Başbakan Yardımcısı Akdoğan: (2)

Başbakan Yardımcısı Akdoğan: (2)

16.10.2015 14:28:57
Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, "Çözüm Süreci'ne dönmek isteseniz de dönemezsiniz. Şartlar değişmeden, örgütün oyunu bozulmadan, 'farklı yapılanmalarda farklı bir takım hedeflere çalışma arzusu' kırılmadan, terörle mücadele operasyonlarında belli bir netice alınmadan böyle bir şey yapılamaz çünkü süreci devam ettiremiyorsunuz. Siz isteseniz de etmez" dedi.

Akdoğan, TRT Haber'de canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Ankara'da meydana gelen terör saldırısından sonra bazı kesimlerin hükümete yönelik tutumuna ilişkin soru üzerine Akdoğan, son birkaç yıldır Türkiye'ye karşı algı operasyonu yürütüldüğünü, bunun başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti karşıtlığı üzerinden kurgulanmaya başlandığını ve zamanla Türkiye karşıtlığına dönüştüğünü söyledi.

Akdoğan, "Türkiye IŞİD'i destekliyor gibi" bir algı oluşturulmaya çalışıldığını, bunun bir ayağında terör örgütünün, bir ayağında ise Paralel Yapı'nın bulunduğunu vurguladı. Türkiye'nin "IŞİD terör örgütüdür" ifadesini her zaman kullandığını belirten Akdoğan, seçimden sonra yaşananlar nedeniyle IŞİD hedeflerine aynı anda hava harekatı yaptıklarını anlattı.

"Türkiye'nin takındığı tavırdan kaynaklı bir durum değil bu, tamamen paralel ve PKK'nın ortak bir şekilde, farklı söylemlerle Türkiye aleyhine bir algı operasyonu yürütmeye çalışmasının neticesidir" görüşünü dile getiren Akdoğan, terörle ve Paralel Yapı'yla mücadelenin eş zamanlı olarak yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Akdoğan, bütün bu şer cephesinin seçimden önce bir araya geldiğini, bir tarafta terör örgütlerinin diğer tarafta ise bunların siyasi uzantılarının saf tuttuğunu belirterek, "Bunların hepsi birlikte 'AK Parti'yi nasıl devirebiliriz' diye bir çalışma yürüttüler. Böyle baktığımızda Çözüm Süreci'ni sabote etmek için en fazla çaba içerisine giren Paralel Yapı'dır. Bugün HDP'lilerin devlet adına şikayet ettiği birçok olumsuzluğu aslında Paralel Yapı yapmıştır. Şu anda da terörle mücadele bağlamında, Paralel Yapı'nın bu mücadeleyle ilgili olumsuz bir algı oluşturmak için birtakım girişimler içerisine girdiğini, girebileceğini görüyoruz. Terörle mücadelede başarılı olabilmek için de eş zamanlı olarak Paralel Yapı'yla mücadele içinde olmak lazım. Bu yüzden eş zamanlı mücadele çok büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı.

- "90'lı yıllara dönen terör örgütüdür"

"Türkiye'nin 1990'lı yıllardan daha beter bir döneme girdiği, devletin tamamen hukuk dışı bir yöntem izlediği" iddialarının hatırlatılması üzerine Akdoğan, "90'lı yıllara dönen terör örgütüdür. Bugün PKK amacına ulaşamıyorsa, halkı sokağa dökemiyorsa, halk bir şekilde devletin yanında duruyorsa bunun bir sebebi Çözüm Süreci'nde devletin iyi niyetini görmüş olmalarıdır. İkinci sebebi de terörle mücadelenin hukuk içinde ve o bölgenin insanı için yapıldığını görmüş olmalarıdır. Bu yüzden PKK'nın bütün projeleri tek tek çöktü. Örgüt hem Kuzey Irak'ta tamamen bozguna uğramış durumda hem de Türkiye kırsalında ve şehir merkezlerinde kurdukları yeni yapılanmalarda büyük bir çöküş yaşıyor" diye konuştu.

Akdoğan, örgütün strateji değiştirdiğine işaret ederek, daha önce sınır ötesinden Türkiye kırsalına dönük eylemler yapıldığını, şimdi ise şehirde oluşturulan yeni silahlı yapılanmalarla, "yereldeki halk bir mücadele veriyormuş" gibi oradaki unsurlar üzerinden mücadele ortaya konulduğunu anlattı.

Vatandaşın buna tepki gösterdiğine dikkati çeken Akdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Daha önce kırsaldan gelip birtakım yerlerde eylem yapılıyordu, şimdi şehir merkezlerini kana bulamaya başladılar. Esnaf kepenk kapatmaktan, yolların kazılmasından, kesilmesinden bıktı. Bunun üzerine bu operasyonlar başladı. 'Devlet nerede' sorusu sorulma noktasına geldiği için devlet burada gereken müdahaleyi yaptı. 90'lı yıllardaki 'olumsuzluk' diye tabir edilen ne varsa örgüt yapıyor, buna karşı da devletin hukuk içinde yürüttüğü bir mücadele var. Bundan dolayı '90'lı yıllara dönüldü' yalanını vatandaş görmüş durumda."

AK Parti'ye karşı, "Seçim kazanmak için savaş çıkardılar" propagandasının yapıldığına değinen Akdoğan, insan hayatı üzerinden siyaset yapmanın alçaklık ve vicdansızlık olduğunu kaydetti. Akdoğan, bunun seçimle hiçbir ilgisi olmadığını belirterek, birlik ve beraberliği bozmak isteyenlere karşı ne yapılması gerekiyorsa yapacaklarını ifade etti.

- "Çözüm Süreci'ni bunların yaptıkları zehirliyor"

Akdoğan, "Özellikle Çözüm Süreci'nde zaaf gösterip, 'arkadaşlar devlet otoritesini kaldırıyoruz, bundan sonra herkes istediğini yapabilir' mealinde bir duruş sergilediğinizi söyleyenler var. Buna ne dersiniz" sorusuna, "Böyle bir şey söz konusu değil. Çözüm Süreci denilen süreç keyiften başlamadı. Şimdi o eleştirenler acaba ne öneriyorlar?" cevabını verdi.

Bunun bir sosyal restorasyon projesi olduğunun altını çizen Akdoğan, şöyle devam etti:

"Bu sorun nasıl çözülecek? Güvenlik birimleri bile 'burada öldürmekle tamamen netice alınabilir' yaklaşımında değil. Bundan dolayı terörle mücadeleyi vereceğiz ama çok boyutlu olarak. Terörün son bulması için AK Parti çok çaba gösterdi. En büyük sınır ötesi harekatlarını AK Parti yaptı. Ama örgüt sürece ihanet etti, Türkiye'yi terk etmedi. Çözüm Süreci'ni bunların bu yaptıkları zehirliyor. Kobani olaylarından sonra bir güvenlik açığı oluştu. Bu güvenlik açığını gidermek için İç Güvenlik Paketi'ni çıkarttık. Ama seçimden sonra bunlar açık terör eylemlerine başlayınca devlet müdahale etti. Bakın MHP eleştiriyor. Tamam kardeşim, sen iktidar ortağıydın, ne yaptın? Niye bitirmedin terörü? O dönemde bunlar kurumsallaştı, üzerine gidilmediği için kurumsallaştı. O dönemde Öcalan ile görüşülmüyor muydu? Devlet aynı amaçla o gün de görüşüyordu."

- "Çözüm Süreci, buzdolabından çıkacak mı, inecek mi?"

Yalçın Akdoğan, "Çözüm Süreci, buzdolabından çıkacak mı, inecek mi" şeklinde ifadelerin dile getirildiğini hatırlatarak, şunları söyledi:

"Çözüm Süreci'ne dönmek isteseniz de dönemezsiniz. Bu şartlar değişmeden, örgütün bu oyunu bozulmadan, 'farklı yapılanmalarda farklı birtakım hedeflere çalışma arzusu' kırılmadan, terörle mücadele operasyonlarında belli bir netice alınmadan böyle bir şey yapılamaz çünkü süreci devam ettiremiyorsunuz. Siz isteseniz de etmez. Çünkü bunlar süreci zehirledi, sürdürülemez hale getirdi. Siz, iyi niyetle bir şey yapmaya çalışıyorsunuz ama başka birileri, başka amaçla oradaki vatandaşa da zulüm edecek şekilde şiddet uyguluyor. Bu güvenlik açığı giderilmeden, operasyonlar bir noktaya varmadan böyle bir şeyin olması gerçekçi değildir. Yoksa sürecin sahibi AK Parti'dir. Devlet operasyon yapıyor ama burada diğer şeyleri askıya aldı gibi algılanmasın."

Seçim güvenliği konusuna da değinen Akdoğan, seçimi tamamen gölgelemeden siyasete geri dönülmesi gerektiğine işaret etti. Akdoğan, her türlü tedbirin alındığını, seçim günü 380 bin güvenlik görevlisinin çalışacağını vurgulayarak, vatandaşlara, sandığa gidip iradelerini hür şekilde ortaya koymaları çağrısında bulundu.

Akdoğan, seçim güvenliği bağlamında 7 Haziran seçiminden daha olumlu bir tablonun ortaya çıkacağını düşündüğünü belirterek, "YSK'nın sandıkları birleştirme konusundaki olumsuz tavrına rağmen alınan tedbirlerle daha olumlu bir tablo çıkacağını düşünüyorum" dedi.

Yaşananlardan sonra vatandaşın bir kanaatinin oluştuğunu kaydeden Akdoğan, 1 Kasım seçimi sonucunun AK Parti için olumlu olacağını düşündüğünü sözlerine ekledi.

(Bitti)

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)