Gülen’in avukatından 'FTÖ' ihtarı

Fethullah Gülen'in avukatları, bazı medya kuruluşlarına 'FTÖ'nün kullanımı nedeniyle ihtar gönderdi...

28.05.2015 05:00:27

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında Milli Güvenlik Kurulu toplantısında 'kırmızı kitapçık'la birlikte ele alınan maddelerle 'cemaat'e yönelik 'paralel yapı' ve 'FTÖ' ile mücadele edileceği yer almış ve bunlara karşı tedbirler alınacağı açıklanmaştı. Basılı ve görsel birçok medya kuruluşunda da bu kavramlar kullanılmıştı. Gülen'in avukatlarından Nurullah Albayrak, 'FTÖ' kavramı nedeniyle bazı medya kurumlarına ihtar gönderdiklerini açıkladı.

Zaman Gazetesi'nin haberine göre; Avukat Nurullah Albayrak'ın imzasını taşıyan ihtarda, henüz ortada bir yargı kararı dahi olmadığı belirtilerek, bu iftiraların masumiyet karinesinin ihlali anlamına geldiği, Anayasa'ya ve evrensel hukuka da aykırı olduğu vurgulandı. “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı” ilkesinin Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) güvencesi altında olduğu hatırlatılırken, bu düzenlemelere aykırı açıklamalara AİHM tarafından müeyyide uygulandığı kaydedildi. AİHM'nin masumiyet karinesinin ihlal edilmesini ‘bilgi verme özgürlüğü' kapsamında değerlendirmediğine dikkat çekilerek, örgüt iftirasından derhal vazgeçilmesi istendi. Medya organlarına gönderilen ihtar özetle şöyle:

HUKUKA AYKIRI YAYIN YAPILIYOR

Medyada yer alan bazı haberlerde ‘Fetullah Gülen Örgütü, FETÖ, Fetullahçı Terör Örgütü' ifadesi kullanılmak suretiyle en temel hukuk ilkesi olan ve Anayasa ve AİHS'de yer alan düzenleme ile güvence altına alınan ‘Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimsenin suçlu sayılamayacağı' ve ‘Ceza sorumluluğunun şahsiliği' ilkesi hiçe sayılarak hukuka aykırı yayın yapılmaktadır. İlke gereğince suçsuzluk karinesi bütün resmi makamların aynı zamanda “görsel ve yazılı basının” göz önünde bulundurması gereken bir kuraldır. Masumiyet karinesine göre, adalet önündeki bir kişi hakkında yargı kararı, tahkikat ve dava sonuçlandırılıp bütün itiraz ve temyiz mercilerinden geçip kesinleşmedikçe o kişinin masum olduğunu kabul etmek gerekir. Yargılama devam ederken resmi makamlar veya görsel ve yazılı basın tarafından sanığın suçlu olduğuna ilişkin açıklama yapılması da suçsuzluk karinesinin ihlalidir. Henüz ortada bir karar olmamasına rağmen örgüt suçlamasında bulunulması masumiyet karinesinin ihlali anlamında olduğu için hukuken kabul edilemez.

YAYIN ORGANLARI, MAHKEMENİN YERİNE GEÇTİ

Örgüt iddiasına dayanak yapılan Emniyet raporunda bile açıkça, bir yapı ya da grup hakkında örgüt değerlendirmesi yapma yetkisinin bağımsız mahkemeler tarafından yapılacak yargılama sonucunda mümkün olacağı belirtilmiştir. Kesinleşmiş yargı kararı olmadan bir kimsenin suçlanması hukuken doğru olmamasına rağmen yayın organlarınızda mahkemelerin yerine geçilerek örgüt suçlamasında bulunulması en temel hukuk ilkelerini yok sayan bir anlayıştır.

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ, MASUMİYET KARİNESİNİ İHLAL EDEMEZ

AİHM, ‘Allenet de Ribemont' kararında masumiyet karinesine riayet edilmesi yükümlülüğünün sadece yargılamayı yapan makamlar için değil, diğer kişi ve kurumlar açısından da (medya vb.) getirilmiş olduğu önemle vurgulanmaktadır. Mahkeme bu kararında, AİHS'nin 6. madde ile 10. maddesi arasındaki dengeyi açıklamıştır. Buna göre, ifade özgürlüğü hem “bilgi edinme” hem de “bilgi verme özgürlüğünü” ihtiva etmektedir. Yetkililerin yürütülmekte olan bir ceza soruşturması hakkında basın yoluyla kamuoyunu bilgilendirmesini engelleyemez. Ancak madde, kamuoyu bilgilendirilirken masumiyet karinesinin ihlal edilmemesi için gerekli bütün dikkat ve özenin gösterilmesini şart koşmaktadır. Olayda da, kamuoyuna yapılan açıklama, sanığın suçlu ilan edilmesi anlamına geldiğinden, artık madde 10 kapsamında değerlendirilemeyecektir. Bunun hem kamuoyunu sanığın suçlu olduğuna inanmaya teşvik ettiği, hem de yetkili yargı merciinin olayları değerlendirmesinde önyargı yarattığı gerekçesiyle, mahkeme, ‘Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır.' maddesinin ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

MEDYANIN SORUMSUZ YAYIN YAPMA HAKKI YOK

Yine HSYK Genel Kurulu'nca tüm teşkilata gönderilen 18.11.2011 tarihli genelgede, yargı mensuplarının kişilerin masumiyeti ve yargı kararı olmaksızın suçlu gösterilmemesi konusunda mevzuat hükümlerine son derece hassas ve dikkatli bir biçimde riayet edilmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Bu düzenlemelere aykırı açıklamalara AİHM tarafından müeyyide uygulandığı belirtilmiştir. Bu perspektiflere göre; basın özgürlüğü, medya organlarına sınırsız ve sorumsuz yayın yapma hakkı vermediğinden, yayınlarınızda kullanılan ‘Fetullah Gülen Örgütü, Fetullahçı Terör Örgütü' ifadelerinin kullanılmasından derhal vazgeçilmesini aksi takdirde söz konusu yayınlarla ilgili her türlü yasal işlemlerin yapılacağını bildiririm.”

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)

harun

nevzat kardeşim saflık derecesinde iyi niyetlisiniz ortada kürt seçmeni filan kalmadı pkk-öcalan erdoğana kazık attı kürtlerde pkk baskısına boyun eğdi vatandaşını baskıdan koruyamayan devllet kuzuyu kurda kaptırdı..haa bende Müslüman bir kürdümm belirtmiş olayım dışardan gazel okuyor değilim..

sadık

Paralele medya hırsız firavun zalim derken masumiyet karinesini unutuyor,kendine gelince mi hatırlıyor.Ya da kendini insan yerine koyup diğerlerini siyonistler gibi hayvan yerine mi koyuyor.

Mehmet ÖZBEY

Özgür basın susturulamaz.

Mehmet Şahin

Aynen FTÖ ler.

M

Bugün Türkiye (cumhurbaskanim, basbakanim, diyanet isleri baskanim vs) ile ugrasanlara bakin : FTÖcülerin hepsi, vatikan, hdp, israil, mhp, chp, ve akparti haricinde diger tüm partiler. iyiki böyle birlitke hareket ediyorsunuz! bizim kafamiz çok karisik olacakti yoksa. sagol fetullah, aklin yetmedi bunlara. sagol papa. sagol demirtas. ve digerleri, hepiniz için Allah'a sükrediyorum, bizi açik ara önde tuttugu için! Allah samimilerin hepsine yardimci olsun!