DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

Hakan Albayrak'tan Bakan Kaya'ya 'Anıtkabir' eleştirisi

Hakan Albayrak, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın Anıtkabir'e çelenk bırakmasını eleştirdi...

5 Yıl Önce
2016-12-08 05:58:59

Karar Gazetesi yazarı Hakan Albayrak, bugünkü "Nereden Nereye" başlıklı yazısında AK Parti'li kadınların ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın Anıtkabir'e çelenk bırakmasını eleştiriken, Refah Partisi döneminden de bir olayı hatırlattı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, bunlarla yetinmeyip, “Anıtkabir Özel Defteri”nde Mustafa Kemal'e hitaben bir mektup da yazdı, ifadelerini kullanan Albayrak: "Mustafa Kemal'in bu mektuba cevap yazması beklenmiyor. Mektubu okuması da beklenmiyor. Ölüler mektup okuyamazlar ve yazamazlar. Aksine inanmaya ne din el verir ne de modern bilim. Öyleyse nedir bu Bilmiyorum." dedi.

İşte Hakan Albayrak'ın yazısı:

AK Partili bir grup hanımefendi, Türkiye'de kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilişinin yıldönümünde, ilâhî vahye “gökten indiği sanılan kitapların doğmaları” diyen ve ilhamlarını “gökten veya gaipten değil”, doğrudan doğruya hayattan” almakla övünen Mustafa Kemal'in, eski Yunan tapınaklarını andıran ve “Atatürkçü” kesimlerce kutsal addedilen “Anıtkabir”ini ziyaret ettiler.

Heyet, “Anıtkabir”de, mozoleye çelenk bırakmak ve ölü için saygı duruşunda bulunmak gibi Batılılara ait ritüelleri itina ile yerine getirdi.

Yerlilik ve millilik yolunda tam yol ileri!

***

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, bunlarla yetinmeyip, “Anıtkabir Özel Defteri”nde Mustafa Kemal'e hitaben bir mektup da yazdı.

Şöyle:

“Kadınların seçme ve seçilme hakkını elde etmesi, milletimiz adına demokratikleşme yolunda atılmış en önemli adımlardan biridir. Bugün kadınlar elde ettikleri demokratik haklar neticesinde siyasi, ekonomik ve kültürel hayatın içinde başarılı çalışmalara imza atmaktadır. Toplumsal kalkınmanın, tarih, kültür ve medeniyetimizin öznesi olan kadınlar, 15 Temmuz'da vatanımızı ve bayrağımızı savunmak için verilen mücadelenin en ön saflarında yer alarak, milli iradenin ve özgürlüğümüzün teminatı olmuşlardır. Bu bilinçle genç Türkiye Cumhuriyeti'ni, ilim ve irfanla, işaret ettiğiniz çağdaş medeniyetler seviyesine yükseltmeye devam edeceğiz. Aile ve toplumun temeli olan kadın evde, iş yerinde, siyasette, ekonomide karar alma mekanizmalarında etkin rol üstlenmeyi sürdürecektir. Ülkemizde son yıllarda uygulanan politikalarla, kadının sosyal statüsünün yükseltilmesine yönelik güçlü adımlar atılmıştır. Siyasi ve hukuki alanda atılan bu adımlar kuşkusuz kadınlarımızı cesaretlendirmiş, müreffeh Türkiye'nin inşasında biz kadınlara güç vermiştir. Tüm çabamız kadına karşı her türlü ayrımcılıkla mücadele etmek, kadın erkek fırsat eşitliğini sağlamak, toplumda adalet duygusunu güçlendirmektir. Bizler bu amaçla demokrasiye ve kadın haklarına sahip çıkmaya devam edeceğiz. Zatıalinize, aziz milletim ve tüm kadınlar adına şükranlarımı sunuyorum. Ruhunuz şad olsun.”

Mustafa Kemal'in bu mektuba cevap yazması beklenmiyor.

Mektubu okuması da beklenmiyor.

Ölüler mektup okuyamazlar ve yazamazlar.

Aksine inanmaya ne din el verir ne de modern bilim.

Öyleyse nedir bu?

Bilmiyorum.

***

1991'de, milletvekili seçilen Refah Partililerin Mustafa Kemal'e bağlılık yemini edip etmeyeceklerini konuşuyorduk.

Meclis'te o yemin metnini okumak fıkıhla tevil edilebilir mi edilemez mi diye tartışıyorduk.

Birçok Refah Partili milletvekili, kürsüde yemin metnini okumadan evvel bir müddet gözlerini kapayıp sessizce dua etti ve mağfiret diledi.

İbrahim Halil Çelik, ilgili anayasa maddesinin numarasını zikredip -alıntı yapar gibi- okudu yemin metnini.

“Kemalist” yahut “Atatürkçü” ritüelleri gönüllü olarak yerine getirmek, hiçbirinin/hiçbirimizin aklının ucundan bile geçmezdi o günlerde.

Az zamanda çok mesafe kat ettik, vesselam!

 

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)

haci

Atatürk put deyildir o turkiyenin lideridir

ahyed

Çok büyük fitneler göreceksin orada din cömertçe satılır.

ali y.

Dini hassasiyetleri olduğunu söyleyenlerin artık sadece söylemleri kalmıştır.Vakti saatinde bayramları içimiz kan ağlayarak kutluyoruz, mecburiyetten katılıyoruz zihniyetlerinin yerini bir anma töreni olsada m.kemal nasıl anılırmış bir gösterelim uslubu kemalitsleri bile şaşırtıyor , kıskandırıyor!

Müminler Kardeştir.

Demek insanları dünya iktidarı için putlara tapmaya iten neler varmış. Allah sizi özgür yaratmışken kendinizi bir puta bağlamaniz ne kötü. Allah müminleri bu tür tavırlarından korusun. En iyi hesap tutan Rabbimizdir...

Maşuk ERGENÇ

İnandığınız gibi yaşamazssanız yaşadığınız gibi iman edersiniz fazla söze gerek yok inanaların gazını almışlar gaz kalmayınca dua etmeye ve mağfiret dilemeye gerek yok AB ortaklık anlaşmaları ABD stratejik ortaklığı yetmedi shengay sizde AKP yi şişirmeye devam eden herkesin bir hesabı varsa..........var.

memdo

Bu ne riyakarlık...bu ne ikiyüzlülük ya..Yemin metnindeki 'türk' kelimesini okumadı diye vekilliğini düşüren ya da onu cumhurbaşkanlığı katına kabul etmeyip 'git önce doğru -düzgün o yemini et' diyem kimdi hangi zihniyetin temsilcileriydi...Kendi çekincelerini olanların başkalarının çekincelerini görmemeleri nasıl bir ikiyüzlülük ve ilkesizlik...?!

Görüş Bildir Bizimle Paylaş