Karakayışoğulları'ndan 'Karay'a Refik Halit

Refik Halit Karay, Mustafa Kemal Atatürk'e yazdığı şiir ve mektuplarla 150'likler listesindekilerin affedilmesinde çok büyük rol oynadı

25.01.2021 13:42:59

Türk edebiyat tarihinin önemli karakterlerindendir Refik Halit Karay...

14 Mart 1888'de İstanbul Beylerbeyi'nde doğdu. Babası maliye başveznedarı ve Bank-i Osmânî-yi Şâhâne nâzırı, Mevlevî tarikatına mensup Mudurnulu Mehmed Hâlid Bey, annesi Kırım Giray hanları sülâlesinden gelen Nefise Ruhsar Hanımr. Aile Karakayışoğulları diye bilindiğinden Refik Halit de bir süre Karakayış soyadını kullanmış, daha sonra bunu Karay'a çevirmiştir.

Galatasaray Sultanisi'nde ve Hukuk Mektebi' nde okudu.

Maliye Nezareti'nde (Hazine ve Maliye Bakanlığı) memur olarak çalıştı. II. Meşrutiyet'in ilanından sonra gazetecilik ile uğraşmaya başladı, Tercüman-ı Hakikat gazetesinde mütercimlik ve muhabirlik yaptı.

Yazıları yüzünden ilk önce Sinop'a, daha sonra Çorum, Ankara ve Bilecik'e sürgün olarak gönderildi. İstanbul'a dönünce bir süre Türkçe öğretmenliği yaptı. PTT (Posta ve Telgraf Teşkilatı) Genel Müdürlüğü'ne getirildi. Bu sırada Hürriyet ve İtilaf Fırkası'na üye oldu ve İstiklal Savaşı aleyhine yazdığı yazılarından ötürü vatan hainliği suçuyla yüzellilikler listesine girerek Beyrut ve Halep'te sürgün hayatı yaşadı.

150'likler listesine etkisi

Mustafa Kemal Atatürk'e yazdığı şiir ve mektuplarla 150'likler listesindekilerin affedilmesinde çok büyük rol oynadı.

Af kanunu ile 16 senelik sürgün hayatının ardından 1938 yılının temmuz ayında yurda döndü, daha önceden çıkardığı Aydede adlı mizah dergisini tekrar yayınladı.

Türk Edebiyatı'nda ilk defa Anadolu'yu tanıtan eserleri ile ismini duyurmuş, yergi ve mizah türündeki yazıları ile de üne kavuşmuştur. Gözleme dayanan eserlerinde, tasvirler, portreler, benzetmeler kullanarak sade, akıcı dili ve güçlü tekniği ile 20. yüzyıl romancıları arasında seçkin bir yere sahip olmuştur. İstanbul'u bütün renk ve çizgileriyle yansıtarak Türkçeyi ustalıkla kullanan Refik Halit, Türk edebiyatına birçok eser kazandırmıştır.

18 Temmuz 1965'te İstanbul'da öldü.

ROMANLARI

İstanbul'un Bir Yüzü (1920)

Ay Peşinde (1922)
Yezidin Kızı (1939)
Çete (1940)
Sürgün (1941)
Anahtar (1949)
Bu Bizim Hayatımız (1950)
Nilgün (1950-1952)
Yeraltında Dünya Var (1953)
Dişi Örümcek (1953)
Bugünün Saraylısı (1954)
İki Bin Yılın Sevgilisi (1954)
İki Cisimli Kadın (1955)
Kadınlar Tekkesi (1956)
Karlı Dağdaki Ateş (1956)
Dört Yapraklı Yonca (1957)
Sonuncu Kadeh (1965)
Yerini Seven Fidan (1977)
Ekmek Elden Su Gölden (1980)
Ayın On Dördü (1980)
Yüzen Bahçe (1981)

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)