SON HABERLER
Sol Ok
Sağ Ok
ANASAYFAGÜNDEMPOLİTİKADÜNYAGÜNCELEKONOMİYAŞAMGEZİSPORRAMAZANÇEVİRİSAĞLIKKÜLTÜRFOTOVİDEO

Mersin Barosu'ndan, nafaka düzenlemesine karşı imza kampanyası

Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi, yoksulluk nafakasının belli bir süre ile kısıtlanmasını öngören yasa tasarısının TBMM gündemine alınmaması için Türkiye genelinde imza kampanyası başlattı. Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, tüm avukatları ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerini imza kampanyasına destek vermeye çağırdı.

Mersin Barosu'ndan, nafaka düzenlemesine karşı imza kampanyası
11.7.2019 14:13:03
Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi, yoksulluk nafakasının belli bir süre ile kısıtlanmasını öngören yasa tasarısının TBMM gündemine alınmaması için Türkiye genelinde imza kampanyası başlattı. Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, tüm avukatları ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerini imza kampanyasına destek vermeye çağırdı.

Boşanan çiftler arasındaki süresiz nafakanın mağduriyetlere yol açtığı gerekçesiyle süreli hale getirilmesine yönelik yeni bir düzenleme yapılması çalışmalarına tepkiler sürüyor. Nafaka düzenleme hazırlıkları bakanlıklar düzeyinde yürütülürken, kadın örgütleri yanında Mersinli kadın avukatlar da harekete geçti. Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi, yoksulluk nafakası şartlarının değiştirilmesine ilişkin çalışmaların, kadının boşanma neticesinde ekonomik geçim kaygısını daha da artıracağı, boşanma fikrinden uzaklaşılmasına ve kadını, mağdur olduğu evliliğini sürdürmesine katlanmak zorunda bırakacağı gerekçesiyle nafaka düzenlemesinin TBMM Genel Kurulu'na getirilmemesi için 'change.org' internet sitesinde imza kampanyası başlattı.

"Yeni bir düzenlemeye ihtiyaç yok"

Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, Kadın Hakları Merkezi üyesi avukatlarla birlikte yaptığı açıklamada, yoksulluk nafakası şartlarının değiştirilmesine ilişkin çalışmaları endişe ile izlediklerini belirtti. Yoksulluk nafakası şartlarının değiştirilmesine ilişkin yeni bir düzenleme yapılmasına ihtiyaç olmadığını kaydeden Yeşilboğaz, "Halihazırda Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesinde nafakanın sona erdirilmesi, kaldırılması ve indirilmesi şartları düzenlenmiştir. Kanunda yoksulluk nafakasına ilişkin kendiliğinden sona erme, azaltılma ve kaldırılma şartları zaten düzenlendiğinden, yeni bir düzenlemeye ihtiyaç olmadığı açıktır. Ayrıca, yasa yoksulluk nafakasının hem erkeğe hem de kadına bağlanabileceğini açıkça belirtmiştir. Ancak, toplumda kadının erkekle eşit olmaması ve kadının erkeğe göre ekonomik olarak güçsüzleştirilmesi sebebiyle yoksulluk nafakası genellikle kadına bağlanmaktadır" dedi.

Türkiye'nin, Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW) ile Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi'ni (İstanbul Sözleşmesi) onayladığını ve bu sözleşmeleri uygulama taahhüdünde bulunduğunu anımsatan Yeşilboğaz, "Bu taahhütlerin başında toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması, kadınların siyasi, ekonomik ve sosyal olarak güçlendirilmesi, şiddetin önlenmesi ve şiddet mağdurlarının korunup desteklenmesi yer almaktadır. Kadının güçlendirilmesi; eğitimi için her türlü destek ve imkanın tanınması, ekonomik olarak güçlü hale getirilmesi, iş bulma imkanlarının artırılması, çalışma koşullarının iyileştirilmesi, kreş imkanının sağlanması, siyasal, sosyal ve kültürel olarak desteklenmesi ve karar mekanizmalarında yer alması ile mümkündür" ifadelerini kullandı.

"Tüm meslektaşlarımızı ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerini, kampanyaya destek vermeye davet ediyoruz"

Türkiye'de istatistiklere bakıldığında, kadın-erkek eşitsizliği nedeniyle ayrımcılığa uğrayan kadınların istihdam oranlarının oldukça düşük olduğunun altını çizen Yeşilboğaz, "Tüm veriler incelendiğinde görülecektir ki, kadınlar ekonomik ve sosyal alanda güçsüz, desteksiz bırakılmaktadır. Kamuoyunda bir süredir gündemde olan, mağdur erkekler başlığı altında yapılan propaganda ve imza kampanyaları ise nafaka düzenlemesine ilişkin tekil mağduriyetlerdir. Ülkemizde nafaka ödediği için mağdur olan erkeklerin şartları ile nafaka alamadığı için mağdur olan kadınların şartları karşılaştırılamayacak durumdadır. Kadın yoksulluğunun giderek arttığı, işsizliğe dair tablonun kadınlar aleyhine ağırlaştığı ve yaşamın her alanında şiddetin olağan hale geldiği günümüzde, böyle bir düzenlemenin gündeme gelmesi kadınlara 'boşanmayın, boşanırsanız sonuçlarına katlanırsınız' demekten başka bir anlam ifade etmemektedir. Ayrıca, kadınların erkeklerin üzerinde asalak olarak yaşayan canlılar olarak gösterilmesini de kabul etmiyoruz. Mersin Barosu olarak, tüm meslektaşlarımızı ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerini, nafaka düzenlemesinin TBMM Genel Kurul gündemine alınmaması için Kadın Hakları Merkezimizin başlattığı imza kampanyasına destek vermeye davet ediyoruz" diye konuştu.

        YORUM YAZ

    YORUMLAR

    / 14.7.2019 18:10:44
    şunlara bak herkesten fazla adil olması gereken sözde hukukçular avukatlar toplanmış süresiz nafakanin adil olduğunu savunuyorlar sormazlarmi size bir insanın geçimini ömür boyunca bir başka insana üstelik el olmuş bir insana yıkmanın neresinde adalet var yazık size rant kapınızın kapanmasından korkuyorsunuz sanırım
    Erman Gerçek / 13.7.2019 00:35:55
    3 ay evli kalıyor sonra ver tazminat ver nafaka o gel keyfim gel. Emeklilik sigortasımı bu.
    / 12.7.2019 17:38:18
    Bu uygulamanız yüzünden boşanma oranları ne durumlarda. Şu anki durumda kadın erkeği rahatlıkla boşanmakla tehdit edebiliyor. Ama erkek boşanmaktan korkuyor çünkü nafaka verecek nafaka verdiği için de bir daha evlenemeyecek. Perişan bir hayat yaşamaya mahkum olacak. Kadın nafaka aldığı için bir daha çalışmak da evlenmek de istemiyor. Nikahsız ilişki yaşıyor. Bu kadar kadın lehine zalim bir uygulama olabilir mi kadınları savunacağız derken erkekleri ölüme mahkûm ediyorsunuz.
    / 11.7.2019 23:17:50
    Bir kişi mağdur olmasın diye yükü bir başka bireye bindirmezsiniz. Bu insan haklarına aykırı ve dinimizce haramdır. Kadına sosyal devlet sahip çıkmalı ve korumalıdır. Biz nafaka kalksın demiyoruz. Çalışabilecek olanlar çalışsın ve mesleğini yapsın. Çalışamayacak olanlara da devlet bir fon kurup yardım etsin diyoruz. Böylece art niyetli mesleği olan asalaklar ortadan kalkar. Üstelik yeni eş ve kız çocuklarımız da kadındır. Onların rızkını erkek niye artık yabancı olmuş birisine versin. Kul Hakkı dinimizce affedilmezdir.
    Foto Galeriler Videolar Yazarlar Günün Özeti
    TİMETÜRK SON HABERLER
    ÇOK OKUNANLAR
    TİMETÜRK AJANS HABERLERİ
    SON YORUMLANANLAR