DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

'Böcek' davasında savcı 23 yıl istedi

'Böcek' davasında savcı 23 yıl istedi

01.06.2015 17:54:30
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde çalışma ofisine "böcek" olarak adlandırılan dinleme cihazı konulmasıyla ilgili 13 kişi hakkında açılan davada esas hakkındaki görüşünü açıklayan Savcısı Şaban Yavuz, sanıklardan Sedat Zavar ve İlker Usta'nın "kamu görevlisinin haberleşmenin gizliliğini ihlali" ve "siyasi ve askeri casusluk" suçlarından 23'er yıl, TÜBİTAK eski Başkan Yardımcısı Hasan Palaz'ın ise aynı suçlara yardımdan 9 yıl 6 aya kadar hapsini talep etti.

Firari 3 sanık hakkındaki dosyanın ayrılması talebinde bulunan savcı, 7 sanığın atılı suçlardan beraatını istedi.

Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanıklar İlker Usta ve Sedat Zavar, başka suçtan tutuklu sanık Hasan Palaz, bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları, "müşteki" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın avukatları ile "müşteki" Başbakanlığın avukatı katıldı.

Duruşmada sanıklardan Ali Özdoğan ve Enes Çiğci hakkındaki yakalama müzekkereleri ile sanık Serhat Demir hakkındaki gıyabi tutuklama kararının infaz edilemediği tutanağa geçirildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan müzekkereye cevap geldiği belirtilen duruşmada, cevapta, soruşturma evrakında dinlemelerin hangi ülkede olduğunun tespit edilmesine ilişkin yeni delile ulaşılamadığı, dinlemelerin lehine yapıldığı ülkenin tespit edilemediği kaydedildi.

TCK'nın "Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme" başlıklı 327. maddesi kapsamında ek savunmaları sorulan sanıklar, eski beyanlarını tekrarladı.

-Savcı, esas hakkındaki görüşünü açıkladı

Daha sonra esas hakkındaki görüşünü açıklayan Cumhuriyet Savcısı Şaban Yavuz, dosyanın sürüncemede kalmaması için haklarında yakalama kararı bulunan sanıklar Özdoğan ve Çiğci ile gıyabi tutuklu sanık Demir hakkındaki dava dosyasının ayrılmasını isterken, eski Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanı Mehmet Yüksel, suç tarihinde Erdoğan'ın Yakın Koruma Müdürlüğünü yapan Zeki Bulut ile Hurşit Gölbaşı, Ahmet Türer, Seyit Saydam, Harun Yavuz ve İbrahim Sarır hakkındaysa atılı suçları işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeterli, şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle beraat talebinde bulundu.

Savcı Yavuz mütalaasında, suç tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı Teknik Şubede görevli polis memuru İlker Usta ve aynı şubenin Müdür Yardımcısı Sedat Zavar'ın, eylem birliği içerisinde, Erdoğan'ın Keçiören'deki çalışma ofisinde 28 Aralık 2011'de, Çankaya'daki Resmi Konut makam odasında ise bir gün sonra MİT görevlilerince bulunan dinleme cihazlarını, çoklu prizlerin içine yerleştirdiklerini ifade ederek, cihazlarla Başbakanın telefon görüşmelerinin yanı sıra aleni olmayan konuşmalarının da dinlenebildiğine işaret etti.

Ayrıca bu ortamda gerek telefon ve gerekse diğer görüşmelerin, devletin güvenliği veya iç ve dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri de içerebileceğini vurgulayan Savcı Yavuz, sanıkların bu şekilde dinleme cihazlarını yerleştirdikleri tarihten, bulunma tarihine kadar olan sürede, Erdoğan'ın haberleşme gizliliğini ihlal ettikleri, aleni olmayan konuşmalarını rızası olmaksızın aletle dinlemiş oldukları, bu şekilde tek bir fiille birden fazla farklı suçun oluşmasına yol açtıklarını kaydetti.

Yavuz, bu sebeplerle Zavar ve Usta'nın "kamu görevlisinin haberleşmenin gizliliğini ihlali" ve "siyasi ve askeri casusluk" suçlarından 23'er yıla kadar mahkum edilmelerini istedi.

Savcı Yavuz ayrıca, sanık Palaz'ı da dinleme cihazlarının yerleştirilmesi sırasında teknik destekte bulunmak ve TÜBİTAK'taki rapora etki ederek, cihazların bulunmasından sonra, yerleştirilme tarihlerinin tespitini engellemek, böylece sanıkların fiillerine yardım etmekle suçlayıp, 9 yıl 6 aya kadar hapsini talep etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın avukatları Muammer Cemaloğlu ve Burhanettin Sevencan, savcının beraat yönlü düşüncesine iştirak etmediklerini, Hurşit Gölbaşı ve Seyit Saydam dışındaki sanıkların cezalandırılmasını istediklerini bildirdi.

Başbakanlığın avukatı İsmail Uluyol da aynı açıklamayı yaptı.

Savcının beraatını istediği sanıklardan Mehmet Yüksel ve Zeki Bulut'un avukatları, müvekkillerinin suçlama konusu hiçbir eyleme katılmadıklarını ve görevlerini ihmal etmediklerini ifade ederek, beraat talebinde bulundular.

Hurşit Gölbaşı, İbrahim Sarı, Ahmet Türer ve Seyit Saydam'ın avukatları savcının görüşüne katıldıklarını bildirirken, sanık Harun Yavuz'un avukatı Emrah Şeyhanlıoğlu, müvekkilinin atılı suçu işlemediğinin delillerle sabit olduğunu, bu sebeple "suç işlemediği" gerekçesiyle beraat kararı verilmesini istedi.

Sanık Hasan Palaz'ın avukatı Gökhan Güni, savcının görüşüne katılmadığını belirterek, "Müvekkilimin, böceğin konulmasına yönelik teknik destek verdiği iddia ediliyor. Buna ilişkin cumhuriyet savcısı delil koyabilirse, cübbemi çıkarırım. Savcılık makamının bu kadar belgesiz ve delilsiz çalışmaması gerekiyor. Yazılı savunma için süre talep ediyoruz" dedi.

Sanıklar İlker Usta ve Sedat Zavar'ın avukatları Hasan Hüseyin Taşpınar ve Mehmet Sürer de savcının görüşüne katılmadıklarını açıklayarak, savunma için süre talebinde bulundular.

Mahkeme heyeti, İlker Usta ve Sedat Zavar'ın tutukluluklarının devamına, bazı sanık avukatlarına esas hakkındaki savunmalarını yapmaları için süre verilmesine ve sanık Ahmet Türer hakkındaki adli kontrol kararının kaldırılmasına karar vererek, duruşmayı 26 Haziran 2015, saat 10.00'a bıraktı.

-İddianame

İddianamede, dinleme cihazlarının, 2011'de Başbakanlığın onayı ile MİT ekibinin Erdoğan'ın Keçiören'deki ikametgahı, AK Parti Genel Merkezi, Başbakanlık Merkez Bina ve Başbakanlık Resmi Konut'taki çalışma ofislerinde, gizli dinleme ve gözetleme sistemlerine karşı teknik arama çalışmaları sırasında, çoklu prizler içine yerleştirilmiş olarak bulunduğu kaydediliyor.

Sanıklardan Ali Özdoğan, Sedat Zavar, Serhat Demir, Ahmet Türer, Enes Çiğci ve İlker Usta'ya, "Başbakan'ı siyasi casusluk amacıyla dinlemek, kamu görevlisinin özel hayatın gizliliğini ihlal, kişiler arasındaki konuşmaları kaydetmek" suçları yöneltiliyor ve 21'er yıldan 36 yıl 6'şar aya kadar mahkumiyetleri isteniyor.

Sanıklar Harun Yavuz, İbrahim Sarı, Hurşit Gölbaşı, Seyit Saydam, Mehmet Yüksel, Zeki Bulut ve Hasan Palaz'ın ise aynı suçların işlenmesine yardım ettikleri belirtiliyor.

Sanıklardan, dönemin Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı Teknik Şube Müdürü Ali Özdoğan, dönemin Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanlığı Güvenlik Sistemleri Büro Amiri Emniyet Amiri Serhat Demir ve dönemin Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı Teknik Şube Müdürlüğünde görevli Komiser Yardımcısı Enes Çiğci halen firari bulunuyor.

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)

hilmi

metodu kendim buldum diyor /yani islama sormamış /amerikada ki de metodu kendi bulmuştu

Görüş Bildir Bizimle Paylaş