Başbakan Yardımcısı Babacan: (2)

Başbakan Yardımcısı Babacan: (2)

27.05.2015 12:01:46
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, otomotiv işçilerinin eylemine yönelik, "Bugün için sevindirici olan, her kesimin sağduyusu ile belli bir noktada bu konunun uzlaşma ile tamamlanmasıdır. Önemli olan bugün için budur" dedi.

Babacan, A Haber Televizyonunda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Babacan, çeşitli illerdeki otomotiv işçilerinin eylemi hakkındaki düşüncelerinin sorulması üzerine, sektörün ekonomi ve ihracatın can damarı olduğunu söyledi.

Yaşananların hukuki anlamda bir grev olmadığına dikkati çeken Babacan, "Bu olanların hukuki bir zemini yok ama Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, işverenler ve sendikaların sağduyulu yaklaşımı ile bu yönetildi" diye konuştu.

Babacan, otomotiv işçilerinin eyleminin ekonomi üzerinde olumsuz etkisi olduğunu ifade etti. Olayın zamanlama açısından da incelenmesi gerektiğini kaydeden Babacan, "Bugün için sevindirici olan, her kesimin sağduyusu ile belli bir noktada bu konunun uzlaşma ile tamamlanmasıdır. Önemli olan bugün için budur" ifadelerini kullandı.

Babacan, bu konuda devletin bir taraf olmadığına da dikkati çekerek, "Devlet olarak toplu sözleşme döneminde devreye giriyoruz. O sözleşme yapıldıktan sonra 2 yıl devlet devrede değil. Bu sendikaların işverenlerle olan bir sorunuydu. Bir yandan çalışanlarımız ve sendikaların olumlu yaklaşımı bir yandan da işverenimiz bir miktar fedakarlığı konuyu daha iyi bir noktaya getirdi" değerlendirmesinde bulundu.

- "Birkaç yıldır enflasyonun ana belirleyicisi gıda fiyatları"

Babacan, enflasyondaki beklentisinin sorulması üzerine de Merkez Bankasının bu konuda yüzde 7 tahminlerine atıfta bulundu.

Piyasa analizlerinde de benzer rakamların olduğunu kaydeden Babacan, "Son birkaç yıldır enflasyonun ana belirleyicisi gıda fiyatları oldu. Bir dönem yaşanan kuraklık, bazı ürünler için rekabetin yeterince oluşamaması da fiyatların artmasına sebep oldu" dedi.

Babacan, ithalat ve ihracat politikaları belirlenirken gıda arz güvenliğinin dikkate alınması gerektiğine işaret ederek, bu noktada Gıda Ürünleri Arz Güvenliği Komitesi'ni kurduklarını anımsattı. Babacan, enflasyonu düşürme noktasında Komitenin önemli bir yer tuttuğunu belirtti.

Konunun hassasiyetine dikkati çeken Babacan, çalışan nüfusun yüzde 25'inin tarımla uğraştığına işaret etti.

- "Merkez Türkiye Projesi içinde tutarsızlık barındırıyor"

Başbakan Yardımcısı Babacan, CHP'nin Merkez Türkiye Projesi hakkında da değerlendirmelerde bulunarak, projenin CHP'nin iç tutarsızlıklarını ortaya koyduğunu söyledi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "4 yıl verin yeter" dediğini hatırlatan Babacan, salon toplantılarında ise 20 yıllık projelerden bahsettiğini dile getirdi.

Babacan, çelişkili durumlarda işin kredibilitesinin de kalmayacağını vurgulayarak, "Bu projeler ana muhalefet partisinin samimiyetle ve uygulanabilir olduğunu düşünerek ortaya koyduğu projeler değil. Sadece seçime 3-5 kala acaba son bir kafa karıştırabilir miyiz? diye beyhude çabalar. Bunları böyle görmek lazım. Türkiye için zaten gereken neyse bu bizim 25 Dönüşüm Programımızda var" ifadelerini kullandı.

Babacan, bu projelerin derin analizler sonucunda oluştuğuna inanmadığını belirterek, kendilerinin 2002'den bu yana hayal bile edilemeyenleri hayata geçirdiklerini söyledi.

Maaşlara yapılacak zamdan daha önemli olanın paranın satın alma gücü olduğunu kaydeden Babacan, kendi dönemlerinde asgari ücret ile memur ve emekli maaşlarının satın alma gücünün çok çok arttığının altını çizdi.

- "Yüzde 4'lük büyüme hala gerçekçi"

Türkiye'nin yapısal reformlarla potansiyel büyümesini artırması gerektiğini ifade eden Babacan, maliye ya da para politikasıyla büyümeye çalışılmasının kısa vadeli ve riskli olduğunu söyledi.

Babacan, yüzde 4'lük büyüme hedefinin gerçekçi olup olmadığı sorusuna karşılık, şöyle konuştu:

"Hala gerçekçi. Herhangi bir endişemiz yok. İddialı mı iddialı, zor mu zor ama artık ulaşılamaz bir hedef değil. İlk çeyrek, Türkiye ve dünyada sıkıntılı bir dönemdi. Piyasa üzerinde bütün bunların getirdiği bir tedirginlik oldu. Bunun neticesinde belki yatırımlar, iç tüketim arzu ettiğimiz, planladığımız seviyede olmamış olabilir. Dolayısıyla 10 Haziran'da açıklanacak birinci çeyrek büyüme rakamları belki çok tatmin edici rakamlar olmayabilir. Piyasa beklentileri çerçevesinde bir büyüme rakamı ilk çeyrek için olabilir.

İkinci çeyrekte ekonomik aktivite biraz değişmeye başladı. İlk 3 ayın durgunluğu bir bakıma ikinci 3 ayda biraz aşılmış durumda. hele hele seçimleri atlatalım, seçimin heyecanı tedirginliği ortadan kalksın, yeniden tek başına güçlü bir iktidar, yeni bir AK Parti hükümeti iş başına gelsin piyasalar, ekonomi çok daha rahatlayacak."

Merkez Bankasının faiz politikasına yönelik sorular üzerine Babacan, politika faizlerinin kısa vadede sonuç veren politikalar olduğunu, orta ve uzun vadede bir ülkenin kalkınma ve gelişmesinin bundan geçmediğini söyledi.

Türkiye'nin daha yüksek katma değerli ihracatla, daha iyi eğitilmiş bir nüfusla büyüyebileceğini vurgulayan Babacan, "Merkez bankalarının kısa vadeli politikalarının bir ülkeyi ihya etmesi mümkün değil. Sadece kısa vadede o günün gereği neyse onun yapılması lazım ki o günün gereği çok önemlidir. Günün gereğinden yanlış şeyler yapılırsa sistemi önemli ölçüde zaafa uğratabilir" diye konuştu.

Babacan, seçimin ardından faiz indirimi beklemenin gerçekçi olup olmadığı yönündeki soruya, "O Merkez Bankasının alanı. Onunla ilgili bir öngörüde, yorumda bulunmak işin prensibi açısından doğru değil" karşılığını verdi.

(Bitti)

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)