Cumhurbaşkanı Erdoğan: (2)

Cumhurbaşkanı Erdoğan: (2)

03.06.2015 00:48:08
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bank Asya'nın TMSF'ye devredilmesine ilişkin, "Orada meşru olmayan yollarla nasıl paralar toplandı ve nasıl böyle bir yapı, finans sektöründe ayakta tutuldu, şimdi bu ortaya çıktı. Suistimaller ortaya çıktı, BDDK nihayetinde, TMSF'nin teftiş raporları neticesinde kararını verdi, tabii bu kararın neticesinde de TMSF'ye devredildi" dedi.

Erdoğan, SHOW TV canlı yayın programında gündeme ilişkin soruları yanıtlayarak, değerlendirmelerde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başbakanlığı döneminde Van'a 17,5 katrilyon yatırım gerçekleştirildiğini, sadece depremle ilgili yapılanların ise 5 katrilyonun üzerinde olduğunu anlattı.

"Burası Van'dır, burası doğudur, burada Kürtler yaşıyor. Haşa. Böyle bir şey demedik" ifadesini kullanan Erdoğan, yola çıkarken "Batıda ne varsa güneydoğuda da bu olacak; kuzeyde ne varsa, güneyde de o olacak" dediklerini aktardı.

Türkiye'yi, 780 bin kilometrekareyi aynı şekilde ele aldıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çünkü Türkiye'nin muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkması lazım" dedi.

-"1 milyon 700 bin Suriyeli'ye burada bakan biz değil miyiz?"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İçeride böyle bir koalisyon tarif ediyorsunuz. Beş benzemezin yan yana gelmesi de insanları şaşırtıyor ama MİT tırları operasyonlarında olduğu gibi dışarıya verilen mesajlar var. Uluslararası arenada Türkiye'yi teröre destek veren ülke konumuna sokma amacı güttüğünü de söylüyorsunuz. Dışarıdan nasıl bir destek umuluyor" sorusu üzerine, şöyle konuştu:

"Düşünün. Türkiye, destek veren bir ülke olsa, şu anda Suriye'de ölümle korkutulan, bombalarla korkutulan ve ülkemize kaçan 1 milyon 700 bin Suriyeli'ye burada bakan, onlara her türlü imkanı veren biz değil miyiz? Aynı şekilde Irak'tan 300 bin insanı barındıran biz değil miyiz? Biz nasıl teröre destek veriyoruz ki Suriye'nin o zalim rejiminden kaçanları, Irak'ta aynı şekilde bunları bu ülkede besleyelim. Dünyanın hiç bir yerinde şu anda bu tür zulümlerden kaçıp da onlara bakan onları besleyen bir başka ikinci bir ülke yok. Bunu sadece Türkiye yapıyor."

Bugün Hatay ve İskenderun'da bulunduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'den o bölgeye gelen vatandaşları ve onların kendilerine olan muhabbetlerini gördüğünü anlattı.

Bu vatandaşların çadırkentlerde değil evlerde barındıklarını belirten Erdoğan, "Ama bambaşka bir muhabbetleri var. Niye? Burada Suriye'de yaşayamadıklarını yaşıyorlar. Ama bir sıkıntıları var. Bir dairede 15-20 kişi yaşıyor. Ancak o şekilde. Ama şu anda Suriye'de bir barışa gidilse, inanıyorum ki onların hepsi tekrar Suriye'ye döneceklerdir" değerlendirmesini yaptı.

-"New York Times'ın bu görevi yeni değil"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York Times Gazetesi'nin yazılarının anımsatılması ve "(MİT tırlarının durdurulması onun üzerine geldi) yorumları da yapıldı. Türkiye'ye NATO müdahalesini ima eden yayınlar yapıldı. İçerideki bu koalisyon, dışarıda olası bir müdahaleyi mi gündemine taşıdı" sorusu üzerine, New York Times'ın bu görevinin yeni olmadığını kaydetti.

New York Times'ın, Sultan Abdülhamid'e, sonra Menderes'e, Turgut Özal'a ve daha sonra da aynı şeyi kendisine yaptığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Düşünün, 1896'da Sultan Abdülhamit'e yapan bu gazete, bir görevi ifa ediyor ve bunun arkasında hangi gücün olduğu belli. Bu güce, verilen talimat istikametinde hizmet ediyor. Şu anda da yaptığı bu. Gezi olaylarında filan da aynı görevi üstlendi, yine yürüttüler biliyorsunuz. Aynı işi BBC, CNN yaptı. Hepsi yüklendiler. Dert ne biliyor musunuz? Dert, Türkiye'yi zayıf düşürmek, Türkiye'yi bölmek, parçalamak ondan sonra yutmak. Ama bunu başaramadılar. Buna fırsat vermeyeceğiz. Bu millet, birlik, beraberlik içinde olduktan sonra, yani bir olup, iri olup diri olduktan sonra yetmez, kardeş olduktan sonra yetmez, hep birlikte Türkiye dedikten sonra bu üst aklın güdümündeki malum yapılar bu işi başaramayacaklar."

-"40 yıllık yatırımı bir anda tabii ki silip süpürüp atamazsınız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Paralel Yapı'nın faaliyetlerinin bu konuda çok etkin olduğu biliniyor. Bugün örneğin 'bir trol hesap üzerinden operasyon yapılacağı tartışmaları, bazı isimlerin gözaltına alınacağı' iddiaları gündeme geldi. Paralel Yapı, hala etkinliğini nasıl sürdürebiliyor bu kadar? Paralel Yapı'yla mücadelede istenen seviyeye gelindi mi" şeklindeki soruyu yanıtlarken, bunun 40 yıllık bir siyasi, askeri, ekonomik, emniyete müteveccih güvenliğe yönelik ve devletin tüm kurumlarının içindeki bir yapılanma olduğunu vurguladı.

Erdoğan, "Bu 40 yıllık yatırımı bir anda tabii ki silip süpürüp atamazsınız. Ama şu anda çok ciddi bir zafiyet içerisinde oldukları belli. Bakın dün bir araya gelemeyenler, şu anda rahatlıkla bir araya gelebiliyorlar. Kaldı ki biz bu mücadeleyi hukuk içerisinde vermek durumundayız. Yani biz bir darbe hükümeti değiliz. Bir darbe hükümeti olduğu zaman gelir bunların hepsini doğrar geçer. Ama biz ne böyle bir özlemin içindeyiz ne de bir gayretin içindeyiz" diye konuştu.

Mısır'da yapılan darbeyle beraber 2 bini aşkın insanın ve Mursi'nin idama mahkum edildiğini, 40 bin kişinin cezaevlerinde bulunduğunu, böyle bir yapının oluştuğunu anlatan Erdoğan, "Tabii biz böyle bir noktada değiliz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Biz bir hukuk devletiyiz ve hukukun gereği neyse bunu yapıyoruz, bunu yapmak durumundayız. Ama ne diyoruz? En son siyaset belgesinin içerisinde de bu girdi. Ulusal güvenliğimizi tehdit eden legal görünümlü illegal örgütler, şimdi çalışmalar buna göre yürüyor. Biz Milli Güvenlik Kurulu'nda tavsiye kararımızı aldık, hükümetimize gönderdik ve hükümetimiz de kararını aldı ve tekrar dönüldü ve tekrar Milli Güvenlik Kurulu'nda son durumu gözden geçirdik ve şimdi de bu yola koyulmuş vaziyetteyiz."

-"Sürecin en önemli ayaklarından bir tanesi"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bank Asya'ya TMSF el koydu. Bu da Paralel Yapı'lanmanın finans kaynaklarına yönelik bir mücadelenin ayağı mı" sorusu üzerine, "Tabii bu sürecin en önemli ayaklarından bir tanesi" değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, konuya ilişkin şunları kaydetti:

"Orada meşru olmayan yollarla nasıl paralar toplandı ve nasıl böyle bir yapı, finans sektöründe ayakta tutuldu, şimdi bu ortaya çıktı. Suistimaller ortaya çıktı, BDDK nihayetinde, TMSF'nin teftiş raporları neticesinde kararını verdi, tabii bu kararın neticesinde de TMSF'ye devredildi. Bu süre 1,5 yıl sürdü. Eğer hukuk içerisinde bu olmamış olsa, zaten 1,5 yıl önce hemen anında el konulurdu ama bir hukuki süreç takip ediliyor ve bu hukuki süreçte de en sonunda buraya gelindi, şimdi artık TMSF burayı yürütüyor."

(Sürecek)

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)