Kaybolduktan sonra ölü bulunan minik Leyla'nın kaçırılıp soğuk ortamda saklandığı belirlendi

Ağrı'da, bayram ziyareti için gittiği dedesinin köyünde kaybolduktan 18 gün sonra cesedi bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir'in ölümüne ilişkin mahkemenin 84 sayfalık gerekçeli kararı açıklandı- Gerekçeli karardan:- 'Sanık Yusuf Aydemir'in evden çıktığında peşinden gelen maktulü kaçırarak sakladığı ve ölümü üzerine serin bir alanda beklettiği, aramaların gevşetilmesi ve köyde normal hayata dönül

28.10.2020 17:00:23
Ağrı'da kaybolduktan 18 gün sonra cesedi bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir'in ölümüne ilişkin davada "kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan amca Yusuf Aydemir'e verilen cezanın gerekçeli kararında, sanığın husumetli olduğu ağabeyinin tehdit maksatlı kızını oyun oynama bahanesiyle kaçırıp sakladığı, ölümü üzerine de serin bir alanda beklettiği, aramaların gevşetilmesi ve köyde normal hayata dönülmesini fırsat bilerek de cesedini dereye attığı kanaatine varıldığı vurgulandı.

Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Leyla Aydemir'in ölümüne ilişkin çocuğun amcası olan tutuklu Yusuf Aydemir'in de aralarında bulunduğu 7 sanığın yargılandığı davada kurulan hükmün gerekçeli kararını açıkladı.

Sanıklara yöneltilen suçlamalar, savunmalar, tanık beyanları ve adli tıp kurumları ve bilirkişinin raporlarının yer aldığı 84 sayfalık gerekçeli kararda, cumhuriyet savcısına ait esas hakkındaki mütalaada sanık Yusuf Aydemir'in üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği ancak mahkemece yapılan değerlendirmede sanığın atılı suçu işlediği ve cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği aktarıldı.

Gerekçeli karardaki söz konusu mütalaada, kaybolduktan 18 gün sonra ölü bulunan Leyla Aydemir'in Bezirhane köyündeki Kurudere'de yüz üstü yatar ve çıplak vaziyette ölü bulunduğu, cesedin sol kalça bölgesinin su yüzeyinde olduğu, sol kalçasında kızarıklıklar olduğu, boynunda mavi nazar boncuğu bulunduğu ve el ile ayak bölgesinde suda kalmaya bağlı olduğu değerlendirilen beyaz lekeler yer aldığının anlatıldığı kaydedildi.

Erzurum Adli Tıp Kurumu ve İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 1. Adli Tıp İhtisas Kurulundan gelen ihtisas kurulu raporlarının da Leyla Aydemir'in "Otopsisinde cilt bütünlüğünün korunduğu, kafa, göğüs ve batın boşluğuna nafiz olacak herhangi bir yaralanma tanımlanmadığı, kafa içi kanama, beyin doku harabiyeti, beyin kanaması, iç organ ve büyük damar yaralanması tanımlanmadığı, mevcut verilerle çocuğun ölüm sebebi ve mekanizmasının bilinemediği" bilgisine yer verilen gerekçeli kararda, bilirkişi raporunda ise "ölüm olayında kişinin en az 6-7 gün önce ölmüş veya öldürülmüş olduğu, böceklerin cesede ilgisinin az olmasının nedeninin ise bir süre soğuk bir ortamda tutulması ve/veya sonrasında suya atılması sonucu olduğu kanaatinin oluştuğundan Leyla Aydemir'in ölüm olayının 26-27 haziran 2018 tarihlerinden önce gerçekleşmiş olduğu düşünülmektedir" değerlendirmesinde bulunulduğu belirtildi.

Gerekçeli kararda, bazı tanıkların beyanlarına göre, Leyla'nın babası Nihat Aydemir ile Yusuf Aydemir arasında ailenin traktör ve babasından miras kalan birden çok altın bileziklerin kimde kalacağı konusunda bir anlaşmazlık yaşandığına da işaret edildi.

- Sanık, Leyla'yı kaçırmak için oğlunu kullandı

Sanık Yusuf Aydemir'in, olay günü ağlamaması için iyi anlaşmaları dolayısıyla küçük oğlu Ümeyir'i yanına alıp Leyla'yı kandırıp evin önünden uzaklaştırdığı, Leyla'nın evden çıkması ile kaybolduğu süre arasında yaklaşık 20-30 dakika olduğu aktarılan aynı kararda, bu sürenin çocuğun kaçırılması için yeterli bir süre olduğu kaydedildi.

Kararda, Yusuf Aydemir'in olaydan sonra yeğeni kaybolmuş gibi davranmaktan ziyade kaybolmadığı kanısındaymışçasına şüpheli tavırlar sergilediğine dikkati çekilerek, Aydemir'in işbirlikçisi ya da işbirlikçileri ile Leyla'yı köyün yapısı gereği her evde bulunan su kuyusu ya da ambar gibi yazlık kışlık besin saklamaya yarayan bahçe ya da evlerin altındaki bir yerde sakladığına işaret edildi.

Gerekçeli kararda, şu değerlendirmelere yer verildi:

"Sanık Yusuf Aydemir'in zaman zaman arama çalışmalarına katılmayarak maktul ile ilgilendiği değerlendirilmektedir. Köydeki ev içi adli aramalarının o dönem ki soruşturma esnasında yapılamaması ve özel eğitimli polis köpeklerine rağmen kuyuların genel olarak ev içerilerinde kalmasını da fırsat bilen sanığın adli tıp raporlarından anlaşıldığı üzere cinsel yönden bir zarar vermeden öncelikle maktul çocuğu yalnızca ağabeyi Nihat Aydemir ile arasındaki husumetten ötürü nedeni kesin tespit edilememekle beraber öldürmek yerine adli tıp raporlarınca da doğrulanır şekilde bir süre ağabeyinin ailesine tehdit maksatlı saklamayı hedef ettiği, fakat olayın jandarma ve AFAD ile medyada hızla yayılması ile yapılan sıkı aramalar nedeniyle maktul çocuğu Nihat Aydemir ile olan husumetine karşılık bir koz olarak kullanmayı hedeflemişken artık ortaya çıkarmasının mümkün olmadığı ve olayın adli boyut kazanmasından korkması sonucunda maktulü sakladığı yerden çıkaramadığı, bu süreçte maktulün aç, susuz bırakılıp bırakılmadığı konusunda adli tıp raporlarınca kanaate yeterli bir tespit yapılmaması nedeniyle bir sonuca varılamadığı anlaşılmıştır."

Leyla Aydemir'in ölüm nedeninin tespit edilemediği dile getirilen gerekçeli kararda, "Mevcut verilerle çocuğun ölüm sebebi ve mekanizmasının bilinemediği' şeklindeki adli tıp raporu dolayısıyla maktulün ölüm nedeninin ne olduğu konusunda mahkememizce kanaat oluşturulamamış olup sanık Yusuf'un maktul çocuğun ölümüne neden olacak hareketinin ne olduğu bu sebeple tespit edilememiş olmasına karşın mahkememiz heyetince maktulün hayatta iken köy içinden cesedi bulunana kadar arama çalışmaları dolayısıyla çıkarılamadığı kanaatine varıldı." bilgisi paylaşıldı.

- Sanık, Leyla'yı arayan ekiplerin kilere bakmasına izin vermedi

Arama çalışmalarında ekiplerin sanık Aydemir'in evinin kilerinin kapısını açarak bakmak istediğini ancak sanığın kapının kilitli olduğunu söyleyip buna izin vermediği kaydedilen gerekçeli kararda, "Sanık Yusuf Aydemir'in evden çıktığında peşinden gelen maktulü kaçırarak sakladığı ve ölümü üzerine serin bir alanda beklettiği, aramaların gevşetilmesi ve köyde normal hayata dönülmesini fırsat bilerek de cesedi dereye attığı kanaatine varılmıştır. Her ne kadar sanık tarafından suçlamalar kabul edilmemiş ise de maktulün babası ile önceye dayalı husumetinin bulunması, taziye evinden kısa bir süre ayrılması ve bu esnada çocuğun son görüldüğü kapıda çocuğun görülmesinden dakikalar sonra çevreyi gözetler şekilde görülmesi, bu andan kısa bir süre sonra çocuğun kaybolduğunun anlaşılmasına rağmen bulunamaması ve anne Şükran'ın olacakları önceden tahmin eder şekilde çocuğuna bir şey yapıldığını anlayarak feryat etmesi, aile içerisinde çocuğun bulunmasını engellemeye yönelik çabalar ile tüm bunların kısa bir zaman aralığında olması göz önüne alınarak sanığın savunma ve beyanlarına itibar edilmemiştir." ifadelerine yer verildi.

Sanıkların Leyla Aydemir'i alıkoyarak evlerindeki bir dondurucuda sakladığı yönündeki iddialarında araştırıldığı aktarılan gerekçeli kararda, Leyla'nın kilo ve boyu dikkate alınarak cesedinin bir dondurucuya sığmayacağı kanaatine varıldığı bildirildi.

- Minik Leyla'nın cesedi 18 gün sonra bulunmuştu

Ağrı'da 15 Haziran 2018'de Ramazan Bayramı dolayısıyla ailesiyle dedesine ziyarete gittiği Bezirhane köyünde kaybolan 4 yaşındaki Leyla Aydemir'in bulunması için çalışma başlatılmıştı.

Çalışmalar kapsamında ekiplerce bölgedeki dere yatakları, sazlık alanlar, otla kaplı araziler, köydeki metruk yapılar, tandır evleri, ahır ve çocuğun gidebileceği bütün alanlar, kadavra köpekleri de kullanılarak aranmıştı.

Leyla Aydemir'in cesedi, kaybolduktan 18 gün sonra köye 2 kilometre mesafede, kent merkezine giden yolun yakınında akarsu kenarındaki ağaçların arasında bulunmuş, vücudunda darp ya da yara izine rastlanmayan çocuğun cenazesi Bezirhane köyünde defnedilmişti.

- Sanık Aydemir'e "ağırlaştırılmış müebbet"

Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 2 Ekim'de görülen karar duruşmasında, 4 yaşındaki Leyla Aydemir'in amcası Yusuf Aydemir'i "kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, "cebir ve hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırmış, diğer sanıklar Y.A, B.D, H.D. ve M. Aydemir, M.A. Aydemir ve A.A'nın ise delil yetersizliğinden beraatine hükmetmişti.

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)