

7 Yıl Önce
2015-05-28 12:22:37

Ahmet Taşgetiren "Diyanet tartışması”,aslında sadece “Diyanet tartışması”ından ibaret değil. Hala anlamadınız mı diye sorarak başladığı yazısında "Diyanet CHP için nedir? MHP için, HDP için nedir?" sorusuna yanıt aradı.

İşte Taşgetiren'in yazdıkları:

CHPNİN MHP'NİN YAKLAŞMI STOTÜKONUN AYNISIDIR

Evet, dindar kesimlerin gözünde Diyanet, uzun süre, statükonun dini alanı kontrol etmek için oluşturduğu bir yapı olarak görüldü, kurulu düzenin Diyanet'e verdiği anlam da o idi. Cumhuriyet, galat-ı meşhur bir anlayışa göre “Türk-Sünni-Hanefi” bir iç muhteva taşımaktaydı. Bu, galat-ı meşhur, yani ünlenmiş yanlıştı, çünkü evet Cumhuriyet'in “Türk vurgusu” tartışılmazdı ama, din ile ilişkisi, bu Türk vurgusu içinde İslam'a yer verilmiş olsa bile, o İslam'ın laik mantık içinde çerçevelenmesi, indirgenmesi idi ve Diyanet, bu indirgemenin dışına taşacak her islami yönelişi bloke etme misyonu ile görevlendirilmişti.

O yüzden de dindar toplum kesimleri Diyanet'in tasarruflarını sorgulayarak, hatta islami bilinç geliştikçe mesafe koyarak ve Diyanet'in özerk hale getirilmesi talebini seslendirerek geldiler.

CHP'nin Diyanet yaklaşımı statükonun birebir aynıdır. MHP, tepedeki eğilimler farklılaşmış olsa bile, dayandığı toplum kesimi itibariyle daha hizmet boyutlu bir Diyanet düşünür.

HDP, KURUCU KÜRT PARTİSİ OLMA İDDİASINDA

HDP, tıpkı CHP gibi, “Kurucu Kürt tek partisi olma” iddiasıyla Diyanet'e benzer bir format atma arayışındadır. Onun için Diyanet'i kaldırıp yerine daha seküler ifadelerle “İnanç İşleri Başkanlığı” gibi bir formüle yönelmiştir.

Bir makam aracı tartışmasından yola çıkıp, konunun “Diyanet'in misyonu”na kadar gelmesi anlamsız değildir. Aslında Türkiye'de “Sistem tartışması”nın bir boyutu hep Diyanet'in statüsü ya da misyonu ile de ilgilidir.

Bu kurum, CHP zihniyetinin “Bizim için Diyanet Tapu Kadastro kurumundan farksızdır” dediği kurumdur.

İbrahim Elmalı Diyanet İşleri Başkanı iken (1965) yaptığı bir Kuzey Afrika gezisinden apar-topar çağrılarak emekli edilmiştir. Çünkü orada başındaki sarıkla adeta bir Osmanlı esintisine yol açmış, bu da statükonun “Diyanet formatı”na aykırı bulunmuştur.

Acaba Birinci Dünya Savaşı sonrasında Türkiye Cumhuriyeti kurulurken yeni Türkiye'nin İslam coğrafyası ile asla İslam ekseninde irtibat kurmaması gibi bir derin uzlaşma mı vardır?

MESELE MAKAM ARACI MI MEHMET GÖRMEZ Mİ?

Bence hayati soru şudur:

Bir makam aracı tartışmasında asıl tartışılan makam aracı mıdır, yoksa Mehmet Görmez'in Diyanet'in içini doldurma biçimi midir?  

CHP, MHP, HDP ve Gülen camiasının aktörleri bugüne kadar hiç makam aracı kullanmadılar mı, bu araçlar hiç Mercedes ve benzeri lüks nitelik taşımadılar mı, bu tür araçlar artık herhangi bir iş adamının binek aracı haline gelmedi mi, Kılıçdaroğlu, 1990 model Renault ya da Kartal'a mı biniyor?

Bu soruların sorulması bile abestir ama tartışmanın indiği seviye, maalesef böyle bir soru sormayı kaçınılmaz hale getirmektedir.

İşin sırrını Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın “Vatikan'a niye bakmıyorlar?” sorusu net olarak açıklıyor. Devam ediyor cumhurbaşkanı:

“Mehmet Görmez sadece bu ülkenin dini lideri değildir. İslam dünyası içerisinde bu coğrafyanın saygın bir dini lideridir.” 

Şöyle bir kadim söz var: “Şerefül mekan bil mekin” Anlamı “Mekanın şerefi, orada oturandan gelir” demektir.

UFUK, NİYET VE SAMİMİYET...

Bir süredir Diyanet İşleri makamının oturanların birikimi, yüreği ve ufku ile bağlantılı olarak daha derinlikli bir muhteva kazandığını görmek gerekiyor. Mehmet Görmez Hoca, bu noktada daha da özgün bir performans sergilemiştir. En son Kudüs gezimizde onun Miraç'taki ziyareti ve okuduğu Cuma hutbesinin izlerini gördük. Kendisi ile Brüksel'de icra edilen Avrupa Müslümanları Şurasında beraber oldum. Orada Diyanet'in şahsında Türkiye'ye bakışı gördüm. Başka uluslararası ortamlarda Diyanet'in durduğu yer çok özeldi. Avrasya İslam Şurası, Afrika Müslümanları ile buluşma vs... Papa ile görüşürken de Müslümanlar adına bir itibar adamı görmek istiyor insan. 

Türkiye'nin küresel tırmanışı bir gerçek.

Ve orada İslam dünyası ile ilişkiler, farklı ve çarpıtılmış islami görüntülere karşı arı-duru bir İslam temsili son derece hayati.

İşte orada Diyanet'i tartışırken ufuk, niyet ve samimiyet farkı çok net olarak ortaya çıkıyor.

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)

mysa

diyanet benim için laiklerin çıkardığı ve AKp iktidarına kadar da hep müslümanları uyutmak için kurulmuş ve bunu başarmış bir kurumdur benim nazarımda. Cuma hutbelerimiz suya sabuna dokunmaz, güncel siyasal olaylar hakkında vaaz veremez. Cihad çağrısı yapamaz. Hatta o kadar ki alenen diyanetin kendisi böyle eleştirilirken ona bile cevap veremez hale getirilmiş. Benim için bu diyanetin ciddi bir şekilde devlet ile olan tüm bağları koparılarak yeni bir oluşum içinde ve müslümanların gerçek gündemleri ile sil baştan kurulması lazım..

efkâr

Selahattin demirtaşin danışmanı olsaydı bu adam. Aha Ermeniye bak istediği yeri bulmuş zaten hdpye de bu yakışırdi derdiniz. Davutoğlu'nun danışmanı olunca bu Ermeni hersey güllük gulistanlik. İslam siyasetinde bir gayri muslimin devletin en yüksek mertebelerine getirilmesi caiz değildir. Müslüman danışman mi kalmadı danisilacak.

mehmet yılmaz

özel uçakta verin, thy bir airbus'ı mehmet görmeze hediye edebilir.nasılsa bütün dünyaya davet ve tebliğ yapan bir diyanetimiz var.mavi marmarada zaten diyanet kadrosuydu.hatta afrikaya ve dünyanın dört bir yanına islami çalışma ve yardım götürüyorlar.hamasa para ve silah veriyorlar, putinin hidayetinede diyanet vesile olmuştur.zırhlı mersedes az, yanına beş tane daha ultra lüks makam arabası ve eskort verin.hala anlamadınız mı bu kadar çok şatafat ve lüks iflastır, bitiştir, yok oluştur.yazıklar olsun islam üzerinden para ve lüks devşirenlere.yazıklar olsun,makam ve ihtişam peşinde gidenlere

s. ozdoğan

diyanet üzerinden yapılan bütün tartışmalar hep islam dan korkan adaletten ve doğruluk tan korkan müslüman görünümü altında kötü niyetli münafıkların hezeyanıdır. allah nurunu tamamlıyacaktır.

Görüş Bildir Bizimle Paylaş