Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık:

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık:

29.05.2015 00:50:59
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Kürt kardeşleriyle aynı duyguları sadece AK Parti'nin paylaştığını, ne CHP, ne HDP, ne de MHP'nin bu duyguları paylaşmadığını belirterek, "O baskının, zulmün olduğu günlerde devletin her yaptığını meşru gösteren medya, bugün Selahattin Demirtaş'ı adeta demokrasi kahramanı gösteriyor" dedi.

Kanaat önderleriyle İzmit ilçesindeki restoranda düzenlenen yemekte bir araya gelen Işık, Türkiye'de 2002'de "Kürdüm" demenin bile cesaret istediğini, insanların "Cezaevindeki oğlumla Kürtçe konuşmak istiyorum" dediği zaman vatana ihanet etmiş gibi suçlandığını söyledi.

Şimdi birilerinin yalancı pehlivan gibi ortada dolaştığını dile getiren Işık, o günlerde "Olağanüstü hali kaldırın, başka bir şey istemiyoruz" denildiğini, olağanüstü hali AK Parti'nin kaldırdığını anımsattı.

Işık, AK Parti'nin Kürtçe konuşmanın önündeki engelleri kaldırdığını, devletin ret, inkar ve asimilasyon politikalarına son verenin Recep Tayyip Erdoğan ve partisi olduğunu vurgulayarak, Doğu ve Güneydoğu'da gitmediği il olmadığını, teşkilat görevi dolayısıyla her birine en az iki defa gittiğini anlattı.

Bir gün Batman'dan çıkıp Hasankeyf, Gercüş ve Midyat'a gittiklerini ve gece de Mardin'e geçtiklerini aktaran Işık, "Mardin İl Başkanı da yanımda o zaman. Dedi ki 'Başkanım, bundan birkaç sene önce bırakın buradan Midyat'a gitmeyi, gündüz saatinde bile en az beş aramadan geçiyorduk.' O zaman bu HDP'lilerin, BDP'lilerin hiç sesi bile çıkmıyordu. O zaman 'HDP'liyim' demek, büyük cesaret işiydi. Eğer bugün bunlar 'Biz HDP'liyiz' falan diyorlarsa, bunu bilin ki Tayyip Erdoğan'ın 'Bu ülkede Kürt realitesini tanıyoruz ve bu sorunu mutlaka çözeceğiz' iradesinin sonucudur" ifadesini kullandı.

"Şimdi kalkmışlar, Tayyip Erdoğan'ı suçlamaya çalışıyorlar" diyen Işık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ya bu memlekette ret, inkar ve asimilasyon politikalarına son veren lider Recep Tayyip Erdoğan'dır. Parti de AK Parti'dir. O günden bugüne kadar Kürtçe televizyonu kim getirdi? AK Parti getirdi. Kürtçe televizyonun Mecliste kanunu çıkarılırken MHP, şiddetle itiraz etti. Şimdi kol kolalar ama en şiddetli itirazı MHP yaptı. 'Ülkeyi bölüyorsunuz.' Kürtçe televizyon geldi de ülke bölündü mü? Aksine kardeşliğimiz güçlendi, değil mi?

Diyarbakır'daydım geçen hafta, sokaklarda hem Kürtçe hem de Türkçe afişler var. Her şey rahat, serbest. Bu ortamı Türkiye'de kim sağladı? AK Parti sağladı. Eğer AK Parti özgürlükler ortamını genişletmeseydi, bunların hiçbiri olmazdı. Devlet, 'Terörle mücadele ediyorum' deyip, insanların üzerindeki baskısını kaldırmasaydı, HDP, bugünkü şımarıklıkların hiçbirisini yapabilir miydi? Biz dedik ki 'Devlet, ceberut olmayacak, vatandaşına şefkatle yaklaşacak, hukuksuz hiçbir işlemin uygulayıcısı olmayacak.' Allah'a şükürler olsun, devlet bu işlerden çekildi."

- "Kim ve ne değişti?"

Kürt halkının muhafazakar, dinine ve diyanetine bağlı olduğunu belirten Işık, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın dinle, diyanetle uğraşmaya başladığını öne sürdü.

"O baskının, zulmün olduğu günlerde devletin her yaptığını meşru gösteren medya, bugün Selahattin Demirtaş'ı adeta demokrasi kahramanı gösteriyor" diyen Işık, şunları kaydetti:

"Kim ve ne değişti? Daha düne kadar bu bölge insanına yapılan her türlü eziyeti, 'Ama devlet, terörle mücadele ediyor, kendisine silah sıkanla tabii ki mücadele edecek' diye, her türlü hukuk dışılığı savunan, bunu manşetlere taşıyan medya grubu, acaba ne değişti de bugün Selahattin Demirtaş'ı cilalayıp, boyayıp milletin önüne çıkarıyor? Sizce bir tuhaflık yok mu bu işte? Tuhaflık var. 'Ey Selahattin Demirtaş, sen değişeceksin, ben de seni destekleyeceğim.' Bir kere Kürt halkı muhafazakardır. Sen bu muhafazakar yapıyla mücadele edeceksin. Adam kalktı, dinle, diyanetle uğraşmaya başladı. Diyanet İşleri Başkanı'yla uğraşıyor, ya sana ne kardeşim?

Işık, Kürt kardeşinin köyüne su ve yol götürülmediğinde güceneceğini, camiye imam vermeyince de küseceğini anlattı.

"Çünkü bunların (muhalefet partileri) kökü, milletimizin kökünden değil, bunların anlayışı milletimizin anlayışından değil" ifadesini kullanan Işık, "Mevlana Hazretleri'nin o kadar güzel bir sözü var ki... Diyor ki: 'Önemli olan aynı dili konuşmak değil, aynı duyguları paylaşmaktır.' Bugün Kürt kardeşlerimizle aynı duyguları paylaşan sadece AK Parti'dir. Ne HDP'dir, ne CHP'dir, ne de MHP'dir. Bugüne kadar bu ülkede yasakları bir bir kaldıran AK Parti'dir" şeklinde konuştu.

Kürtlüğü sadece ırk ayrımına indirgemenin memleketin hiçbir zaman hayrına olmadığını, bundan sonra da olmayacağına dikkati çeken Işık, Türklüğü de Kürtlüğü de ırk ayrımı noktasına düşürdüğü için ülkenin 80 yıl sıkıntı çektiğini söyledi.

- "AK Parti, bu ülkede özgürlükleri teminat altına alan parti oldu"

Işık, HDP'nin Eskişehir'de gösterdiği adayın eş cinsel olduğuna işaret ederek, "Ne diyor adam? 'Eş cinsel evliliklerin yasalaşması için mücadele edeceğim.' Kocaeli'deki Kürt kardeşlerim bunlara oy verirse acaba neyi desteklemiş olacak? Hiç şaka, polemik de yapmıyorum. Adamın kendi açıklamasını söylüyorum. Diyor ki: 'Seçilirsem eş cinsel evliliklerin yasalaşması için mücadele edeceğim.' Peki kimin oyuyla yapacak? Bir tanesi kalkıyor, dinle, diyanetle ilgili öyle şeyler söylüyor ki insanın aklı almıyor" değerlendirmesinde bulundu.

HDP'nin Güneydoğu'da muhafazakar, Batı'da da eş cinsel aday gösterdiğini savunan Işık, "Ulusalcı Kemalist CHP'lileri getiriyorlar, listelerin başına koyuyorlar, ondan sonra da 'Muhafazalar Kürt seçmen gelsin, bize oy versin, barajı aşalım, HDP barajı aşsın.' HDP, bu listelerle barajı aşacak da memlekete ne hayır gelecek? Aksine HDP, bu listelerle barajı aşamazsa bir daha HDP eş cinselle, lezbiyenden, şundan, bundan liste yapmaz" görüşünü paylaştı.

Işık, Çözüm Süreci'nin mimarının AK Parti olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:

"AK Parti olmasaydı, bırakın Çözüm Süreci'ni, şu son 12 yılda elde edilen haklar elde edilebilir miydi? Sadece Kürtçe'yle ilgili, sadece bölgenin yaşadığı sıkıntılarla ilgili değil, inancımızla, ibadetimizle ilgili... Bu memlekette sekizinci sınıfa kadar Kuran kursuna gitmek yasaktı. Peki bunları kim ortadan kaldırdı? AK Parti. AK Parti, bu ülkede özgürlükleri teminat altına alan parti oldu ama birileri fena halde rahatsız oldu, birileri bu memleketin kaynaklarını kısa yoldan kendi şeyine aktarma işini artık yapamıyor, birileri rant ekonomisinden köşeyi dönmüştü. Şimdi onlara ekmek yok."

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)

ibrahim geçer

BU memleketin paralarını yurt dışına kaçıranlar Türkiye'nin en büyük gazetelerine patron oluyorlar. Bu ülkeye yüksek rakamlarda paralar getiren Reza asıl hırsızların saldırısına uğruyor. Hırsız arıyorsanız hırsız var diye bağıranlara bakın.