Cumhuriyet ve kadın hakları süreci

Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte kadına yönelik yasal düzenlemeler de hız kazandı. Uluslararası camiada Türkiye'nin attığı adımlar ise takdire şayan addedildi.

05.05.2020 10:50:09

Türkiye'de kadınlar Kurtuluş Savaşı sırasında gerek cephede gerekse cephe gerisinde tüm gücü ile hizmet vermiştir.
Cephede erkeklerle omuz omuza düşmana karşı savaşırken cephe gerisinde de çeşitli faaliyetleri ile savaşa destek vermiştir. Bu faaliyetlere katılan kahraman kadınlarımız aynı zamanda eğitim ve sağlık gibi bazı meslek dallarında da kendilerini kanıtlamışlardır.

Şiddetli mücadele dönemi

Kadın hakları ve kadınların erkeklerle eşitliği konusunda geçen asırdan itibaren Batı ülkelerinde ve toplumlarında yoğun mücadelelerin verildiği, özellikle Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere'nin bu mücadelelerin en şiddetlilerini yaşadığı bilinmektedir.
Osmanlı İmparatorluğu ve Cumhuriyet Dönemlerinde kadınlarımızın kendi hakları konusunda, Batı ülkelerindekine benzer şekilde mücadele ettiklerini söylemek mümkün değildir. Ancak bizim ülkemizde birçok Batı ülkesinden daha önce Atatürk tarafından kadınlara çeşitli haklar verilmiştir. Kadınların toplum içinde erkekler ile eşit olarak yerlerini almaları bir uygarlık aşamasıdır ve Atatürk Devrimlerinin en önemli gelişmelerinden biridir.

Atatürk, ülkemizdeki kadınların Cumhuriyetin kurulmasındaki fedakârlık ve hizmetlerini takdir etmiş, Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren kadının sosyal, ekonomik ve siyasal konumunu iyileştirici uygulamalarına başlamıştır. Meşrutiyet Dönemi'nin bütün düşünce akımlarını ilgiyle izleyen, ülkesinin sorunlarını yakından inceleyerek bunlar üzerinde düşünen Atatürk, kadının konumunun yükseltilmesi gerektiği sonucuna ulaşmıştır.

Atatürk 1916'da Doğu Cephesi kumandanıyken çevresindeki kişilerle sohbet sırasında kadınla ilgili sorunları tartışmış, kadınların iyi yetiştirilmesinin topluma sağlayacağı yararları, çalışma yaşamında kadına da yer verilmesi gibi hususları vurgulamıştır.

Tarihi sürece özet bakış


1924: Tevhid-i Tedrisat (Öğrenim Birliği) Kanunu çıkarıldı. Böylece eğitim laikleştirilerek tüm eğitim kurumları Millî Eğitim Bakanlığına bağlandı. Kız ve erkekler eşit haklarla eğitim görmeye başladı.

1926: Türk Medeni Kanunu kabul edildi. Kanun ile erkeğin çok eşliliği ve tek taraflı boşanmasına ilişkin düzenlemeler kaldırıldı, kadınlara boşanma hakkı, velayet hakkı tanındı. 17 Şubat 1926'da TBMM'de kabul edilen kanun 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe girdi.

1930: Kadın ve çocukların korunmasına ilişkin ilk düzenleme Umumi Hıfzısıhha Kanunu ile yapıldı. Doğum izni düzenlendi.

1933: Kız çocuklarına meslekî eğitim vermek amacıyla Kız Teknik Öğretim Müdürlüğü kuruldu.

1989: İçişleri Bakanlığı kaymakamlık sınavlarına kadınların da alınacağını açıkladı.

1930: Belediye Yasası çıkarıldı. Yasa ile kadınlara belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanındı.

1933: Köy Kanunu'nda değişiklik yapılarak kadınlara köylerde muhtar olma ve ihtiyar meclisine seçilme hakları verildi.

1934: Anayasa değişikliği ile kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanındı.Türkiye bu hakkı kadınlara tanıyan ilk Avrupa ülkesi oldu.

1926: Medeni Kanun ile mirasta kız ve erkek çocukların eşit pay almaları sağlanmıştır.
1936: İş Kanunu yürürlüğe girdi. Kadınların çalışma hayatı iyileştirildi. Kadınlara istedikleri işte çalışabilme hakkı tanınmıştır. İş Kanunu yürürlüğe girdi. Kadınların çalışma hayatına düzenleme getirildi.

1937: Kadınların ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılması 1935 tarihli 45 sayılı ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) sözleşmesi ile yasaklandı.

 

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)