İstanbul Ticaret Odası ödül töreni

İstanbul Ticaret Odası ödül töreni

31.05.2015 22:29:15
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bakınız ben '2023' diyorum bunun için 'başkanlık sistemi' diyorum, muhalefet partileri, Türkiye'yi yeniden koalisyon dönemlerine döndürmenin hesabını yapıyor" dedi.

Erdoğan, Çırağan Sarayı'nda düzenlenen İstanbul Ticaret Odası (İTO) ödül töreninde yaptığı konuşmada, muhalefetin, ülkenin ve milletin gerçeklerinden uzak olduğunu söyledi.

Anamuhalefet partisinin seçim vaatlerini eleştiren Erdoğan, anamuhalefet partisinin genel başkanının yapılan işleri "vaat diye" meydanlarda anlattığını aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Yılda 1 milyon istihdam vaat ediyor, halbuki sadece geçtiğimiz yılın yeni istihdam sayısı ne biliyor musunuz? 1 milyon 350 bin. Mevcut Hükümet, 1 milyon 350 bin istihdam yapmış o ise 1 milyon istihdamdan bahsediyor. '800 bin kişiye mesleki eğitim' diyor. Halihazırda mesleki eğitim verilenlerin sayısı 1 milyonu aşmış durumda. Yani bunlar, olanları da takip etmiyor. Kadın ve genç istihdamını teşvik etmeyi vaat ediyor, bu konudaki teşvikleri en iyi sizler biliyorsunuz. Anamuhalefetin çalışma hayatıyla ilgili 160 vaadi var, 110'u zaten şu anda yapılmış durumda. '100 Yılın Projesi' diye güya bir proje açıkladılar, çıka çıka bizim Kanal İstanbul projesindeki iki şehirden biri çıktı. Bir de her gittiği yerde 'Bana 4 yıl verin işsizliği bitireyim' diyor. Açıkladığı projede ise, orayı okudum, orası da çok enteresan, işsizliği '2035 yılında yüzde 5'e indireceğim' diyor, bunu vaat ediyor. Nasıl bir iş bu? Allah aşkına bir projesiyle diğer vaadini tekzip eden, yalanlayan siyasetçi olur mu?"

- "Şoke oldum"

Milletin bu kadar ciddiyetsiz, ülkesinden ve milletinden bihaber siyasetçileri hak etmediğini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bakınız çok enteresan, Eskişehir'de konuşuyor, diyor ki, 'Üniversite öğrencileri sizden nasıl harç alırlar.' Şoke oldum. Yani neredeyse 2 yıl oldu biz harcı kaldıralı, ben Başbakandım harcı kaldırdık, 'üniversite harcı' diye bir şey yok. İnsan buna üzülüyor. Bunların kılavuzu da sıkıntılı. Bundan dolayı durumlar çok kötü."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin "istikrar ve güven ortamı" derken, onların "Türkiye'yi kaosa sürükleme ittifakı yaptıklarını" dile getirerek, sözlerine şöyle devam etti:

"Anamuhalefet bunun içinde, milliyetçi olduğu iddiasındaki parti bunun içinde, bölücü örgütün güdümündeki parti zaten bu ittifakın tam merkezinde. Değerli dostlar, değerli kardeşlerim, şurayı çok iyi bilmemiz lazım; Türkiye istikrar ve güven ortamını asla kaybetmemeli. O kadar enteresan ki 6-7-8 Ekim olaylarında halkı sokağa dökenler, düşünebiliyor musunuz bu ülkede kandan beslenenler, işte Van'da bizzat gördüm, önce bilboardlarda kan akan musluklar... Biz eleştirileri yükseltince 1 hafta sonra kan akan muslukların bilboardlardan kaldırıldığını gördük ama bunlar zaten su dahi akıtmıyorlardı ki, bunlar ancak kan akıtabilirler. DSİ'ye talimat verdim ben 'Van'a su götür' diye. Halbuki suyu götürmek veya getirmek belediyenin işiydi, yapmadı ve biz DSİ ile Van'ın su sorununu çözdük, bu adımları attık."

- "Dağdan talimat alıyorlar, gelemiyorlar"

Ziyaret ettiği bazı illerde belediye başkanlarının kendisini karşılamaya gitmemesine de değinen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Çok ilginç, Hakkari Havalimanı'nın açılışından sonra 'Ben de çağrılsaydım oraya gelirdim' gibi de bir açıklama yaptı. Ben şu ana kadar bu partinin mensuplarının belediye başkanı olduğu 5 ile gittim. Hiçbir yerde bunlar beni karşılamaya gelmedi. Karşılamaya gelseler ben makamlarında kendilerini ziyaret edeceğim. Mesela Çanakkale'de CHP'li belediye başkanı, karşılamaya geldi, ben makamına gittim, ziyaret ettim. Karabük'te MHP'li belediye başkanı geldi, biz de makamına gittik. Hatta bir de toplu açılış törenine geldi. Ben de kendisinden rica ettim, 'Bir konuşma yapar mısınız' dedim, 'memnuniyetle' dedi ve çıktı bir selamlama konuşması yaptı. Biz bu ülkede dayanışmayı, birliği, beraberliği bu şekilde tesis edeceğiz ama onlar dağdan talimat alıyorlar böyle bir yere gelemiyorlar. Bakınız çok ilginç, Ermeni lobisiyle, The New York Times ile Ekonomist ile bir olmuşlar Türkiye'nin üzerine kara bulutlar çağırma seansları düzenliyorlar. Pensilvanya'daki Paralel Yapı'nın elebaşının beddua seansları işe yaramayınca şimdi kaos senaryosu seanslarına başladılar. Biz bunlara aşinayız."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha önce 2007 ve 2011 yıllarında da benzer senaryoların ortaya konulmak istendiğini, benzer tehditler savuranların olduğunu, Gezi olayları ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde benzeri oyunların oynanmaya çalışıldığını vurguladı.

Erdoğan, "Tüm bu saldırılar karşısında ülkesinin ve milletin yanında yer alması gereken insanlarımızı, özellikle küçük çıkar hesaplarına karşı dikkatli olmaya davet ediyorum. Yazılan senaryolarda kendilerine biçilen figüran konumlarını bunlar adeta başrol oyuncusu olarak sanıyorlar" diye konuştu.

Siyasi hayatı boyunca karşısında daima güçlü bir muhalefet görmek istediğini ve bunu TBMM konuşmalarında da söylediğini hatırlatarak, konuşmasında şu görüşleri dile getirdi:

"Demokrasi güçlü bir muhalefetle güç bulur ama maalesef Türkiye'de güçlü bir muhalefeti göremedik. Her zaman zayıf bir muhalefet ve bu siyasete rekabet getirir ama bunu göremedik. Bakınız ben '2023' diyorum, bunun için 'başkanlık sistemi' diyorum. Muhalefet partileri Türkiye'yi yeniden koalisyon dönemlerine döndürmenin hesabını yapıyor. Benim gündemimde yeni anayasa ve onunla birlikte de başkanlık sistemi var. Türkiye'nin rotasını 1990'lara çevirmek isteyen bir muhalefetle karşı karşıyayız. 'Eski Türkiye daha iyiydi' diyebilecek kadar kontrolü kaybetmiş durumdalar. Yeni Türkiye'nin karşısına alternatif olarak eski Türkiye'yi koyan bir anlayışla 7 Haziran'da Türkiye seçime gidiyor. Ben milletimin bu seçimlerde bir kez daha irfanıyla, izanıyla, vicdanıyla hareket edeceğine, bu şekilde doğruyu ispat edeceğine kesinlikle inanıyorum. İş dünyamızın da bu konuda inisiyatif alması gerekiyor. Çünkü eski Türkiye özlemcilerinin hedefi olan kaostan ilk ve en fazla etkilenecek olan ticaret camiasıdır, sanayi camiasıdır. "

- "Yarın sıkıntıya düşersek fatura büyük olacaktır"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin her alanda olduğu gibi ekonomide de ölçeklerinin çok büyüdüğüne dikkati çekerek, sözlerine şöyle devam etti:

"Dün bu ülkede kriz çıkarmak için 5 milyar dolarlık bir manipülasyon yetiyordu. Bugün biz bu meblağdan çok daha fazlasını Suriye'den gelen sığınmacılar için harcadık, en küçük bir olumsuzluk da hamdolsun hissetmedik. İş adamlarımızın önlerindeki rakamlar da aynı şekilde onlarca kat büyüdü. Yarın sıkıntıya düşersek hem ülke olarak hem de iş adamları olarak önümüze çıkacak fatura da buna göre büyük olacaktır. Türkiye'nin istikrar ve güven ortamına sahip çıkma konusunda hep birlikte sorumluluk üstlenmek mecburiyetindeyiz. İstanbul Ticaret Odası üyesi her bir arkadaşımın bu gerçeğin bilincinde olduğunu biliyorum. Sizlerden beklentim; istikrar ve güven ortamının devamı konusundaki hassasiyetinizi icraata dönüştürmenizdir."

Erdoğan, törende ödül alanları tebrik ederken, iş adamlarına çalışmalarında başarılar diledi.

- Törenden notlar

Sunuculuğunu oyuncu Engin Altan Düzyatan'ın gerçekleştirdiği ödül töreni, Ankara Devlet Tiyatrosu Opera ve Bale Sanatçısı Selva Erdener'in konseriyle başladı.

İTO'nun tanıtım filminin gösterildiği törende daha sonra ekonomi, kültür-sanat, bilim, sosyal sorumluluk, yatırım, marka ve şehircilik olmak üzere 7 ayrı kategori altında başarı göstermiş kişi, kurum ve kuruluşlara ödülleri verildi.

Ödülleri sahiplerine Cumhurbaşkanı Erdoğan ve İTO Başkanı İbrahim Çağlar tarafından takdim edildi.

Törende, "Erguvan" ödülünü sanata ve kültüre katkılarından dolayı Mercan Dede aldı.

"Cesaret" ödülünün dünyada en fazla ülkeye uçan havayolu şirketi olması nedeniyle Türk Hava Yolları'na (THY) verildiği törende, "Sıradışı" ödülüne ise dünya bilgisayar piyasasında geliştirdiği sıra dışı fikirlerle Cevat Yerli layık görüldü.

Törende, "Proje Ödülü"ne, Türkiye ve İstanbul'a son 13 yılda yaptığı iletişim ve ulaşım projeleriyle katkı sağladığı için Binali Yıldırım'a takdim edildi.

"İstanbul'un Martısı" ödülünü, Kadınlar Voleybol Dünya Şampiyonası'nda dünya şampiyonu olarak Türkiye'yi uluslararası platformda başarıyla temsil ettiği için, Eczacıbaşı Vitra Voleybol Takımı'na verildi. Ödülü takım adına Faruk Eczacıbaşı aldı.

Törende, "Bilim" alanında astro fizik alanında Türkiye'yi uluslararası bilim camiasında başarıyla temsil ettiği için Prof. Dr. Serap Tilav'a sunuldu.

"İnsan ve Doğa" ödülünü ise iş sağlığı ve işçi güvenliğine verdiği önemden dolayı Tosyal Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı layık görüldü.

İTO tarafından verilen "Özel Ödülü" ise, odanın halen faaliyette bulunan en eski üyesi olması dolayısıyla 1917 yılında kurulan dünyanın en esti tıraş bıçağı firması Zaza Group adına Paul Zazadze'ye verildi.

Ödül töreninin ardından, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ödül alan katılımcılar hatıra fotoğrafı çektirdi.

Törende, İTO Başkanı Çağlar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a üzerinde annesi Tenzile ve babası Ahmet Erdoğan'ın isimlerinin hat sanatıyla yazılı olduğu hediye takdim etti.

Törene, Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, AK Parti İstanbul Milletvekili Egemen Bağış'ın da aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katıldı.

(Bitti)

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)