DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

Kavakçı'dan kardeşine: Yolun açık olsun

16 yıl önce Bülent Ecevit'in Meclis'ten kovduğu Merve Kavakçı, Akit'teki köşe yazısında AK Parti'den vekil olan kardeşi Ravza Kavakçı'ya başarılar diledi.

23.06.2015 10:44:00

Merve Kavakçı'nın yazısı şöyle;

On altı sene önceydi, bugün gibi TBMM'de bir ant içme günüydü, sen yukarıda locada, ben Genel Kurul'da Türkiye ve dünya kamuoyu nezdinde müslüman başörtülü bir kadının linç edilişini milletçe yaşadık. Biliyorum o anlarda sen, çaresizliğin, öfke ve korkunun, yanımda olamayışının ızdırabını yaşadın. Çünkü sen hep yanımdaydın. TED Ankara Koleji'ndeyken de Richland'da okurken de University of Texas'da Bilgisayar Mühendisliği bölümündeyken de, Howard'da doktora yaparken de... Küçük kardeşim olmana rağmen biraz ablam gibiydin, dert ortağım, danışmanım, yakın korumamdın. O zor günlerde ailemizin yanımdaki temsilcisiydin. Başbakan Ecevit, “bu kadına haddini bildirin” komutunu verdiğinde de, Cumhurbaşkanı Demirel bana ajan provokatör iftirasını attığında da, 28 Şubat medyası da bunları emir tellaki edip evimizi, mahallemizi, yerimizi, yurdumuzu bize dar ettiğinde de sen yanımdaydın… Savcı Nuh Mete Yüksel bir gece evimi işgale yeltendiğinde de, aradan yıllar geçip, sular durulup, Ak Parti iktidar olduğundan epey sonra, uluslararası bir konferansta konuşmak üzere birkaç günlüğüne İstanbul'da bulunduğum bir günün gecesinde, saat 3 sularında, Şişli'de otelde beni tutuklamaya “gönderilenler” kapımızda peyda olduğunda da sen yanımdaydın... AİHM'deki davamı takip için Strasbourg'a, ben Washington'dan uçtum, sen İstanbul'dan. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu'na başörtüsü yasağını anlatmak için Cenevre'ye, ben Washington'dan uçtum, sen İstanbul'dan… Çünkü sen benim cefakar vefakar kardeşim ve fakat sağ kolumdun. Tıpkı Refah Partisi'nde çalıştığım yıllarda zamanımın önemli bir kısmını yurtdışı seyahatlerinde geçirmek zorunda kaldığım birçok defasında, İstanbul'dan işini gücün bırakıp, küçük yeğenlerin Fatima ve Mariam'e bakmak için Ankara'ya geldiğin zamanlardaki gibi. Tıpkı 17 Ağustos depremi gecesindeki gibi…

Seni, Türkiye siyasetinde birçokları benim kardeşim olarak tanıdı oysa sen de benim gibi doksanların başında girmiştin siyasete. Refah Partisi İstanbul kadın kolları teşkilatında yine benim gibi dış ilişkilerden sorumlu olarak gönül vermiştin yıllarca, davamıza. Sonra yine beraber Fazilet yıllarımız başlamıştı…sen İstanbul'da ben Ankara'da. 1999 seçimlerindeki kampanyam sırasında sen bir taraftan benim işlerime yetişiyor, diğer yandan Belediye Meclis üyeliğine aday olduğun Bahçelievler ilçesinde kendi seçim çalışmalarına koşturuyordun. Beraber çok şey gördük, üzüldük, sevindik, şaşırdık. Şimdilerdeki birçokları henüz bu davanın “d”sini bilmezlerken biz çok şükür içindeydik.

Siyasette de beraberdik, eğitimde de. Sen de benim gibi Bilgisayar Mühendisi oldun önce, sen de benim gibi sonraki yıllarda meslek olarak siyaset bilimi ve uluslararası ilişkilerde karar kıldın. Sen de benim gibi anne-baba mesleği olan üniversite hocalığına geçtin.

Birçokları senin Türkiye'de Akbil denen akıllı biletleri ilk defa üreten o küçük dahi mühendis ekibinin içinde olduğunu bilmez mesela. Sonra da uzun müddet İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde Avrupa Birliği departmanında çalıştığını, Afrika, Avrupa ve Ortadoğu ülkelerini kapsayan bir dizi uluslararası projeyi başarıyla yönettiğini… Ama daha da önemlisi hem Doğu'yu hem Batı'yı iyi okuyabilen, ortaokuldan sonra eğitiminin tamamını Amerika'da almış, bu eğitimle edindiği bilgiyi, üstlendiği vazifelerle Türkiye insanının hizmetine sunmuş genç bir idealist olduğunu…

Bugün seni başındaki örtünle Meclis'e uğurluyoruz. Yalnız değilsin, Fatma var, Zehra var, Leyla var, Hüda var, çok var! Emr-i bil mağruf nehy-i anil münker yapmanı diliyoruz. Yolun açık, cihadın mübarek olsun Ravza Kavakçı!

***

Öte yandan; kayıt yaptıran Ravza Kavakçı gazetecilere açıklamalarda bulundu.

kavg

Ravza Kavakçı: Karmaşık duygular içerisindeyim

1999 seçimlerinde Recai Kutan'ın genel başkanlığını yaptığı Fazilet Partisi'ndenİstanbul'dan milletvekili seçilen ve başörtülü olduğu için yemin ettirilmeyen Merve Kavakçı'nın kardeşi AK Parti İstanbul Milletvekili Ravza Kavakçı, üzerinden 16 sene geçtikten sonra ancak başörtülü olarak bugün Meclis'e girilebildiğini belirterek "Bu açıdan güzel bir şey. Karmaşık duygular yaşadığımı söyleyebilirim. Sayın Merve Kavakçı'ya 2 Mayıs 1999 yılında yapılanların üzüntüsü hala yüreğimizde ama Allah'a şükür o günler geride kaldı. Boş yere ülkemiz 16 sene kaybetti. Ama bundan sonra iyi olacak inşallah. Meclis'te her kesimden her görüşten insan temsil edilecek. Türkiye demokrasisi bunu uzun zaman evvel hak etmişti; o açıdan önemli bir gün, güzel bir gün olacak yemin töreniyle birlikte." diye konuştu.

 

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)

Emil

Araplar bu cür idafadeleri çokdan kullanmalı idiler.hayla gecikmiş durumda.

Mehmet Ali Portakaloğlu

Takdim çi arkadaş, çoğunluğumuz vardır ,başlıyoruz dedi , Istiklal Marşı için ayağa davet etti,sizin telefon bitmediği için Ve kalabalık salonda telefonu duyabilmek için dikkatinizi telefona vermiş iken, tabi olarak kalkma davetini duymadınız,Ben ayakta Istiklal Marşı nın hazırlık sürecini beklerken, süreç tamamlanmadan teybin düğmesine basılması ile marş başladı,ben eğilip Merve Hanım Istiklal Marşı başladı diye ikaz ettim ayağa kalktığınızda 15 saniye geçmişti,ve o akşamTV ve medya manşetleri ( MV. adayı Merve Kavakçı Istiklal Marşın da ayağa kalkmadı ) şeklinde hedef tahtası idiniz.

kani_III

Zaman zaman insan tefekkür de bile zorlanır, bu kadar hata yapılır mı? Müslümanın Müslümana bu kadar düşman olabileceği zihinleri zorlasa da unutmamak gerekir ki bu dünya bir imtihan dünyası bir sınama mekanı onun için hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmadan Yüce Allaha isyan etmeden hak yolda her ne pahasına olursa olsun yürümek şart... yolunuz açık olsun güzel yürekli insanlar...

Kani_I

Yazıyı okurkan gözlerimin dolduğunu hissetmemiş ama göz yaşlarım akmaya başlayınca fark ettim, şuurlu olmak, asil olmak, edepli olmak, bilgili olmak vs vs.

Mehmet Ali Portakakaloğlu

Merve hanım sizin şahsınızda başörtüsüne medya saldırısı Mart 1999 da milletvekili tanıtım toplantısına başladı,Toplantı günü Rahmetli Nazım Tur ile Genel Başkan unı arka sırasında otururken, siz başka bir bayanla birlikte geldiniz, Nazım bey ,size :Merve hanım aynı bölgeden adayız buyrun konuşalım diye ,benim yanımdaki , koltuklara davet etti,Başlama saatine epey zaman vardı, seçim havası konuları konuşulurken size önemli olduğunu beklenen bir telefon içinIzin alıp ,tanıtım programı başlamadığı için telefonla konuşmaya daldınız, Bu ara Genel Başkan gelip yerine oturunca,

İRFAN TOPÇU

Değerli kardeşim ablanızın duygu dolu yazısı inanınki zerre kadar vijdanı olanı kahredecek bir uslupla yazılıp o gün yaşamış olayları net bir şekilde anladıyor.Bizlere sohbetlerde O zaman ŞEVKİ HOCAMIZ hep söylerdi Elhemdülillah hep saçlarımızı kesdiler ama saçlarımızın daha gür çıkacağını hiç düşünmediler.tıpkı bugün olduğu gibi.HAKKA İNANAN YOLUNUZ AÇIK OLSUN.MEVLAM UTANDIRMASIN.

mukaddes vural

Mervecigim o uzuntulu gunleri hep hatirliyorum .uzuntuyu ve sevinci bir arada yasamakta guzeldir . Allah ravzacigima dogru kararlar almayi nasip etsin yardimcisi olsun

Gülsum Tüzün

Rabbim yolunuzu bahtınızı açık etsin.Ablanızın açtığı kapıdan girmek sizlere nasib oldu.

kani_II

bu ve buna benzer çok vasfi bir arada taşıyan sayın kavakçılardan önce Anne ve Babalarını kutlamak gerekir çünkü öyle terbiyeli öyle mütedeyyin insanlar yetiştirmişlerki insanın saygi duymaması mümkün değil, çok iyi hatırlıyorum Ecevitin bu hanımı dışarı atın sözünü heyecanla insanlar tesettürlü bir bayanın yemin edip edemeyeceğine kitlenmişken tv başlarında o söz hepimizin annesine bacısına ve inancımızın gereği sana söyleneni biz yüreğimizde hissettik bu günlere kolay gelinmedi vesselam ama hala benzer entrikacı, özünde dinle sorunu olan ama buna kisve bulan bulurken aptallaşan çok insan var

Görüş Bildir Bizimle Paylaş