İslam'da çocuk hakları

Çocukların bebeklerle oynamaları, Resulullah (S.A.S.)’dan beri caiz ve meşru addedilmiş, bunlarla oynamakta terbiyevî açıdan bir takım faydalar İcabul edilmiş 'kız çocuklarının ev işlerine ve bebeklerle ilgili işlere küçüklüklerinden itibaren alıştırılmaları için' gerekli de görülmüştür.

27.11.2020 11:57:57

Çocuk hakları, İslâm'da tarih olarak Kur'an ve hadisle başlar. Hatta insanlığın gün-demine "Çocuk Haklan" mefhumunu müstakil bir konu olarak İslâm getirmiştir, diyebiliriz. Çünkü bizzat Resulullah'ın hadislerinde "çocuğun hakkı" diye başlayan bir kısım meseleleri beyan eden açık naslar vardır. Keza, Kuran-ı Kerimde "hak" olarak yorumlanabilecek çocuklarla ilgili birçok ayetler mevcuttur.

Kur'an-ı Kerim, bazı âyetlerde, müşriklerin, kız çocuğu doğduğu zaman yüzlerinin simsiyah kesilecek şekilde üzüldüklerini belirtir (Nahl, 58-60, Zuhruf, 17)
Kurana göre kızı da erkeği de veren Allah'tır. (Şura 49). Erkek kadın için, kadın da erkek için bir libas durumundadır (Bakara 187). Üstelik hangisinin kişiye daha faydalı olacağı bilinemez (Nisa 11), Öyleyse, kız, erkek evlat arasında ne diye ayırım yapılmaktadır? Bu Kur'anî dersin gereği olarak Resulullah aleyhissalatü vesselam, kız erkek ayırımı yapmadan, doğan her çocuğu, Cenabı Hakkın bir lütfü bilerek sürür izhar etmeyi sünnet kılmış, doğumun haftasında akika kurbanı kesmeyi, ayrıca ziyafet vermeyi teşri buyurmuştur.
Birçok ayette çocukların öldürülmesi yasaklanmakta ve bunun sorumluluğu dile getirilmektedir.

Helal rızık hakkı
Rızkın içerisine her çeşit maddî ihtiyaçları girer: Yiyecek, içecek, giyecek, mesken, ilaç,... Bunlara kısaca nafaka da denmektedir. Nafaka, baba üzerine bir vecibedir. Hadis, nafakanın maddeten, manen temiz olması gereğini nazara vermektedir.

Süt emme hakkı
Kuran-ı Kerim, çocukların gelişmesinde mühim bir safha olan süt devresine iki ayrı ayette yer verir ve annelerin yavrularını tam iki yıl emzirmelerini irşad eder (Mealen): "Anneler, çocuklarını, emzirmeyi tamamlatmak isteyen babalar için tam iki yıl emzirirler." (Bakara 233). Anne emzirmek istediği takdirde baba, çocuğu bir başka kadına veremez, emzirmek istemediği takdirde bir süt anne bulması ayetin devamında ifade edilir.

Bakılma hakkı
Annesi tarafından terbiye edilme hakkı, tabiî olarak çocuğun aile içerisinde terbiye edilmesini de ifade eder. Ancak bu durum normal hallerde böyledir. Halbuki, annesi olmayan veya bakma hakkına sahip annesi veya kadın bir yakını bulunmayan yetimler, hiçbir nesebî yakını olamayan buluntu çocuklar vardır. Kuran-ı Kerim, bu durumdaki çocukların da imkan nisbetinde, aile ortamında himaye edilmesini irşad buyurur.

Güzel isim hakkı
Resulullah umumî bir prensip olarak isimlerin güzel olmasını talep etmiştir. Uygun bulmadığı pek çok ismi değiştirmiş, bu meyanda çocukların isminin güzel olması hususunda hassasiyetle durmuştur.

Sünnet olma hakkı
İslâm dini, Hz. İbrahimle başladığı belirtilen sünnet
olma hadisesini teşrî ve tamim etmiş ve bunu bazı müelliflerimiz çocuğun mendup hakları meyanında zikretmiştir.

Velayet hakkı
İslâm'da her çocuğun, "terbiye, nefis ve mal"ından sorumlu bir veliye sahip olma hakkı vardır. Bunlara fıkıh kitalarında "Velâyet'üt-Terbiye", "Velayetü'n-Nefs" ve "Velâyetü'l-Mal" denir. Normal hallerde bunları garantileyecek veli babadır, annesidir. Bunlar da yoksa veraset hakkına göre bir yakınıdır. Cami avlusu veya kırda bulunan çocuk misalinde olduğu üzere, hiçbir yakını bulunmayan çocuğun velisi devlettir*.

Neseb hakkı
Çocuk veraset gibi bir kısım mühim haklarını neseb-le elde edebilir. Bu sebeple onun neseb hakkı vardır ve yeterli delillerle nesebi sü-but bulduktan sonra nefy edilemez.

İlim öğrenme hakkı
Bazı hadislerde ilim öğrenmenin kadın ve erkek her müslümana farz olduğu belirtilmiştir. Farz olan bu ilimlerden ne kastedildiği ihtilâf konusu olmuş ise de, esas itibariyle günümüzde temel eğitim tabiriyle ifade edilen ve bilinmesi gereken her çeşit zaruri bilgiler anlaşılmıştır.

Namaz öğrenme hakkı
Resulullah hadislerinde çocuk temyiz yaşına (5-6 yaşlar) erince namazın em-redilmesini 10 (veya 13) yaşında mecbur edilmesini emreder.

Oyun hakkı
İslâm Dini, çocuğun fıtrî olan oyun ve oyuncak ihtiyacını gözardı etmemiştir.
Söz gelimi, heykel bütün çeşitleriyle haram edildiği halde, çocukların bebeklerle oynamaları, Resulullah (S.A.S.)'dan beri caiz ve meşru addedilmiş, bunlarla oynamakta terbiyevî açıdan bir takım faydalar İcabul edilmiş "kız çocuklarının ev işlerine ve bebeklerle ilgili işlere küçüklüklerinden itibaren alıştırılmaları için" gerekli de görülmüştür.

Kaynak: dergidiyanet.gov.tr

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)