SON HABERLER
Sol Ok
Sağ Ok
ANASAYFAGÜNDEMPOLİTİKADÜNYAGÜNCELEKONOMİYAŞAMGEZİSPORRAMAZANÇEVİRİSAĞLIKKÜLTÜRFOTOVİDEO

Osman Atalay

Çin'in karanlık yüzü-2


9.4.2015 1

İçinde yaşadığımız dünyanın tekrar çift kutuplu bir siyasi kamplaşmaya doğru evrildiği bir süreçteyiz.

Çin'in; BM Güvenlik Konseyi'ndeki pozisyonu, Şanghay İşbirliği Örgütü üyeliği, sahip olduğu siyasi ve ekonomik gücü maalesef ülkesindeki insan hakları ihlallerinin görmezden gelinmesine çok büyük katkı sağlamaktadır.


İnsan Hakları İzleme Örgütü, 2013'teki raporunda; Çin'i bölgede yaygın bir etnik ayrımcılık, dini faaliyetlere yönelik baskı ve artan bir kültürel sindirme politikası uygulamakla suçlamıştı.

Raporda; bölgede uluslararası gözlemci kuruluş ve yabancı gazetecilerin de güvenlik gerekçeleri bahanesiyle çalışma yapmasına izin verilmediği ifade edilmiştir.


Çin'in uzun yıllardır Doğu Türkistan'da uyguladığı politikanın ana hedefi dini ve kültürel asimilasyon yaparak, Uygur Türklerini yok etmeye çalışmaktır.


Uluslararası AF Örgütü; son yıllarda Nepal, Pakistan, Kazakistan, Kırgızistan ve bazı komşu ülkelerden Çin'e zorla geri gönderilen Uygur mültecileri ile ilgili dikkate alınması gereken raporlar yayınladı.

Bu ülkelerin hemen hemen hepsi Çin'in taleplerine "Hayır" dememiş ve kendilerine sığınan Doğu Türkistanlıları teslim etmişlerdir. Teslim edilenlerin çoğu ömür boyu hapis cezasına çarptırılmış veya idam edilmiştir.

Çin yönetimi tarafından sürgündeki Uygurların, Doğu Türkistan'da bulunan yakın akrabalarına baskı yapılıyor. Mal varlıklarına el konuluyor, devlet kurumlarında çalışmaları engelleniyor, sürekli sorguya çekiliyorlar ve psikolojik baskılara da maruz kalıyorlar.

Son yıllarda İslam dünyasında özellikle Ortadoğu'da yaşanan karışıklıkları fırsat bilen Batı dünyasının oluşturduğu İslam-terör algısını Çin fırsat olarak kullanıyor.


Çin, Doğu Türkistan'da 2015 yılını İslam'ın yasaklanması yılı olarak algılamaya başladı.

Asıl ciddi sorun burada... Her türlü dini ve kültürel sembol, ibadet, kılık-kıyafet, eylem, fikir, sözlü ve yazılı bütün değerler yasak kapsamına alındı.

Doğu Türkistan'da artan baskılar ve katı politikalar nedeniyle hayati tehlike hisseden, can güvenliklerinden endişe eden on bini aşkın Uygur Türkleri yurt dışına kaçmaya başlamıştır.

On binlerce Uygurlu; Kamboçya, Vietnam, Tayland ve Malezya'ya geçerek, Türkiye'ye ulaşmaya çalışıyor. Bu sırada yakalananlar ise tutuklanıp, Çin'e iade ediliyor ve çok ciddi hak ihlalleriyle karşı karşıya kalıyor.

Çünkü Çin Güvenlik Bakanlığı bütün Uygurları, terör ve terörist kavramı çerçevesinde değerlendiriyor.

Şu an Doğu Türkistan'daki insan hakları ihlalleri endişe verici bir tablo çizmektedir.

2009 Urumçi katliamı sonrasında Türkiye kamuoyu ve siyasi partilerin göstermiş olduğu hassasiyetin hukuki zeminde devamının gelmemesi üzücü bir durumdur.

28 Temmuz 2014 Ramazan Bayramı arefesinde Kaşgar vilayetine bağlı Yarkent, Elişku ve Hangdi ilçelerinde yaşanan olaylarda 3 binden fazla insan hayatını kaybetti.

Uluslararası insan hakları gözlemcileri ve kamuoyu, bu katliamlar konusunda maalesef ciddi bir çalışma yapamamaktadır.

Doğu Türkistan'ın masum yalnızlaştırılmış halkı Türkiye'den insan hakları ihlalleri konusunda özellikle siyasi partiler ve STK'lardan seslerinin duyurulmasını talep ediyorlar.

Bütün bu anlattıklarım çerçevesinde, Doğu Türkistan'da yaşanan insanlık suçlarını ve Çin'in karanlık yüzünü unutmayalım!



    YORUM YAZ

YORUMLAR

Foto Galeriler Videolar Yazarlar Günün Özeti
TİMETÜRK SON HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
TİMETÜRK AJANS HABERLERİ
SON YORUMLANANLAR