SON HABERLER
Sol Ok
Sağ Ok
ANASAYFAGÜNDEMPOLİTİKADÜNYAGÜNCELEKONOMİYAŞAMGEZİSPORRAMAZANÇEVİRİSAĞLIKKÜLTÜRFOTOVİDEO

Cihangir Yıldırım

Bir aile devleti: Tacikistan


5.3.2018 1

Tacikistan, SSCB'nin 15 cumhuriyeti arasında en yoksul ülke konumunda idi ve bu tablo günümüzde de aynı şekilde devam ediyor. Ülke, 1992-1997 arasında yaklaşık 100,000 kişinin hayatını kaybettiği bir iç savaş geçirmiş ve bu iç savaşın yaraları henüz sarılamamıştır.

Yaklaşık 9 milyonluk bir nüfusa sahip olan ülkenin neredeyse yarısı 15 yaşın altındadır. Rusya'da çalışan Tacik vatandaşların sayısı ise 1 milyondan fazladır. Büyük kısmı dağlık alanlardan oluşan Tacikistan'ın yalnızca %7'lik kısmı ekilebilir alanlardan oluşuyor.

“Yüzyılın inşaatı” olarak nitelendirilen, Tacikistan ekonomisine en büyük katkıyı yapacak olan ve bittiğinde dünyanın en büyük barajı olacak Rogun Barajı'nın projesi 1970'lerde çizildi. Barajın, Türkmenistan, Afganistan ve Özbekistan'ın da içerisinden akan Amu Derya (Ceyhun) nehri üzerine yapılması planlandı. Plana göre 2012'de bitmiş olması gereken baraj, ekonomik durumun zayıflığından ve dönemin Özbek Cumhurbaşkanı İslam Kerimov tarafından yapılan savaş tehditleri nedeniyle hâlâ bitirilememiştir. Şevket Mirziyoyev'in göreve gelmesi ile su kaynakları üzerinde daha yapıcı bir rol oynayan Özbekistan ile birlikte, Rogun barajının yapımına hız verildi. Bittiğinde 335 metrelik uzunluğu ile dünyanın en büyük barajı olacak Rogun barajına, Tacik ekonomisinin kurtuluşu olarak bakılıyor.

Özellikle ekonomi ve güvenlik alanında Rusya'ya bağlı olan Tacikistan'da, Özbekler ile yaşanan etnik problemler, yoksulluk ve uyuşturucu sorunu göze çarpmaktadır. Bunun yanında ülke, 1992'den beri ülkeyi yöneten ve her geçen yıl koltuğunu sağlamlaştıran İmam Ali Rahman'ın Müslüman topluluklara yaptığı baskı ile gündeme gelmektedir.

1991 yılında bağımsızlığını kazanan Tacikistan'ın ilk Cumhurbaşkanı Rahman Nabiyev, Tacik iç savaşının ilk aylarında istifa etmişti. Bunun üzerine bağımsızlığın kazanılmasından 1 yıl sonra İmam Ali Rahman göreve başladı ve 1992'den beri Tacikistan'ın Cumhurbaşkanı olmaya devam etti. 1992-1997 arasında ülkede bir iç savaş yaşandı ve yaklaşık 100,000 insan hayatını kaybetti. İmam Ali Rahman, 1999'da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerini %97 ile, 2006'daki Cumhurbaşkanlığı seçimini ise %80 ile kazandı.

İmam Ali Rahman yönetimi, son yıllarda camilere getirilen sıkı denetim, başörtüsüne getirilen kısıtlamalar ve çocuklara konulacak isimlere müdahale etmesi ile gündeme geldi.

Ocak 2018'de yapılan yasa değişikliğine göre camilere ve dini derneklere, varlıkları ve vergileri hakkında Tacik hükümetine bilgi verme zorunluluğu getirildi. Şu anda camii imamlarının büyük kısmı, cemaatin gönüllü bağışları ile imamlık yapıyor ve sadece büyük camilerde görev yapan 265 imamın maaşı Tacik hükümeti tarafından ödeniyor.

5 Şubat 2018'de, Tacikistan Din ve Gelenek İşleri Komitesi tarafından 4,000 camiinin 1938'i gerekli izin belgelerinin olmaması nedeniyle ibadete kapatıldı. Kapatılan camiler ise yerel yönetimlerin vereceği karar doğrultusunda kültür evi, çay evi, kuaför, sağlık merkezi veya kreş olarak kullanılacak. Ayrıca 2011'den beri 18 yaşın altındaki erkeklerin Cuma namazlarına katılması ise yasak.

İslami Uyanış Partisi başkanı Muhiddin Kabiri, 2014'te yaptığı bir açıklamada, Tacikistan'da camii inşa etmek için en az 50,000 imza toplanmak zorunda olduğunun kendisine söylendiğini ifade etmişti.

2015'te İmam Ali Rahman, başörtüsü hakkında yaptığı bir açıklamada “Başörtüsü takmak, bize yabancı olan kültürleri körü körüne taklit etmektir. İnsan kaçakçılığında, uyuşturucu ticaretinde başörtüsü takıldığına dair elimizde birçok örnek mevcut ve bu Tacik kadınların kültür ve onurundan uzak olmalı. Başörtüsü kabalığın ve zayıf eğitimin bir göstergesi” demişti.

Eski Kültür Bakanı Şemseddin Orumbekzâde de başörtüsü için “başörtülerin altında bir şeyler saklanabileceği için İslami kıyafetler oldukça tehlikeli” ifadesini kullanmıştı.

2016'da Khathlon bölgesinde güvenlik güçleri tarafından yapılan açıklamaya göre, 1700 kız çocuğu ve kadın durdurulup başörtülerini çıkarmaları konusunda ikna edildi.
Ayrıca Tacik gelenek ve göreneklerine uygun olmadığı gerekçesiyle kadınlara siyah elbise giyilmemesi için yerel yönetimler tarafından uyarılar yapılmaktadır. Ocak 2016'da 160 dükkân, Tacik geleneklerine uygun elbiseler satmadığı gerekçesiyle kapatılmıştı.

Ağustos 2017'de Tacik yetkililer tarafından yapılan açıklamaya göre başkent Duşanbe'de 8000'den fazla kadın durdurulmuş ve başörtüsü bağlama biçimi ile alakalı müdahalede bulunulmuştur. Başörtüsünün arkadan bağlanması ve boynun gözükmesi gerektiği konusunda uyarılar yapıldı. Söz konusu şekle göre başörtüsü bağlamamanın resmi olarak bir cezası ise henüz yok.

Eylül 2017'de ise ülke genelinde Tacik vatandaşlarına operatörler aracılığı ile “geleneksel Tacik giysilerine sahip çık”, “Tacik kültürüne saygı duy”,” geleneksel kıyafetleri giyerek Tacik kültürüne olan saygını göster” gibi mesajlar atıldı. Eğitim kurumlarında erkeklerin sakal bırakması ve kadınların da başörtüsü takması uzun süredir yasak.
Bir diğer kısıtlama ise isimlere yönelik yapıldı. Mayıs 2015'den itibaren Arapça ve Türkçe isimleri çocuklara konulmaması gerektiği tartışmaya açıldı. Kız çocukları için Sümeyye, Ayşe ve Asiye; erkek çocuklar için ise Muhammed, Ebu Bekir ve Yusuf isimleri Tacikistan genelinde çok tercih edilen isimler olduğu biliniyor. Mecliste yapılan oturumlarda Arapça kökenli isimlerin Tacik kökenli isimler ile değiştirilmesi teklif edildi.

İmam Ali Rahman Mart 2007'de, Rahmanov olan soyadını Rahman olarak değiştirdi ve Taciklere kendi kültür ve ulusal köklerine dönmeleri konusunda çağrılarda bulundu.

Ocak 2016'da, Tacikistan Adalet Bakanı Rüstem Şah Murat, özellikle Arapça kökenli “yabancı” isimlerin Tacik toplumunda bölünmelere yol açtığını söylemişti. Tacik hükümeti yaklaşık 4000 isimlik bir katalog hazırlayarak ailelerden bu katalogdaki isimleri çocuklarına koymasını istemişti.

Hac vazifesini yerine getirmek için 2015'e kadar 35 olan yaş sınırı, Haziran 2017'de 40'a çıkarıldı.

Dini faaliyetlere yönelik kısıtlamalar, İslami Uyanış Partisi'ni de olumsuz etkiledi. 1990'da kurulan parti, 1999'da ülkenin en büyük ikinci partisi konumundaydı.
İslami Uyanış Partisi, 2006'daki başkanlık seçimini, seçimlerin adil olmayacağı gerekçesiyle boykot etti. Seçimi %80'lik oy oranı ile İmam Ali Rahman kazandı.
2010'daki parlamento seçimlerinde ise İslami Uyanış Partisi %8 oy alarak 63 sandalyeli mecliste 2 koltuk almayı başardı.

2013'teki cumhurbaşkanlığı seçiminde İslami Uyanış Partisi, adaylık için gerekli olan 210,000 imzayı toplayamadığı gerekçesi ile seçimde aday çıkartamadı. Partiye göre açıklanan 202,000 kişilik imza, gerçek sayıyı yansıtmıyordu ve İmam Ali Rahman'ın partisine mensup yerel yönetimler tarafından imza toplanmasının engellendiği belirtiliyordu. İmam Ali Rahman, Mart 2013'teki cumhurbaşkanlığı seçimini yaklaşık 3 milyon seçmenin oyunu alarak, %84'lük oy oranı ile kazandı.

Nisan 2014'te, İslami Uyanış Partisi, Tacik hükümeti tarafından kendilerine baskı yapıldığını ve faaliyetlerinin tehditlerle engellenmeye çalışıldığını açıkladı. Bu süreçte Muhiddin Kabiri'nin eşine ait olan başkent Duşanbe'deki bir alışveriş merkezi, şehrin spor salonuna ihtiyacı olduğu gerekçesiyle Kabiri ailesinin elinden alınıp spor salonuna çevrildi.

Temmuz 2014'de, Tacik Cumhurbaşkanı İmam Ali Rahman'a yakın Jumhuriyat gazetesinde, İslami Uyanış Partisi başkanı Muhiddin Kabiri'ye karşı tehdit içeren bir yazı kaleme alındı. Yazıda, Muhiddin Kabiri'nin önünde Mısır'daki Müslüman Kardeşler lideri Muhammed Mursi gibi bir örnek olduğunu ve Muhiddin Kabiri'nin bu örneği takip etmemesi gerektiğini ima eden bir yazı kaleme alındı. Yazıda Muhammed Mursi'nin yükselişi ve düşüşü ele alındı ve sadece 1 yıl yönetimde kalabildiği ifade edildi.
Bu yazı ile birlikte İslami Uyanış Partisi'ne yönelik baskılar arttı ve partinin seçim kampanyaları engellendi. Parti üyeleri çeşitli mitinglerde kimliği belirsiz kişilerce saldırılara uğradı ve mitingler engellenmeye çalışıldı. Partinin Hucend bölgesi dâhil olmak üzere birçok temsilciliği de Tacik hükümeti tarafından kapatıldı.

İslami Uyanış Partisi, Mart 2015'teki parlamento seçimlerinde %5'lik seçim barajının altında kalarak %1,6'lık oy oranı ile parlamentodaki 2 sandalyesini de kaybetti. Yine bu süreçte Tacik medyasına göre Suriye'ye giden yabancı savaşçıların İslami Uyanış Partisi üyesi olduğu ve direkt olarak bu partiden savaşmaya gittiği yönünde haberler servis edildi.

Ağustos 2015'te, Tacikistan Adalet Bakanlığı, İslami Uyanış Partisi'nin hukuki olarak faaliyetlerine devam edemeyeceğini açıkladı.

Eylül 2015'te, başkent Duşanbe'de polis merkezine düzenlenen ve 26 kişinin ölümü ile sonuçlanan bombalı saldırıdan sonra Tacik hükümeti İslami Uyanış Partisi'nin suçladı ancak İslami Uyanış Partisi ise bu iddiaları reddetti. Aynı ay içerisinde siyaset yasağı konan İslami Uyanış Partisi'nin üst düzey 23 yöneticisi tutuklandı ve parti Tacik Anayasa Mahkemesi tarafından terör örgütü olarak ilan edildi. Bu karardan sonra da partinin Tacikistan genelindeki 58 şubesinin faaliyetlerine son verildi.
Partinin lideri Muhiddin Kabiri ise bir süre Türkiye'de yaşadı. Ancak Muhiddin Kabiri, Türk-Rus ilişkilerinin yeniden düzelmeye başladığı 2016 yılının sonlarına doğru, Rusya'nın da girişimleri ile sınır dışı edildi. Şu anda ise Almanya'da olduğu tahmin ediliyor.

İmam Ali Rahman ise diğer yandan koltuğunu sağlama almaya yönelik adımları atmaya devam ediyor. Kasım 2015'de kabul edilen yasaya göre, İmam Ali Rahman'a “Ulusun Lideri” unvanı verildi. Bu unvanla birlikte hem kendisi, hem de ailesi için ömür boyu hukuki ve cezai dokunulmazlık sağlandı. Yine bu unvana sahip olmasından dolayı emekli olduktan sonra dâhi hükümetlerin faaliyetlerini gözetleme ve denetleme yetkisi kendisine verildi.

Nisan 2016'da kabul edilen yasaya göre 16 Kasım'ın “Başkanlar Günü” olarak kutlanması kararlaştırıldı. İmam Ali Rahman, Başkanlar Günü'nün, barış ve Tacikistan'ın birliği için siyasi olarak büyük bir katkı olacağını belirtti.

Mayıs 2016'da anayasa değişikliği için ülke referanduma gitti. %94'lük bir oran ile kabul edilen değişikliğe göre, 26 yıldır ülkeyi yöneten Cumhurbaşkanı İmam Ali Rahman'a özgü olmak üzere herhangi bir kısıtlama olmadan cumhurbaşkanlığına aday olabilmesinin önü açıldı. Dolayısıyla “Ulusun Lideri” unvanına sahip İmam Ali Rahman'a, bir kişinin iki defadan fazla cumhurbaşkanı seçilmesini yasaklayan madde uygulanmayacak.

Öte yandan İmam Ali Rahman'ın kızı Ozoda Rahman, 2009-2014 arasında ülkenin dışişleri bakan yardımcılığı, 2014'ten sonra ise dışişleri bakanı birinci yardımcısı görevlerinde bulundu. Ozoda Rahman'ın eşi Cemaleddin Nuraliev ise Tacikistan ulusal Bankası'nın başkan yardımcılığı görevinde bulunuyor.

İmam Ali Rahman'ın diğer kızı Zarrina Rahman ise Tacikistan Ulusal Televizyon kanalında sunuculuk yapıyor. Rahman'ın bir diğer kızı Tahmina Rahman da Tacikistan Kalkınma Bankasını'nın başında bulunuyor.

Rahman'ın kayınbiraderi Hasan Asadullozoda ise Orta Asya'nın en köklü bankalarından Orienbank'ın başında bulunuyor. İmam Ali Rahman'ın amcası Matlubhan Devletov ise Devlet Başkanı müsteşarı konumunda.

Ayrıca cumhurbaşkanlığına aday olma yaşını 35'ten 30'a indirecek yasa tasarısı Şubat 2018 itibari ile Tacik meclisinde görüşme halinde. Yasa kabul edildikten sonra, 2020 yılında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde İmam Ali Rahman eğer kendi isteği ile görevini terk ederse, seçim zamanında 33 yaşında olacak oğlu Rüstem İmam Ali da aday olabilecek.



    YORUM YAZ

YORUMLAR

Foto Galeriler Videolar Yazarlar Günün Özeti
TİMETÜRK SON HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
TİMETÜRK AJANS HABERLERİ
SON YORUMLANANLAR