SON HABERLER
Sol Ok
Sağ Ok
ANASAYFAGÜNDEMPOLİTİKADÜNYAGÜNCELEKONOMİYAŞAMGEZİSPORBİSİKLETÇEVİRİSAĞLIKKÜLTÜRFOTOVİDEO
İlker Başbuğ'dan başörtüsü çıkışı

İlker Başbuğ'dan başörtüsü çıkışı

Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ '18 yaşını dolduran kızlarımızın üniversitede türban takmaması konusunda karşı çıkılması en büyük yanlıştı' dedi.

İlker Başbuğ'dan başörtüsü çıkışı
29.1.2020 16:33:23

Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, 26 Haziran 2009'da Türk Ceza Kanunu'nda bazı değişiklikler öngören değişikliği gündeme getirdi.

Haber Global'de Erdoğan Aktaş'ın sorularını yanıtlayan Başbuğ, 2009'da 25 Haziran'ı 26'sına bağlayan gece TBMM'ye getirilen teklifin Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile ilgili olmasına rağmen kendilerine bilgi verilmediğini söyledi.

O dönem Genelkurmay Başkanlığı'nı yürüten Başbuğ, teklifi ancak sabah gerçekleştirdikleri toplantıda öğrenebildiklerini söylerken şunları ifade etti:

"Bahsedilen yasa teklifi askeri şahıslar askeri mahalde işlediği suçlarda dahil özel yetkili mahkemelerde yargılanacak. Bu bir kere anayasaya aykırı. Bu tamamen ne için? Dursun Çiçek için. Bu olay medyadaki algı "AK Parti ile cemaati bitirme planı" olarak yapıldı. Sivil şahıslar her durumda askeri yerlerde yargılanmaz, özel yetkili mahkemelerde yargılanır."

Kayseri'de biz bir olayla karşılaşmıştık. Hava İkmal Bölge Komutanlığı'nda astsubay yakaladık” diyen Başbuğ şöyle devam etti:

"Flaş bellek ayarlıyorlar. Burada sivillerden yardım alıyorlar. 14 Nisan 2009'da "FETÖ ile mücadele edeceğim" dedim. Bu kanun teklifini kim hazırladı? Tamamen FETÖ ile ilgili. Bu araştırılsın."

BAŞÖRTÜSÜ ELEŞTİRİSİ

Geçmişte hatalar oldu” diyen Başbuğ ayrıca türban eleştirisi yaptı:

"12 Eylül 1980 askeri müdahale olayı sonrası ortaya çıkan bir "türban" meselesi oldu. Yapılan hata 18 yaşını dolduran kızlarımızın üniversitede türban takmaması konusunda karşı çıkılması en büyük yanlıştı. Dönemin başbakanın eşi GATA'ya alınmaması mezuniyet törenlerine alınmaması yanlıştı. Bu olaylar ne kadar yanlışsa şuan ilkokul çocuklarının türban takması da o kadar yanlış. Bu yanlışa kimse ses çıkarmıyor."

26 HAZİRAN GECESİ

Haziran'ın 25'ini 26'sına bağlayan gece saat 00.59'da başlayan TBMM'nin 110. Bileşiminin dokuzuncu oturumu 13 dakika sürmüştü. Oturumda Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun teklifi görüşüldü.

Görüşme sırasında Türkiye'de askerlerin TCK'nın 250. maddesine giren suçları işlemesi durumunda sivil savcılıklar tarafından kovuşturulmaları ve sivil mahkemelerce yargılanmaları ilkesini getiren değişiklik onaylandı.

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 3. maddesine eklenen fıkrada, “Barış zamanında, asker olmayan kişilerin Askeri Ceza Kanununda veya diğer kanunlarda yer alan askerî mahkemelerin yargı yetkisine tabi bir suçu tek başına veya asker kişilerle iştirâk halinde işlemesi durumunda asker olmayan kişilerin soruşturmaları Cumhuriyet savcıları, kovuşturmaları adlî yargı mahkemeleri tarafından” yapılacağı belirtildi. Bu değişiklikle sivillerin askerî suç işlemeleri durumunda bile askerî mahkemede yargılanmalarına son veriliyordu.

KOZMİK ODA

O dönem Akşam gazetesinde bulunan Sözcü yazarı Çiğdem Toker, 30 Aralık 2009'da kanun teklifiyle ilgili olarak şunları yazmıştı:

"AKP milletvekilleri Bekir Bozdağ ile Mustafa Elitaş tasarıda olmayan bir düzenleme için 'yeni madde ihdası' önergesi veriyor. Madde eski. Ne var ki, ülkeyi ayağa kaldıracak sistem değişikliği doğurması için, tek bir sözcük değişikliği yeterli. Vekiller, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 250. maddesindeki 'hali dahil' ifadesinin 'halinde'ye dönüşmesini talep ediyor. Oylama yapılıyor, eller kalkıyor. Altı ay sonra gündemi altüst edecek 'kozmik oda' aramasının hukuki zemini güçlendiriliyor. Evet; Seferberlik Bölge Başkanlığı araması, CMK'nın 'devlet sırrı'nı düzenleyen 125. maddesine göre gerçekleşiyor. Ama bu; aramanın, tek kelimeyle değiştirilen maddeden de hukuki dayanak aldığı gerçeğini değiştirmiyor. Çünkü maddenin yeni hali, suçun askeri mahalde işlenmesi durumundaki yetkiyi, askeri mahkemeden alıp sivil mahkemeye veriyor.

Fikrini sorduğumuz kıdemli hukukçular, sivil hakim ve savcıların; bir askeri mahal olan 'kozmik oda'da bu değişiklik sayesinde arama yapabildiği görüşünde: 'Tek başına CMK madde 125, sivil hakim ve savcıların kozmik odaya bu kadar rahat girmesini sağlasaydı, bugüne kadar neden hiç girilmedi? Eğer kozmik oda araması, madde 250 değişikliği yapılmadan gerçekleşseydi, (askeri mahaldi, değildi, askeri suçtu) tartışma ve tereddütleri bitmezdi. Madde 250, bu tereddütleri ortadan kaldırdı' diyorlar."

27 Haziran 2009 tarihinde Askeri Yargıtay Onursal Üyesi emekli Hava Hakim Albay Avukat Fahir Kayacan şu yorumu yapmıştı:

"Yürürlükteki düzenlemeye göre, suç askeri mahalde işlenmişse veya askerlik göreviyle ilintili işlenmişse, askeri suç olmasa dahi mercii askeri mahkemelerdir. Bu düzenleme bu durumu ortadan kaldırıyor. Suç askeri mahalde işlenmiş veya askerlik göreviyle ilintili olarak işlenmiş olsa dahi yargılama sivil mahkemelerde yapılacak."

GÜNÜN ÖZETİ

    YORUM YAZ

YORUMLAR

Ali Haydar / 31.1.2020 18:43:43
Bu söz şimdinin sözü olmamalıydı. Yerinde ve zamanında olsaydı işe yarardı.
/ 31.1.2020 00:49:49
Nekadar köhnemiş bir anlayış hala daha türban okullarda olmasın diyor yav millet tank tüfek etkili teknolojik silahları nasıl daha geliştirebiliriz dusuncesinde bizim kiler daha türban doğruydu yanlıştı düşüncesinde
Foto Galeriler Videolar Yazarlar Günün Özeti
TİMETÜRK SON HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
TİMETÜRK AJANS HABERLERİ
SON YORUMLANANLAR