SON HABERLER
Sol Ok
Sağ Ok
ANASAYFAGÜNDEMPOLİTİKADÜNYAGÜNCELEKONOMİYAŞAMSPORÇEVİRİSAĞLIKKÜLTÜREMLAKEĞİTİMFOTOVİDEO

Hilmi Çetin

Fahreddin Paşa meselesi ve BAE’nin kirli oyunları


21.12.2017

Geçtiğimiz hafta içinde monarşist eğilimleri ile bildiğimiz bir akademisyenimiz, Medine müdâfii Fahreddin Paşa ile ilgili sosyal medyada bazı paylaşımlarda bulunmuştu.Bu paylaşımlarında genel îtibâriyle; Fahreddin Paşa'nın milletimizin kâhir ekseriyetinin kabul ettiği bir nam ile çöl kaplanı veya bir kahraman olmadığını ve Medine'den gönderdiği hazine ve kutsal emanetlerin bir kısmının Şam'da İttihatçılar(Cemal Paşa) tarafından yağmalandığını iddia etti.Eğer iddia ettiği gibi, Şam'da yağmalama gibi bir hâdise vukū bulduysa, bunda Paşa'nın suçu nedir o da ayrı bir soru işareti tabii ki.Makul olmayan bir yaklaşım.

İlâveten; Fahreddin Paşa'nın İttihatçılara olan bağlılığından dem vurarak, Paşa'nın fevkâlbeşer bir gayretle gerçekleştirdiği müdâfaasına da gölge düşürmeye çalışan îmâlarda bulundu bu akademisyenimiz.

Şunu düşünmek ve sual etmek mecburiyetindeyiz: Fahreddin Paşa'nın Medine'yi aylarca savunmak için ne gibi bir sebebi vardı?

Ordu zaten müşkil bir vaziyetteydi.Mütâreke imzalanmasına rağmen yaklaşık 3 ay daha müdâfaaya devam etti Fahreddin Paşa.İstese mütârekeden çok önce, şartların çetinliğini ve müdâfaa imkânının kalmadığını ileri sürerekbir şekilde ricat edip şehri terk edebilir ve İngilizler'in eline esir düşmeyebilirdi ki diğer bâzı cephelerde bunların misallerini gördük.

Dünyânın her yerinde olduğu gibi Türkiye'de de monarşist bir ekip var.Bunlar Türkiye'de monarşinin yıkılmasına katkıda bulunan İttihatçıları çok şedit eleştiriyorlar.İttihatçılara olan bu kategorik düşmanlıktan Fahreddin Paşa gibi bâzı isimler de nasîbini alıyor.İttihatçıların imparatorluğu felâkete sürükleyen hatâlarını, Cemal Paşa'nın Suriye'deki cürümlerini elbette ifâde etmeli ve eleştirmeliyiz.Ama bunları eleştirirken genelleme yapmaktan kaçınmalı ve bu savaşta yüzümüzü ak eden bazı şahsîgayretleri de görmemezlikten gelmemeliyiz.

Fahreddin Paşa, Türkiye'de muhtelif kesimlerin kahramanlığı ve cesâreti üzerinde ittifak ettiği nâdir isimlerden.Milliyetçisi de muhafazakarı da kemalisti de hakkını teslim ediyor.Bu nedenle, hem birleştirici yönü hem de gayret-i vataniyye ve gayret-i diniyye ile hareket etmesi hasebiyle bu tarz isimler üzerinde değerlendirme yaparken daha hassas olmalıyız.

Geçtiğimiz hafta içerisinde mezkûr akademisyenimizin beyânatları ile tartışmalara neden olan Fahreddin Paşa, önceki gün de BAE Dışişleri Bakanı'nın art niyetli bir tweet'i hesâbından paylaşmasıyla tekrar gündemimize girdi.Bakan'ın paylaştığı tweet'te kısaca “Fahreddin Paşa'nın Medine halkının mallarını çaldığı ve el yazması eserleri İstanbul'a kaçırdığı” iftirâsı yer alıyordu. Yanlışa mahal vermeyelim; bu iki hâdise arasında farklı bir râbıta kurmaya çalışarak akademisyenimizi zan altında bırakmak gibi bir niyetim yok.Kanaatimce Türkiye'yi yakından takip eden BAE, Türkiye'de yeni gündem olmuş ve fazlasıyla hassas boyutları olan bu meseleyi kendi kirli oyunlarına malzeme yapmak istedi.

Peki, BAE'nin bu tarz bir hamleden murâdı ne olabilir?

Türkiye ve İngiltere son dönemde Katar abluklası, K.Irak bağımsızlık referandumu, Kudüs vb. bâzı bölgesel meselelerde ittifak etmişlerdi.BAE bu konuyu gündem yaparak, Fahreddin Paşa üzerinden Türkiye ve İngiltere arasındaki mâzîye ait kötü hâtıraları ve düşmanlıkları tekrar masaya getirip ikili ilişkileri bozmak istiyor olabilir.

Bu sadece Türkiye-İngiltere ilişkilerini hedef almaz.Türkiye'de Şerif Hüseyin'e yönelik hakâretler ve saldırılar artarsa,bugün Şerif Hüseyin'in torunu tarafından yönetilen Ürdün'ün tepkisi ne olur?Ürdün'ün(İngiltere'nin onayıyla) Kudüs zirvesinde Türkiye'ye verdiği desteği unutmayalım.

BAE,basit gibi gözüken ama son derece pis oyunlarla cephede çatlak oluşturmaya çalışıyor.İngiltere'nin koordinasyonunda Türkiye-İran-Irak-Ürdün'ün karşı hamleleriyle oyunları bozulan Sihirli Küre koalisyonu başka oyunlarla sahneye çıkabilir.Dikkatli olmak lazım.

Cumhurbaşkanı Erdoğan dün sosyal medyadan paylaştığı bâzı mesajlarla, BAE'nin şeytânî oyununun farkında olduğunu beyân etmişti.Erdoğan'ın ne dediğini hatırlayalım:
“Millet olarak, Rabbimizin rızası ve Peygamber Efendimizin hatırası uğruna, kutsal toprakları korurken döktüğümüz kanların her damlası bizim için şereftir, şandır, inşallah dar-ı bekada şefaat vesilemizdir. Bazı ülkelerin kimi had bilmez, tarih bilmez, diplomatik nezaket bilmez yöneticileri, ne Arap halklarıyla olan kardeşliğimize ne de Rabbimizin rızası ve Peygamberimizin şefaati uğrunda verdiğimiz mücadeleye gölge düşüremez.”

Cumhurbaşkanımızın bu değerlendirmeleri BAE'nin kirli hamlesine çok güzel bir cevap teşkil etti.

Bu tarz kirli operasyonlarda ziyâdesiyle mâhir olduğunu bildiğimiz BAE, Fahreddin Paşa meselesi üzerinden Türkiye'de anti-Arap, Arap dünyasında ise anti-Türk bir atmosfer oluşturmak istiyor.Böylece Erdoğan'ın son Kudüs zirvesi vesilesiyle, Arap dünyâsında kazanmış olduğu îtibâra da gölge düşürmeyi amaçlıyor.

Devletimizin en tepesinden gelen ve oluşturulmak istenen algıyı akim kılacak politik söylemler çok mühim.Bunun devamının getirmeli ve sahada da bu dezenformasyonlara müsaade etmeyecek hamleleri daha sistemli ve organize olarak yapmamız gerekiyor.



    YORUM YAZ

YORUMLAR

/ 24.12.2017 14:24:32
Hiç bu açıdan bakmamıştım tşkler.
Foto Galeriler Videolar Yazarlar Günün Özeti
TİMETÜRK SON HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
TİMETÜRK AJANS HABERLERİ
SON YORUMLANANLAR