SON HABERLER
Sol Ok
Sağ Ok
ANASAYFAGÜNDEMPOLİTİKADÜNYAGÜNCELEKONOMİYAŞAMSPORÇEVİRİSAĞLIK5 SORUKÜLTÜREMLAKFOTOVİDEO

Hilmi Çetin

Burma'da Gözyaşları


07.09.2017

Arakan'dan Müslümanlara yönelik katliam haberleri gelince, aklıma yıllar evvel izlediğim bir film geldi: Burma'da Gözyaşları(Beyond Rangoon). Filmde; ailesini kaybeden ve bu nedenle bunalıma giren Amerikalı bir kadın turistin arayışları ve mâcerası üzerinden Burma'da(Myanmar) verilen demokrasi mücâdelesi anlatılıyordu.Filmde ayrıca, bugün Arakan Müslümanlarının katledilmesine seyirci kalan ve hatta onları suçlayıcı açıklamalar yapan Myanmar lîderi Aung San Suu Kyi'nin askerî cuntaya karşı yürütülen mücâdeledeki hayâtî rolüne de yer veriliyordu.Bugün askerî cunta dönemini aratmayan görüntüler geliyor Arakan'dan; Myanmar ordusu ve Budist çeteler eliyle Müslümanlar sistematik bir şekilde katlediliyor ve göçe zorlanıyor.

Şu anda ülkenin fiilî lîderi olan Aung San Suu Kyi'nin partisi 2015 yılında seçimleri kazandığında, yıllardır ciddî baskılara ve zulümlere mâruz kalmış Arakanlı Müslümanların şartlarının iyileşmesi yönünde ciddi bir umut ışığı doğmuştu.Lâkin, aradan geçen süre içerisinde görüldü ki bırakın şartların iyileşmesini, cunta döneminin şiddet politikaları aynen devam etti. Bu nedenle Kyi, konuya duyarlı olan ülkelerden, insan hakları örgütlerinden ve aktivistlerden büyük tepki almaya başladı.

Geçtiğimiz yıl ve bu yıl yaşanan şiddet olaylarından sonra imajı biraz zarar görse de Kyi'nin Batı ile münâsebetleri çok iyi. Batı, özellikle askerî cuntaya karşı demokrasi mücâdelesinde Kyi'yi yıllarca destekledi.1991 yılında verilen Nobel ödülü, Kyi ve mücâdelesinin uluslararası kamuoyu tarafından tanınmasında büyük rol oynadı.Bu mücâdeleye elbette Hollywood da kayıtsız kalmadı ve yukarıda adını zikrettiğimiz “Burma'da Gözyaşları” adlı film, 1995 yılında gösterime girdi. Hollywood konusunda hemen hemen herkesin üzerinde mutâbık kalacağı bir konudur; Hollywood, sinemanın araçsallaştırılıp ABD'nin politik hedeflerine hizmet etmesi noktasında çok kullanışlı bir maniveladır.

ABD, yıllarca kendisine destek verdiği ve uluslararası planda parlattığı Suu Kyi'den, Çin ile olan rekâbetinde destek beklemektedir. ABD ayrıca, Myanmar ordusunun Kuzey Kore ile olan derin ilişkilerine artık bir son vermesini beklemektedir. Yıllarca ülkedeki askerî cuntanın en büyük destekçisi konumunda olan Çin ise ordu üzerindeki etkinliğini kullanarak, ABD'nin Myanmar üzerinden kendisini kuşatma planlarını boşa çıkarmaya gayret ediyor.

Myanmar'da serbest seçimler yapılmış ve yıllarca yasaklı olan lîderin partisi seçimi kazanmış olsa dahi ülkedeki demokrasi, çeyrek demokrasi. Ülkenin siyâsî mîmârisinde ordu hâlâ en belirleyici aktör konumunda. Ordunun bu gücünü ve ağırlığını kolay kolay geriletemeyeceğinin farkında olan Kyi, açık bir çatışmaya girmektense ordu ile anlaşmayı seçmiş durumda; pragmatik politikalarla pozisyonunu tahkim etmeye gayret ediyor. Bu nedenle, istese de Myanmar ordusunun ve onların kontrolü altındaki tedhişçi Budist milislerin, Müslümanlara yönelik saldırılarına engel olması zor gözüküyor. Myanmar ordusunun, Kyi'nin uluslararası prestijini zedelemek ve onu köşeye sıkıştırmak için bu saldırıları kullanması muhtemel. Bunu da göz önünde bulundurmak lâzım.

Türkiye'nin son hâdiselerle ilgili, Myanmar'daki iktidar ilişkilerini ve güç mücâdelelerini de dikkate alan bir politik dil geliştirmesi gerekiyor. Myanmar'ın iktidar mekanizmaları içerisinde en mâkûl muhatap olarak telakki edebileceğimiz Kyi'yi yüksek perdeden konuşarak hedef almak yerine diyalog kanallarını açık tutmak, Arakan Müslümanlarının menfaati için daha münâsip olacaktır. Nitekim, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Aung San Suu Kyi ile yaptığı telefon görüşmesinden sonra, TİKA'nın ilk yabancı yardım kuruluşu olarak bölgeye -ilk etapta- 1000 tonluk bir insani yardım ulaştıracağı açıklandı.

Anlaşılan o ki büyük güçler ile bölgesel güçlerin Pasifik'teki jeopolitik kavgasının yarattığı anafor, etnik-dînî fay hatlarını hareketlendirmeye devam edecek. Arakanlı mazlum Müslümanların gözlerinden akan Burma'nın gözyaşları bir müddet daha dinmeyecek.

Allah yardımcıları olsun...



    YORUM YAZ

YORUMLAR

/ 09.09.2017 18:07:26
Ben de burma yı bu filmle tanımıştım
/ 07.09.2017 16:00:29
Türkiye de olmasa Arakan müslümanları için sesini yükseltecek kimse yok!!Soruyorum Ümmetin suskunluğu neye alamet?
Foto Galeriler Videolar Yazarlar Günün Özeti
TİMETÜRK SON HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
TİMETÜRK AJANS HABERLERİ
SON YORUMLANANLAR
TİMETÜRK BİYOGRAFİ