Beynin köprüsü 'Corpus Callosum' hakkında ne biliyoruz?

Beynimizin iki yarısının arasında, sıvıyla dolu olan ve sadece corpus callosumun geçtiği bir boşluk var. Corpus callosum, bilgileri her iki tarafa da getirip götüren sinirsel bir lif köprüsü. Beynimizin Lobları birbirleriyle konuşamadığında, beyin farklı şekilde uyum sağlıyor.

17.11.2020 16:02:34

Beynimizin Lobları Birbirleriyle Konuşamadığında, Beyin Farklı Şekilde Uyum Sağlıyor

Corpus callosum, beynin her iki lobu arasındaki bilgi iletişimini sağlayan sinir ağlarından oluşan yapıdır.

Beynimizin iki yarısının arasında, sıvıyla dolu olan ve sadece corpus callosumun geçtiği bir boşluk var. Corpus callosum, bilgileri her iki tarafa da getirip götüren sinirsel bir lif köprüsü.

Fakat bazı insanlar bu yapı olmadan doğruyor. Yani normalde sol ve sağ yarımküreler arasında bilgi taşıyacak yaklaşık 190 milyon aksondan meydana gelen bu olağan nöral otoyoldan yoksunlar.

Yapılan çalışmaların gösterdiğine göre, bu önemli bağlantının hiç gelişmediği bireylerde beyin kendini yeniden yapılandırıyor ve sinyalleri diğer beyin bölgelerine yeniden gönderen, tamamen yeni bağlantı güzergâhları oluşturuyor; bu sayede de iletişim akışını orta ve ön beyin aracılığıyla devam ettiriyor.

Bazı durumlarda Probst yığınları şeklinde adlandırılan ve beynin iki yarımküresini tekrar bağlamaya yarayan bu yeni lifler, corpus callosumun yerini mükemmel şekilde almıyor fakat İsviçre'deki Cenevre Üniversitesi'nde (UNIGE) çalışan sinirbilimci Vanessa Siffredi, “İki yarımküre arasındaki iletişim, dikkate değer biçimde devam ediyor” diye açıklıyor.

Süreç hakkında hâlâ bilinmeyen pek çok şey olsa da, Siffredi ve meslektaşlarının yaptığı yeni bir araştırma, corpus callosumu olmayan çocuklarda beyin esnekliğinin çok daha derinlere uzandığını ortaya çıkarıyor.

Avustralyalı çocuklar üzerinde yapılan bir araştırmanın tarama sonuçları, corpus callosumun bulunmadığı beyinlerin, genel çalışmalarını sürdürmeye yardımcı olması amacıyla her iki yarımkürede de kayda değer miktarda yeni bağlantı oluşturduğunu gösteriyor.

Her 4.000 kişiden yaklaşık biri, (genelde 10 santimetre boyutunda olan) corpus callosum olmadan doğuyor. Bu yapı, ilk olarak gebelik döneminin yaklaşık 20'nci haftasına kadar rahimde oluşuyor.

Corpus callosum olmadan doğan insanların yaklaşık yarısı, öğrenme ve hatırlama güçlüğü yaşıyor. Bazılarında ise arkadaşlarına oranla dikkat eksikliği ve düşük algısal esneklik de görülebiliyor.

Diğerleriyse daha ciddi derecede bile etkilenebiliyor. Bu teşhise sahip insanların çeyreğinde de herhangi bir sorun görülmüyor.

Sağlıklı bir beyinde (üstte), iki yarımküre de kırmızıyla gösterilen corpus callosum lifleriyle bağlanıyor. Bu lifler, corpus callosum bulunmayan bir beyinde yer almıyor (aşağıda).

unige_143873

Kaynak: popsci

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)