Merkel’in tercihi neden Türkiye’den yana?

Yunan Tovima gazetesinde, “Çünkü Almanya Türk yanlısı” başlıklı analiz haberde, “Almanya'nın Türkiye'ye yönelik politikasının, kendisinin en önemli ticaret ortağı olduğu gerçeğinden kararlı bir şekilde etkilenmesi makul. Ayrıca, Türkiye'de 3.000'den fazla Alman yan kuruluşu bulunmaktadır” denildi.

17.10.2020 09:49:44

Yunan Tovima gazetesinde, “Çünkü Almanya Türk yanlısı” başlıklı analiz haberde, “Almanya'nın Türkiye'ye yönelik politikasının, kendisinin en önemli ticaret ortağı olduğu gerçeğinden kararlı bir şekilde etkilenmesi makul. Ayrıca, Türkiye'de 3.000'den fazla Alman yan kuruluşu bulunmaktadır” denildi.

Son aylarda Alman Başbakanı Merkel'in Türkiye'ye karşı olumlu yaklaşımı Yunan gazetelerinin dikkatinden kaçmıyor.  

Doğu Akdeniz'de Yunanistan'la yaşanan gerilim yüzünden Türkiye'ye yaptırım kararı almak için toplanan AB Birliği'nin son toplantısında Almanya'nın müdahelesi sonucu yaptırım kararı çıkmaması Yunanlıları kızdırdı.

Almanya'nın Türkiye yanlısı kararlarını sorgulayan Tovima gazetesinde Marinos Giannis imzasıyla çıkan analiz haberden bazı özetler:

Son olarak, Türkiye'ye Yunanistan ve Kıbrıs'a yönelik saldırgan davranışları nedeniyle uygulanan yaptırımlar engellenmekle kalmadı, aynı zamanda Avrupa Birliği zirvesi sonuç bildirisinde de yaptırımlardan bahsedilmedi. Yunanistan ve Kıbrıs'ın egemenlik haklarının ihlalleri dikkate alınmadı.

Hava Kuvvetlerinin ve Donanmanın modernizasyonuna nihayet karar verildiği için, son on yılda yetersiz savunma kalkanı göz önüne alındığında, özellikle ülkemiz için ağır bir maliyeti olacak olan Yunanistan ile Türkiye arasındaki sıcak çatışmanın şimdilik önlenmiş olması özellikle olumludur. Ancak uygulanması zaman ve hatta yıllar gerektirir.

Osmanlı Devleti'nden beri Almanya'yı Türkiye'ye bağlayan jeopolitik aşk zamansızdır. Birinci Dünya Savaşı'nda Türkiye, Almanya'nın müttefikiydi ve uzun süre boyunca iki ülkenin en yakın ilişkileri, güçlü ekonomik ve ticari işbirliği sayesinde kuruldu.

Türkiye'nin Almanya lehine olumlu tarafsızlığını sürdürdüğü II.Dünya Savaşı'nın sona ermesinden sonra, 1961'den 1969'a kadar 1 milyon Türk işçi Alman sanayisini çalıştırdı, 2010'da 3,5 milyona ve muhtemelen Bugün 4 ila 5 milyon. Çoğu zaten Alman vatandaşlığını ve oy kullanma hakkını aldı.

Hangi Alman partisi, baba Erdoğan'ın onlara ne yön vereceğini umursamıyor?

Türkiye'nin nüfuzu, Avrupa Parlamentosunun 3 üyesinin, Alman Federal Parlamentosunun 16 üyesinin, 48 bölgesel parlamento üyesinin ve 423 belediye meclisi üyesinin Türk kökenli olmasından da kaynaklanmaktadır.

Her iki tarafın da büyük ekonomik çıkarları, Almanya'nın toplam 16,6 milyar Euro (2019 rakamları) değeriyle Türk ürünlerinin ana ithalatçısı olmasından da kaynaklanıyor. Buna karşılık gelen Türkiye'nin Almanya'dan yaptığı ithalat, Rusya'nın hemen ardından 19,2 milyar Euro'dur (Putin ile Erdoğan arasındaki iyi ilişkilerin büyük bir nedeni).

Bu nedenle, Almanya'nın Türkiye'ye yönelik politikasının, kendisinin en önemli ticaret ortağı olduğu gerçeğinden kararlı bir şekilde etkilenmesi makul. Ayrıca, Türkiye'de 3.000'den fazla Alman yan kuruluşu bulunmaktadır.

Türkiye'nin Almanya'ya ihracatı, büyük bir savaş endüstrisi geliştirdiği için, araçlar, otomobil parçaları ve aksesuarları, tekstil ve silah sistemleriyle ilgilidir.

Yukarıdakileri ve 80.000 Alman-Türk şirketinin Almanya'da 52 milyar Euro ciro ile faaliyet gösterdiği ve 500.000 kişiye istihdam sağladığı, 7.500 Alman şirketinin Türkiye topraklarında faaliyet gösterdiği gerçeğini hesaba katarsak, Merkel'in tercihini neden Türkiye'den yana kullandığını anlıyoruz.

Kaynak: Tovima

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)