SON HABERLER
Sol Ok
Sağ Ok
ANASAYFAKORONAGÜNDEMPOLİTİKADÜNYAGÜNCELEKONOMİYAŞAMGEZİSPORBİSİKLETÇEVİRİSAĞLIKFOTOVİDEO
'İçimdeki karanlık düşüncelerden yazarak kurtuluyorum'

'İçimdeki karanlık düşüncelerden yazarak kurtuluyorum'

ATO Congresium’da düzenlenen 14. Ankara Kitap Fuarı'nın Uluslararası Onur Yazarı Jean Christophe Grange, Timeturk’e konuştu.

'İçimdeki karanlık düşüncelerden yazarak kurtuluyorum'
3.3.2020 14:50:51

Röportaj: Ahmet CAN

ATO Congresium'da düzenlenen 14. Ankara Kitap Fuarı'nın Uluslararası Onur Yazarı Jean Christophe Grange ile alışılmışın dışında bir röportaj gerçekleştirdik. 
Her geçen gün daha geniş kitlelere ulaşan Grange, romanlarındaki cinayetleri nasıl kurguluyor? Babasının yaşadığı psikolojik sorunlar karakterleri üzerinde etkili mi? Yazdığı cinayetlerin insanlar tarafından örnek alınmasından korkmuyor mu? Türkiye'ye ilk ne zaman geldi? Türkiye'deki ülkücüler tarafından neden eleştirildi? 
İşte Ankara'da bulunduğu iki gün boyunca başkentlilerin yoğun ilgisi ile karşılaşan, kitapları dünyada milyonlarca kişi tarafından okunan Fransız yazar ile gerçekleştirdiğimiz ve sorulmayanları sorduğumuz söyleşimiz...  

"İÇİMDEKİ KARANLIK DÜŞÜNCELERDEN YAZARAK KURTULUYORUM"

- Her romanınızda farklı yöntemlerle işlenen cinayet konuları var. Bu cinayetleri nasıl kurguluyorsunuz?

Aslında çoğu zaman şöyle bir yanlış anlaşılma oluyor. Cinayet konusunu yazan yazarların kendi içlerinde bu duyguyu barındırdıkları düşünülür. Ama durum aslında bundan çok farklı. Biz genellikle korktuğumuz ögeleri kitaplarımıza yansıtmaya çalışıyoruz. Kitaplara bu ögeleri yansıtarak da bir şekilde korkularımıza cevap veriyoruz. Tabii ki sorunu ortadan kaldırmıyoruz. Ama kendi içimizde bulunan bu korkuyu bir şekilde dışa çıkarmış oluyoruz. En baştan itibaren ben de bu temalar üzerine yazmaya çalıştım. Kendi içimdeki bu karanlık düşünceleri romanlarıma yansıtarak dışarıya akıtmaya karar verdim. Ancak bu şekilde zihnimin derinliklerindeki karanlık fikirlerden kurtuluyorum. Bir yandan kendi karanlık taraflarımdan kurtulurken diğer yandan da ortaya bir sanat eseri çıkarıyorum.

WhatsApp Image 2020-03-03 at 14.11.11

- Peki okurlarınız bu konuların işlendiği romanları neden bu kadar zevkle takip ediyor?

Benim yaptığım çalışmaların amacı da bu aslında. Okurlarımın kitabı tek nefeste okumasını sağlamak istiyorum. Yani onları bir yerden yakalayarak asla bırakmamayı amaçlıyorum.

Birilerinin kitaplarınızı okuyup sizin roman karakterlerinize bürünerek cinayet işlemesi söz konusu değil mi?

Eğer buradan bakarsanız her şey bir silaha dönüşebilir. Kullandığınız bıçak, kalem, ip...

Ama siz bunları nasıl kullanacağımıza dair yol gösteriyorsunuz.

Birçok korku ve cinayet filmi var. Bu konuda birçok insan yazıyor. Tıpkı benim tarzımda. Bu edebiyatta bir tarzdır ve hep var olacaktır. Polisiye roman başka türlü nasıl olacak ki?

John Lennon'u öldüren adamın elinde J. D. Salinger'in  ‘Çavdar Tarlasında Çocuklar' adlı kitabı vardı.

Psikolojik sorunları olan bir adamdı Lennon'u öldüren adam. Yoksa söz ettiğiniz kitapta ‘cinayet işleyin' diye bir telkin yok ki…

Salinger, uyumsuz bir delikanlının hikayesini anlatıyor ve bu da dolaylı olarak… 

Zorlarsanız her neticeye kendi bakış açınıza uygun bir sebep bulursunuz. Üzgünüm ama şu an bunu yapıyorsunuz. Olaylar bazen o olayın içindeki kişilerin bile bilmediği bir gizemi barındırabilir.

Kitaplarınızda mutlak kötüyü arayış çabanızı görüyorum.

Hayır. Sadece bu değil. İyi olan, gerçekte içindeki tüm kötülükleri bastırarak mı, yani zorunlu olarak iyiye yönlenen kişi mi? Bu durumda bu kişiye ne kadar iyi diyebiliriz? Aynı şekilde kötülüğü de yorumluyorum. İnanın bunlar birbirine o kadar geçmiştir ki, normal akılla bir eyleme tam olarak ‘Evet bu iyidir ya da kötüdür' demeniz sizi yanıltacaktır.

WhatsApp Image 2020-03-03 at 14.23.04 (1)

Romanlarınızda insanların bilinçaltını deşmeye çalışıyorsunuz. Bence siz ‘bilinçaltı deşifre tetikleyicisi'siniz. Sizce bu tesbitim doğru mu?

Abartıyorsunuz. Bilinçaltının cinayetlerdeki etkisini kriminalistikçi birçok uzman da bilir. Ben aynı zamanda meraklı bir okuyucuyum. Bu durum da romanlarımı yazarken bir etmen.

Geçmişteki bir röportajınızda babanızın psikolojik sorunları olduğunu söylemiştiniz. Bu da yazdığınız konularda etkili mi?

Gençlik yıllarımda babamın yaşadığı psikolojik sorunların, ilerleyen yıllarda yazdığım karakterleri etkilediğini söyleyebilirim. Babam üzerindeki izlenimlerim tabii ki sorunlu karakterleri teşhis ederken etkili oldu. 

"KARANLIK FİKİRLERİM, KENDİ KENDİME KALDIĞIMDA ORTAYA ÇIKIYOR"

Peki kurgularınızdaki cinayet fikirlerini nasıl geliştiriyorsunuz? Birileri ile iletişime geçtiğinizde ‘Bunu nasıl öldürebilirim? Cinayeti nasıl tasarlarım?' gibi mesleki bir deformasyonunuz var mı?

Aslında son derece sakin bir adamım. Kendi kendime kaldığım zamanlarda çok düşünüyorum. En çok motosiklet sürerken ve duş alırken kendi kendime kalıyorum. Bu tür kurguları da o arada yapıyorum. Yalnız kaldığımda zihnim açılıyor ve karanlık fikirlerim ortaya çıkıyor.

WhatsApp Image 2020-03-03 at 14.23.04

Türk halkının size olan ilgisi her geçen gün daha da artıyor. Bu durum sizin için ne anlam ifade ediyor? Türkiye'ye ilk olarak ne zaman geldiniz?

Pek çok ülkede geçerli olduğu gibi Türkiye'ye de gazeteciliğimin ilk yıllarında geldim. Burada çingenelerle ilgili çalışmalar yaptım. O röportaj çalışması için Türkiye'de uzun süre kaldım. Yani ‘Kurtlar İmparatorluğu' kitabımı yazmadan çok daha öncesinde Türk insanıyla iletişim kurmuştum. Kitaplarım çıkmaya başladığında Türkiye'de çok ilgi gördüğünü öğrendim ve çok şaşırdım. Yirmi yıldır kitap yazıyorum ve her yeni kitabım Türkiye'de bir öncekinden daha fazla satılmıştır. Ben bunu Türk okurunun çok zeki olduğuna ve yazdıklarımı anladığına yoruyorum.‘

Kurtlar İmparatorluğu' kitabınız Türkiye'de bazı çevrelerin eleştirisine sebep oldu. O dönemde Le Figaro'ya verdiğiniz röportajda ‘Kurtlar İmparatorluğu kitabınızda neden ülkücüleri kaleme aldınız?' sorusuna ‘İdeolojisi olan başka mafya var mı?' diyerek cevap verdiniz. Sizin için bir mafyada olması gereken şartlar nelerdir?

Ben bir mafyanın illa ki ideolojik olması gerektiğini söylemedim. Ama Türkiye'deki ülkücülerin ideolojik bir mafya gibi tanımlanabileceğini ifade ettim. Kriteri doğru noktada belirlerseniz oyunda kimin suçlu olduğunu değil, sonucun ne olduğunu önemsersiniz.

WhatsApp Image 2020-03-03 at 14.23.03

WhatsApp Image 2020-03-03 at 14.23.04 (2)

GÜNÜN ÖZETİ

        YORUM YAZ
    Foto Galeriler Videolar Yazarlar Günün Özeti
    TİMETÜRK SON HABERLER
    ÇOK OKUNANLAR
    TİMETÜRK AJANS HABERLERİ
    SON YORUMLANANLAR