Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu: (3)

'Ne zamandan beri terörle iç içe olanlar, Tabipler Birliği gibi önemli bir kuruluşun başına geçebiliyor? Bunun adı demokratik bir yaklaşım değildir, bunun adı terör örgütlerinin sivil toplum kuruluşlarına adeta el koyması hadisesidir'- 'Türk Tabipleri Birliği başta olmak üzere diğer meslek kuruşlarındaki sorunlar da artık tahammül edilmez seviyeye ulaşmıştır'- 'Eğer dünyada insan hakları vars

14.10.2020 14:20:54
Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ne zamandan beri terörle iç içe olanlar, Tabipler Birliği gibi önemli bir kuruluşun başına geçebiliyor? Bunun adı demokratik bir yaklaşım değildir, bunun adı terör örgütlerinin sivil toplum kuruluşlarına adeta el koyması hadisesidir." dedi.

Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin mutlaka çözmesi gereken sorunlarından birinin de meslek kuruluşlarının artık sürdürülemez hale gelmiş, çarpık yapısı olduğunu belirtti.

Barolarla ilgili sıkıntının çözümü konusunda gerçekleştirilen kanun değişikliğiyle önemli bir adım attıklarını hatırlatan Erdoğan, "Terör örgütünden birisini getirip Türk Tabipleri Birliğinin başına koyuyorlar. Ne zamandan beri terörle iç içe olanlar Tabipler Birliği gibi önemli bir kuruluşun başına geçebiliyor? Bunun adı, demokratik bir yaklaşım değildir. Bunun adı, terör örgütlerinin sivil toplum kuruluşlarına adeta el koyması hadisesidir." değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, hükümetin en başarılı olduğu alanlardan birisinin sağlık olduğuna işaret ederek "Bütün fiziki altyapısıyla tarihinde görmediği yatırımları gerçekleştirmiş olan bu hükümete kalkıp da hala çirkin yaklaşımlar içinde bulunmak herhalde kabul edilebilir bir şey değildir." ifadelerini kullandı.

Şehir hastaneleri, eğitim araştırma hastaneleri ve bütün hastaneler ile çok farklı bir dönemin yaşandığını, farklı adımlar atıldığını anlatan Erdoğan, "Bunlar, buralarda yapmaları gereken görevlerini yerine getirmiyor ama saygısızlık, hakaretse bu hakareti yapıyorlar. Biz bunlara hastalarımızı nasıl teslim edeceğiz? Nasıl bunlardan şifa arayacağız? Teröristten bu beklenir mi? Onun için Türk Tabipleri Birliği başta olmak üzere diğer meslek kuruluşlarındaki sorunlar da artık tahammül edilemez seviyeye ulaşmıştır." şeklinde konuştu.

- "Çoklu Baro Sistemi'ndeki çalışmayı Türk Tabipleri Birliğinde de yapmak durumundayız"

Anayasanın 135. maddesine göre, meslek kuruluşlarının, kamu kurumu niteliğine haiz tüzel kişilikler olduğuna dikkati çeken Erdoğan, aynı anayasa maddesinde meslek kuruluşlarının, kuruluş amaçları dışında faaliyet göstermeyeceğinin yazıldığını belirtti. Amaçları dışında faaliyet gösteren meslek kuruluşlarının organlarının görevine mahkeme kararıyla son verileceğinin de hükme bağlandığını aktaran Erdoğan şöyle devam etti:

"Türk Tabipleri Birliği, bunun gibi kimi meslek kuruluşları açıkça anayasaya aykırı faaliyet içindedir. Her şeyden önce bu meslek kuruluşlarının yönetimleri, söz konusu meslek mensuplarının tamamını temsil etmekten çok uzaktır. Çoklu Baro Sistemi'nde yapıldığı gibi aynı çalışmayı Türk Tabipleri Birliği ve diğer meslek odalarında da yapmak durumundayız. Cumhur İttifakı olarak da bu konuyla ilgili çalışmayı başarılı bir şekilde sürdüreceğimize inanıyorum. Uzun yıllardır küçük ama örgütlü klikler tarafından kontrol edilen bu meslek kuruluşları sadece temsilde değil uygulamada da kuruluş amaçlarından sapmışlardır. Bu kuruluşların bir kısmının yönetim organları, ideolojik sapkınlıkların veya dar grupların çıkarlarının kalesi haline dönüşmüştür. İnsanları acımasızca katletmekten ormanları yakmaya, çocukları kaçırmaktan kadınlara tecavüze kadar her melanete bulaşmış terör örgütünü savunmak, bir meslek kuruluşunun görevi olamaz. Suriye'de kendi halkını katleden zalim bir rejimi ve onunla birlikte hareket eden bir terör örgütünü yüceltmek, bir meslek kuruluşun görevi olamaz. Kendi devletinin sınırlarını, güvenlik altına almaya yönelik harekatlarını itibarsızlaştırmaya çalışmak, bir meslek kuruluşunun görevi olamaz. Vatan topraklarını kurtarma mücadelesi veren Azerbaycan devletini hedef almak, bir meslek kuruluşunun görevi olamaz."

- "Versenize işgal altındaki topraklarını"

Azerbaycan'ın topraklarını işgalden kurtarmanın mücadelesini verirken anamuhalafetten ciddi bir ses çıkmadığına işaret eden Erdoğan, "Görüşme talebinde bulunduklarında da Azerbaycan olumsuz cevap veriyor. Niye? Çünkü olması gereken zamanlarda onların yanında olmazsanız, onlara düşman olanlara karşı eğer siz Ermenilerin - ben Ermeni vatandaşlarımı kastetmiyorum, Ermeni yönetimlerini kastediyorum- Ermeni yönetimlerinin yanında yer alırsanız kusura bakmayın bu millet size 'Hoş geldin' demez." diye konuştu.

Türkiye'de 100 bin civarında Ermenistan kökenli Ermeni olduğunu dile getiren Erdoğan, "Bizim ülkemizde her türlü imkanlardan istifade ediyorlar. Biz, onlara karşı olumsuz bir tavır hiçbir zaman takınmadık. Ama onlar, maalesef benim Azeri kardeşlerimin topraklarını işgal etmek suretiyle onları topraklarından Dağlık Karabağ'dan ötelediler. Onlar, o toprakları terk etmek durumunda kaldılar. Şimdi verilen mücadele nedir? Biz, işgal altındaki topraklarımızı istiyoruz. Başka bir talep yok, istenen bu." dedi.

Minsk üçlüsünün hala oyalama taktikleriyle bu işi geçiştirdiğini ifade eden Erdoğan, "Versenize işgal altındaki topraklarını. Gitsin kendi topraklarına. Kendi topraklarında ne yapacaklarsa yapsınlar. Ama işgal var burada. İşgal altındaki bu topraklardan eğer dünyada insan hakları, demokrasi varsa ve siz de 30 yıldır bu Minsk üçlüsünün içinde bu sorunu çözmekle görevliyseniz yapmanız gereken nedir? Oyalama değil, bir an önce müzakereleri bitirip, bu toprakları sahiplerine terk etmektir, vermektir. Bir müzakere 30 yıl sürer mi? 30 yıldır oyalama." yorumunu yaptı.

Acemlerin "Oturdular, konuştular, dağıldılar" sözüne atıfta bulunan Erdoğan, "30 yıldır bunu yaptılar. Otururlar, konuşurlar, dağılırlar. Verin ya bu kadar uzun sürecek bir iş değil bu. Verin, vermediler. İş nereye geldi? İşte bu hale geldi." diye konuştu.

Ermenilerle Azerbaycanlıların mücadele sürdürdüğünü belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bizi arayanlar da bize ne diyor? Siz, Suriye'den mücahitleri oraya gönderdiniz. Bizim böyle bir derdimiz yok. Biz, Azeri kardeşlerimize her türlü desteği vermeye varız, yine vereceğiz. Minsk üçlüsünün içerisinde olanların verdiği desteği niye konuşmuyorsunuz? Rusya'dan bu kadar silahlar geliyor. Aynı şekilde Fransa'dan bu kadar silahlar geliyor. Bunları niye konuşmuyorsunuz? Bunca besleme karşısında sessiz kalıyorsunuz. Gelip, Azerbaycan'a diyorsunuz ki 'Suriye'den mücahitleri oraya gönderiniz'. Onların kendi topraklarında işi var, oraya gitmezler."


(Sürecek)

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)