DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

Cumhurbaşkanlığında muhtarlar toplantısı

Cumhurbaşkanlığında muhtarlar toplantısı

7 Yıl Önce
2015-08-26 15:42:47
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, makamının ve başbakanlık makamının görev alanlarının belli olduğunu ve bu alanlar içerisinde görevlerini yerine getirdiklerini belirterek, "Bu süreçle ilgili şahsıma yöneltilen eleştirilerin hiçbiri de doğruyu yansıtmıyor. Ülkenin sorunlarının çözümü için milletin önüne doğru ve ikna edici çözümler koyamayanlar, yani gerçek manada siyaset yapamayanlar, şahsımı hedef alarak, sorumluluktan kaçmaya çalışıyorlar. Varsa yoksa 'Erdoğan aşağı, Erdoğan yukarı'. Seçime ben girmeyeceğim ki" dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Aksaray, Çankırı, Çorum, Eskişehir, Kırıkkale, Kırşehir, Afyonkarahisar, Konya, Niğde ve Yozgat'tan gelen muhtarlarla gerçekleştirilen onuncu muhtarlar toplantısında konuştu. Muhtarlara, "Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne, milletin evine hoş geldiniz" diye seslenen Erdoğan, hedeflerinin Türkiye'deki muhtarların tamamıyla bir araya gelerek hasbıhal etmek ve sofralarını paylaşmak olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Haziran seçimlerinin ardından başlayan yeni hükümet kurma çalışmalarının başarısızlıkla sonuçlandığını ve bunun üzerine Anayasa'nın verdiği yetkiye dayanarak seçimlerin yenilenmesi kararını almak zorunda kaldığını anımsatarak, "Bu anasayal yetkidir, anayasal bir mecburiyettir. Bütün yollar denenmiştir. Yetkiyi vermiş olduğum Bayın Başbakan bütün siyasi partileri dolaşmıştır, kendileriyle gerekli görüşmeleri yapmıştır" dedi.

Şahsının en başından itibaren, bir an önce yeni hükümetin kurulması konusundaki samimi temennilerini sürekli ifade ettiğini dile getiren Erdoğan, bunun için "tüm siyasi partileri sorumlu davranmaya, egolarını bir kenara koymaya, yeni dönemin şartlarına uygun hareket etmeye" davet ettiğini vurguladı.

Anayasa'da belirtilen süreci harfiyen işleterek, bu konuda kolaylaştırıcı ve teşvik edici bir tutum içinde olduğuna işaret eden Erdoğan, hükümet kurma sürecinde Meclis'te temsil edilen siyasi partilerin koalisyon hükümetiyle ilgili tavırlarının yavaş yavaş belli olmaya başladığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçimde en çok oyu alan partiyi peşinen dışlayan, diğer ihtimalleri de ortadan kaldıran açıklamaların Türkiye'de koalisyon hükümeti kurulabilme imkanını büyük ölçüde sınırlandırdığını, zorlaştırdığını, buna rağmen Başbakan Davutoğlu'nun tüm siyasi partileri ziyaret ederek koalisyon hükümetiyle ilgili görüşlerini aldığını ifade etti.

Erdoğan, "Siyasi partilerin açıklamaları, genel başkanların beyanları, artık farklı koalisyon hükümeti kurulabilme ihtimallerini ortadan kaldırdığı için yeni bir görevlendirmeye de ihtiyaç duymadım. Zira Beştepe'nin, Cumhurbaşkanlığı makamının adresini bilmeyenlere ben hangi görevlendirmeyi yapacaktım. Bu makama her türlü hakareti yapanlar, hatta şahsıma küfür hariç her türlü hakareti yapanlar... Onlara hangi görevi verecektik, kaldı ki bir koalisyon hükümetine yanaşmayanlar, 'hadi erken seçim için beraber bir koalisyon oluşturalım, beraber olarak gidelim' davetine 'hayır' diyenlere neyin görevini verecektik? Bizim kaybedecek zamanımız yok" diye konuştu.

Anayasa'da, seçimlerin ardından hükümetin kurulması için belirtilen 45 günlük sürenin bittiği Pazar gününden itibaren seçimlerin yenilenmesi sürecini başlattığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pazartesi günü Meclis Başkanı İsmet Yılmaz ile Anayasa gereği seçim hükümetine ilişkin görüşmeyi yaptığını, dün de Meclis'te en çok milletvekiline sahip partinin genel başkanı Başbakan Davutoğlu'na seçim hükümetini kurma görevini verdiğini kaydetti.

Yüksek Seçim Kurulunun erken seçimin tarihini 1 Kasım 2015 olarak açıkladığını hatırlatan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Önümüzdeki günlerde Sayın Başbakan yeni Bakanlar Kurulu listesini onayımıza sunacak ve böylece süreç devam edecek. 1 Kasım 2015 erken seçiminin, tekrar seçiminin şimdiden ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Ben inanıyorum ki milletimizin iradesi, zaman zaman 'millet iradesini tanımayan' gibi yakıştırmalar yapanlar var, bana o yakıştırmayı yapanlar önce aynaya baksınlar. Ben, bu makama milletin iradesiyle geldim, milletin iradesiyle geldiğim halde Anamuhalefetin başındaki ne diyor 'milletin iradesini bırakın, parlamentoda cumhurbaşkanını seçelim'. Yeni önerileri bu, tekrar eskiye dönüş gibi bir dertleri var. Biliyorlar ki millete gidildiği zaman milletin iradesi hiçbir zaman onlara teveccüh etmeyecek. Aynı şekilde bir diğeri, o da hiçbir şeyi tanımıyor. Kendilerine göre yorumlar yapıyorlar, kendilerine göre Sayın Başbakan'la ilgili aramızdaki ilişkilerle ilgili birçok garip garip yaklaşımlar yapıyorlar.

Her şeyden önce şunun bilinmesi lazım, Cumhurbaşkanı makamının görev alanı bellidir. Neyse bu görev alanı, ben o görev alanı içerisinde hareket ederim. Başbakanın da görev alanı bellidir. O da o görev alanı içerisinde hareket etmektedir, hareket eder. Bu süreçle ilgili şahsıma yöneltilen eleştirilerin hiçbiri de doğruyu yansıtmıyor. Ülkenin sorunlarının çözümü için milletin önüne doğru ve ikna edici çözümler koyamayanlar, yani gerçek manada siyaset yapamayanlar, şahsımı hedef alarak, sorumluluktan kaçmaya çalışıyorlar. Varsa yoksa 'Erdoğan aşağı, Erdoğan yukarı'. Seçime ben girmeyeceğim ki. Bu seçime ben girmeyeceğim, siyasi partiler girecek. Seçimde zaten milli irade tecelli edecek. İnşallah bunlara fırsat vermeyecek bir netice çıkmak suretiyle bu ülke istikrarına yeniden kavuşur, bir istikrarsızlık olmaz."

- "Türkiye, tarihindeki en kritik dönemlerden biri yaşıyor"

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne ilişkin de muhtarlara bilgi veren Erdoğan, Külliye kapsamında Ramazan ayında hizmete giren Beştepe Millet Camisi ile yapımı devam eden kongre merkezi, çok amaçlı bina ve içerisinde 5 milyon cilt kitabın bulunacağı kütüphanenin yer alacağını anlattı. Külliye kapsamındaki camimiz, kongre merkezi, çok amaçlı bina ve kütüphanenin herkesin kullanımına açık olacağına işaret eden Erdoğan, "Şair 'baki kalan bu kubbede hoş bir sadaymış meğer' diyor ya bizler için de geride kalacak olan, yapılmasına vesile olduğumuz işte bu eserlerdir. İnşallah bizden sonra gelenler daha iyisini, güzelini ülkemize kazandırırlar" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin çok güzel ama bir o kadar da zor bir coğrafyaya sahip olduğunu, bu zorlukların kimi zaman felaketlere dönüştüğünü belirten Erdoğan, Artvin'de yaşanan sel felaketinin bunun bir örneği olduğunu, özellikle Hopa ilçesini etkileyen felakette hayatını kaybeden vatandaşlara Allah'tan rahmet, ailelere de sabırlar diledi.

Erdoğan, Rize'nin Güneysu ilçesindeki felaketten zarar gören ailelere de geçmiş olsun dileklerini iletti. Devletin tüm ilgili birimleriyle vatandaşın yanında yer aldığına vurgu yapan Erdoğan, çok kısa sürede etkili olan yağışın ciddi zararlara yol açtığını, gereken her şeyin ilgili kurumlarca yapıldığını söyledi.

Türkiye'nin tarihindeki en kritik dönemlerinden birini yaşadığına işaret eden Erdoğan, Türkiye'nin güney sınırları boyunca devam eden istikrarsızlık ve çatışma ortamının tüm ağırlığıyla etkisini hissettirmeye devam ettiğini, bu durumun tetiklemesiyle alevlenen bölücü terör örgütünün eylemlerine karşı da güvenlik güçlerinin etkili bir mücadele yürüttüğünü vurguladı.

Sürekli büyüyen ve yeni boyutlar kazanan küresel ekonomik krizin yansımalarının da hissedildiğini ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Ülkenin ve milletin meselelerini muhtarlarımızla paylaşmamızı bir istihza, bir alay konusu haline getirmek isteyenler, biliyorum yine rahatsız olacaklar ama varsın olsunlar. Biz, bu yola milletimizle birlikte çıktık, bugünlere milletimizle birlikte geldik. İnşallah bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğiz. Muhtarlarımız atanmış birer memur değildir, muhtarlarımız milletin iradesiyle seçilmiş olan kişilerdir. Seçilmişler, atanmışların üstündedir.

Doğrudan milletin oyuyla seçilen Cumhurbaşkanı da bu piramidin en tepesinde yer alıyor. Bizim aramızdaki muhabbet ve işbirliği ülkenin huzuru, gelişmesi, kalkınması bakımından fevkalade önemlidir. Muhtarlarımızla aramızdaki güçlü bağı anlayamayanlar, aslında milletle aramızdaki ilişkiden rahatsızlar. Bana mahallesinde yaşayanların selamını getiren, benim selamımı onlara götüren muhtarlarımızı aşağılayan, istihza ettiklerini sananlar aslında kendilerine küçük duruma düşürdüklerinin farkında değiller. Sırtlarını vesayet odaklarına, terör örgütlerine, paralel odaklara dayayanlar, aramızdaki sevgiyi, saygıyı, gönül bağını bugüne kadar anlayamadılar, anlayamayacaklar. Onlar ne derse desin, biz ülkemizin ve milletimizin tüm meselelerini muhtarlarımızla, esnafımızla, işçilerimizle, işverenlerimizle, öğrencilerimizle velhasıl milletimizle istişare etmeye devam edeceğiz. Çünkü bizim en büyük güç kaynağımız ve yegane güvencemiz millettir, sizlersiniz. Milletimizin desteği sürdükçe, Allah da ömür verdikçe ülkemize hizmet etmeye devam edeceğiz. Rabbim bizleri Hakk ve hakikat yolundan ayırmasın."

(Sürecek)

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)

Görüş Bildir Bizimle Paylaş