Faslı akademisyene göre Trump, Arap ülkelerini İsrail'le normalleşmeye zorlayarak başarısızlığını örtüyor

George Mason Üniversitesi Öğretim Üyesi Muhammed eş-Şerkavi:- 'Trump, ne zaman kendisini zor durumda bulsa İran'a, ondan önce Kuzey Kore'ye karşı savaşı veya Çin'e karşı ticari savaşı gündeme taşıyordu. Şimdi de Arap-İsrail barışıyla yine aynı kriz yönetimi stratejisini izliyor'

24.09.2020 13:32:41
Uluslararası çatışmaların analizi konusunda uzman Faslı akademisyen Muhammed eş-Şerkavi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Arap ülkelerini İsrail'le normalleşmeye zorlayarak iç politikadaki başarısızlığının üstünü örtmeye çalıştığını söyledi.

ABD'deki George Mason Üniversitesi Öğretim Üyesi Şerkavi, İsrail ile bazı Arap ülkeleri arasındaki normalleşme anlaşmaları ve bu konuda Trump yönetiminin oynadığı rolü ve amaçlarını AA muhabirine değerlendirdi.

Şerkavi, "ABD'de başkanlık seçimleri yaklaşırken Beyaz Saray'ın Amerikan kamuoyu önünde Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn'in İsrail ile normalleşme anlaşmasına ev sahipliği yapmasının arkasında dört konu bulunuyor." dedi.

- İlk amaç Yahudi lobisinin desteğini almak

Öncelikle ABD'deki Yahudi lobisine işaret eden Şerkavi, "İlk konu, Trump yönetiminin, Yahudi lobisinin ve İsrail'i destekleyen Evanjelist grupların arzusuna göre Arap-İsrail çatışması meselesini daha önceki hükümetlerden daha iyi ilerletebileceğini göstermesidir." ifadelerini kullandı.

Faslı akademisyen, bu konudaki görüşünü şöyle detaylandırdı:

"Trump, birden fazla Arap ülkesini İsrail ile normalleşmeye zorlayarak, seçim tabanının omurgasını oluşturan bu gruplara verdiği tüm seçim vaatlerini yerine getiriyor ve İsrail lobisine ve Evanjelist gruplara 2016 seçimlerinde olduğu gibi bu yıl da güvenecek."

Şerkavi, Trump'ın 1948'de yaşanan Nekbe'den beri ABD dış politikasındaki bütün Arap tabularını yıkan ABD Başkanı olacağını söyledi.

- Körfez ülkelerine gözdağı ve normalleşmeye teşvik

İkinci olarak, Trump'ın siyaseti ile baş danışmanı Jared Kushner ve Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun diplomasisinin, normalleşmeye aday Arap ülkelerine yönelik gözdağı ve teşvike dayandığını söyleyen Şerkavi, "Trump, Arap Körfez ülkelerine İran tehdidiyle gözdağı veriyor." dedi.

Trump'ın Arap ve Körfez ülkelerini, ABD'nin korumasından çıkarmakla tehdit ettiğini belirten Şerkavi, "2016 ve 2017'da Trump birçok kez, Suudi Arabistan'ın üzerinden askeri korumayı kaldırması halinde bu ülkenin iki haftadan fazla varlığını sürdüremeyeceğini söylemişti." diye konuştu.

"Beyaz Saray'ın İran tehdidini bir araç olarak kullanması Körfez ülkelerini, Beyaz Saray'ın beklediğinden daha fazla etkilemiş gibi görünüyor." diyen Şerkavi, petrol fiyatlarında düşüş korkusu yaşayan Arap ülkelerinin Trump'ın teşvikiyle İsrail ile normalleşmenin ekonomik getirilerini müjde olarak algıladığını söyledi.

Şerkavi, Beyaz Saray'ın Filistin meselesini sözde Yüzyılın Anlaşması'na ve ekonomik bir forum olan Manama toplantısına dayanan ekonomik refah vaatleri içerisinde eritmeye çalıştığını ifade etti.

- İç politikadaki başarısızlıklar ve Obama ile rekabet

Uluslararası ilişkiler uzmanı Muhammed eş-Şerkavi, üçüncü konuyu Trump'ın iç siyasette ve yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadeledeki başarısızlıklarının üzerinde bulunan odağı dağıtmaya çalışmasına bağladı.

Şerkavi, "Trump, ne zaman kendisini zor bir durumda bulsa, İran'a, ondan önce Kuzey Kore'ye karşı savaşı veya Çin'e karşı ticari savaşı gündeme taşıyordu. Şimdi de Arap-İsrail barışıyla yine aynı kriz yönetimi stratejisini izliyor." dedi.

Faslı akademisyen son ve dördüncü konu olarak ise Trump'ın kişisel siyasi rekabetini gösterdi. Şerkavi, Trump'ın selefi Barak Obama'nın başkanlığının ilk yılında aldığı Nobel Barış Ödülü'ne bir şekilde aday gösterilmek istediği ve bunun için de normalleşme adımlarını attığı değerlendirmesinde bulundu.


YORUMLAR (0)