SON HABERLER
Sol Ok
Sağ Ok
ANASAYFAGÜNDEMPOLİTİKADÜNYAGÜNCELEKONOMİYAŞAMSPORÇEVİRİSAĞLIK5 SORUKÜLTÜREMLAKFOTOVİDEO

Kürdistan referandumu ve İran tarzı siyaset

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimince düzenlenen Kürdistan referandumunun İran'a etkilerini ve olası İran müdahalelerini Adem Yılmaz, TIMETURK okurları için yazdı...

Kürdistan referandumu ve İran tarzı siyaset
02.10.2017 13:04:51

TIMETURK | ADEM YILMAZ

IKBY'de 25 Eylül'de yapılan bağımsızlık  referandumu  başta Bağdat yönetimi olmak üzere Ankara gibi Tahran  tarafından da sert bir şekilde kınandı. İran'da Bölgesel Kürt Yönetimi'ne hava sahasını ve sınır kapılarını kapatmak gibi tedbirler alındı. İran Devrim Rehberi Ali Hamaney tarafından referandum konusunda henüz doğrudan bir açıklama yapılmazken, Hamaney'in dış politika danışmanı Ali Ekber Velayeti Barzani'nin referandum kararı alarak siyonistlerin maşası olduğunu söyledi. Hamaney'in askeri danışmanı Yahya Rahim Safevi ise Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin Tahran, Şam, Bağdat ve Ankara tarafından abluka altına alınması gerektiğini ifade etti. İran Milli Güvenlik Sekreteri Ali Şemhani başkanlığında İran meclisinde yapılan kapalı oturum neticesi IKBY'nin düzenlediği referandum kınandı.

Devrim Muhafızlarının referandumdan bir gün önce Irak sınırında tatbikat düzenlemesi, İran'ın askeri müdahale seçeneğini de akla getirdi. Devrim Muhafızlarının dış operasyonlardan sorumlu Kudüs Gücü komutanı Kasım Süleymani'nin referandum öncesinde Barzani ile müzakeresinin sonuçsuz kalması üzerine :"Eğer Kerkük'e Haşdi Şabi saldırırsa engel olmayacağım" açıklaması da İran açısından doğrudan bir müdahalenin düşünülmediği anlamına gelmektedir. Zaten hali hazırda Irak'ta fiili olarak sahada bulunan İran'ın, dolaylı olarak Haşdi Şabi türü Şii milisler üzerinden hareket etmesi bir takım riskleri de ortadan kaldıracaktır.

ULUS BİLİNCİNİN TEKRAR UYANMASI ENDİŞESİ

Bu risklerden birisi kuşkusuz İran Kürtleri içinde ulus bilincinin tekrar uyanması endişesidir. Peşmerge güçlerinin ortak mazisinin bulunduğu İran ve Irak Kürtleri aynı lehçeyi konuşan, siyasi gelenekleri yakın iki akraba topluluk.  İran'ın Kürdistan ve Kirmanşah eyaletlerinin birçok şehrinde referandum sonuçlarını coşku ile kutlayan Kürtler, İran'ın atacağı siyasi / askeri adımlarda ciddi bir faktör olacaktır.

Dış İşleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasimi'nin Erbil'e yönelik alınan tedbirlerin Bağdat'ın isteği üzerine yapıldığını ayrıca belirtmesi, İran Meclis Başkan yardımcısı Mutahhari'nin; "Referanduma engel olamadık, bundan sonra Kürtlerle konuşmalı kendimizi anlatmalıyız, İran olarak bekleyip nelerin olacağını gözlemlememiz gerekiyor, duygusal davranmamalıyız  sert yaklaşımların neticesi tehlikeli olabilir" sözleri bu hassasiyetin eseridir.

İRAN KÜRTLERİ İÇİN DÖNÜM NOKTASI

Kürt yoğunluklu muhtelif kentlerde referandum sonuçlarını kutlayan kalabalıklar, İran için farklı mesajlar ifade etmektedir. 1946'da Mesut Barzani'nin doğduğu günümüz İran topraklarında bulunan Mahabad'daki coşku buna örnek verilebilir. Mahabad'ın 1946'da kurulmuş 11 ay sonra yıkılmış Kürt Cumhuriyeti'ne başkentlik yapması bu mesaja ayrı bir anlam katmaktadır. Bir diğer örnek  ise 1989 Temmuz'unda Viyana'da İranlı yetkililer ile müzakere ederken suikastle öldürülen İran Kürdistan Demokrat Parti eski lideri Dr. Abdurrahman Kasımlo lehine atılan  "Kasımlo yoluna devam edeceğiz, Yaşasın Kürdistan" sloganlarıdır. Peşmerge'nin İran Kürtleri üzerinde etkisinin devam edişini anlamak adına Irak Kürtleri'nin yaptığı referandum bir dönüm noktası teşkil etmektedir.

Meydanlarda oluşan etkileşim, Irak Kürtleri‘ne duyulan tarihi, duygusal yakınlık  referandum sonrasındaki süreçte İran için ya hep ya hiç anlayışından ziyade, itidal ve ihtiyat imajıyla baskıyı Bağdat üzerinden Şii milisler kanalıyla yapma stratejisini gerektirecektir.

DENGE SİYASETİ UZAK İHTİMAL DEĞİL

Dış politikasında zamanın ruhuna esir düşmeyen, maslahatını gözetip  coğrafyaya göre argüman üreten İran'ın Kürdistan referandumu için denge siyaseti izlemesi uzak bir ihtimal değildir. İran Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Kürdistan eyaletinden rekor oy alan Cumhurbaşkanı  Hasan Ruhani'nin referandum sessizliği de bununla açıklanabilir. Muhataba göre farklı tema ve tonları seçmekte başarı sahibi Ruhani'nin referandum konusunda iç dengeleri  hesaba katması bekleniyor.

Velayeti Fakih ve Devrim Muhafızları'ndan Bağdat yönetimi ve Şii milisleri himayet edip cesaretlendiren sert açıklamalara karşın,  hükümet kanadından hem ticari/ekonomik kaybı önlemek hem de İran Kürtlerini küstürmemek adına daha hafif tonda açıklamalar gelebilir. Bu çift seslilik kargaşa gibi algılanabilir. Fakat İran'ın stratejik anlamda bölgedeki diplomatik ve askeri  kazanımlarının altında yatan sırlardan birisi de birbiriyle çelişen ifadeler ve üslup farklılığıdır. Batı'da Cevat Zarif'in mütebessim çehresiyle diyalog ve barış mesajları , Ortadoğu'da Şii milislerin motivesi için Kasım Süleymani'nin sert mizacıyla savaş vurgusu buna örnek gösterilebilir.

Siyasi müzakere ya da askeri müdahale ile Barzani'nin geri adım atması halinde İran'ın tüm Irak sathında varlığı tahkim kılınacağı gibi Ankara-Bağdat-Tahran arasındaki yakınlaşma neticesi karşılıklı ilişkiler üst seviyeye çıkacaktır. Bu etkileşime Kuzey Suriye hedefli Şam'ın da dahil olması sürpriz olmayacaktır.

KASIM SÜLEYMANİ'NİN İMAJI ERBİL'DE SARSILABİLİR

Barzani'nin geri adım atmaması, ablukanın etkisiz, askeri müdahalelerin başarısız kalması da İran açısından farklı sonuçlar doğuracaktır. Bu, Sana'dan Beyrut'a farklı coğrafi kuşaklarda hakimiyet kuran İran'ın kendi sınır hattında ters bir senaryo ile karşılaşması anlamına gelecektir.  Irak'la yapılan 8 yıllık savaşın bitiminden bu yana İran'ın sınır güvenliği açısından en büyük tehdit ile karşı karşıya kalması da mümkündür. Gerginliğin artmasıyla beraber KDP-İ (İran Peşmergeleri)  gibi faaliyetlerini durdurmuş bazı örgütlerin tekrar aktif hale gelmesi, İran'ın medar-ı iftiharı iç istikrarı tehdit edecektir.

Ortadoğu'da yükselen Tahran etkisinin Erbil'de duraklaması İran için prestij kaybına sebep olacaktır. İlk başarısını 1979'da Mahabad şehrinde çıkan Kürt ayaklanmalarını bastırarak elde eden İran'ın Halep, Musul operasyonlarındaki en etkili aktörü Kudüs Gücü komutanı Kasım Süleymani'nin de imajı Erbil önlerinde sarsılabilir.

Bununla birlikte  İran tarafından  herhangi askeri  müdahale Türk ve Arap toplumlarında Suriye meselesinden ötürü kaybedileni imajın tamiri için bir fırsata dönüşebilir. Zira hem Kerkük / Türkmen hassasiyeti hem mevcut bir Arap ülkesinin bölünme riski buna zemin hazırlamaktadır. Öte taraftan İran'ın Ortadoğu'daki politikasını Şii hilali ya da Fars yayılmacılığı diye okuyup kaygı duyan kesimler için Kürt bölgesindeki bir direniş hüsnü kabul görebilir.


    YORUM YAZ

YORUMLAR

/ 14.10.2017 00:07:57
İran İslam dünyasında,Suriye savaşında büyük imaj kaybına,maskesinin düşmesine ve Suriye'de 1 milyon Müslümanın kanını dökmesinde 1. derece sorumlu katil olarak anılacaktır.Kürdistan filan ayrı olay.Ancak Barzani eğer Müslüman olsaydı, İran'ın şia ve mecusi yayılmacılığı önünde duran bir insan olarak anılacaktır.Ancak o ne yaptı?Basit hesaplar ile PKK terör örgütüne kucak açtı. ne İran ne Barzani ne de Şiileşmiş Irak bizim dostumuz olamaz.
/ 13.10.2017 11:00:30
şansınızı zorlamayın.. insanlara ve ölülere tapıyorsunuz.. sapıksınız. bunu herkes biliyor. şiilerin çoğu sapıktır..
/ 12.10.2017 13:41:30
Hz. Resul-i Ekrem (s.a.a):“Hüseyin bendendir ben de Hüseyin’den, Hüseyin’i seveni Allah sever. Hüseyin Peİmam Cafer ibn-i Muhammed (a.s):“Hz. Hüseyin’in (a.s) kabri etrafında dört bin melek (bir başka rivayete göre ise yetmiş bin melek) toza bulanmış ve mahzun bir halde kıyamete kadar Hz. Hüseyin’e (a.s) ağlayacaklar.”ygamber torunlarından bir torundur.” BU RİVAYETLERİN RAVİLERİ SÜNNİ DİR...
/ 11.10.2017 12:33:23
Bütün tekfirciler (Selefi/vahabi) İmam'ın bir tırnağına kurban olsun. Hz. Hüseyin'e neden Sünniler sahip çıkmaz? Aslında siz Hz. Ali'ye olan sevgisinden dolayı Hz. Muhammed (saa)'e düşmansınız.
/ 10.10.2017 09:21:33
Tapınmak size yakışır. Kabe'nin içindeki putlar hala sizler sayesinde ayakta. Lat, menet,hubel...
/ 07.10.2017 16:15:19
bu adamlara asla güvenilmez..işte ıspatı adamlar hz hüseyinin mezarını ziyaret hac gibidir ve kabe gibidir diye video yapmışlar.. açık açık taınmak sevaptır diyorlar.. alın size kaynak :https://www.youtube.com/watch?time_continue=136&v=qODzvggULro
Foto Galeriler Videolar Yazarlar Günün Özeti
TİMETÜRK SON HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
TİMETÜRK AJANS HABERLERİ
SON YORUMLANANLAR
TİMETÜRK BİYOGRAFİ