DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

Başbakan Davutoğlu canlı yayında

Başbakan Davutoğlu canlı yayında

16.07.2015 00:42:03
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Taşı birlikte kaldıracağız. Millet bana, 'tek başına kaldır' demedi. Bu sorumluluk sadece bana verilmedi. Bana verildi çünkü benim elim daha güçlü görüldü" dedi.

Davutoğlu, Başbakanlık Resmi Konutu'ndan ilk kez gerçekleştirilen bir televizyon kanalının canlı yayın programına katıldı. Davutoğlu, NTV'nin canlı yayınında, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Koalisyon görüşmelerinde CHP ile ilk temasları sonrası doların en düşük seviyesine indiğini belirten Davutoğlu, bunun Türkiye'de her şeyin yolunda gittiği izleniminin hakim olmasından kaynaklandığını ifade etti.

"Şansımız da yaver gitti, Yunanistan krizi ve İran..." denilmesi üzerine Davutoğlu, "AK Parti Genel Başkanı olarak 7 Haziran'dan itibaren 'bu seçimler bitmemiştir, halk yanlış bir tercihte bulundu, imaen söyleyip, bitmemiştir, yeni bir seçime gidiyoruz, gidilmesi gerekir. AK Parti olarak da bize iktidar verilmemiştir, Sayın Bahçeli'nin dediği gibi biz muhalefette kalıyoruz, varın görün ne istiyorlarsa yapsın diğer partiler'demiş olsaydık, acaba İran ve Yunanistan'a rağmen Türkiye'de istikrar olur muydu? Mümkün değil" diye konuştu.

Kişilerin ilk olarak önlerindeki lider veya siyasi devlet adamının yüzünde ve sözlü ifadelerinde bir panik veya buhran havası olup olmadığına bakacağını anlatan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz bunu hissettirmedik. Bunu eğer Sayın Kılıçdaroğlu blok dediğinde, 'siz bloksanız biz de karşı blokuz, biz de karşı şeyi temsil ediyoruz' deseydik acaba nasıl bir çalkalanma yaşanırdı? Biz bunu demedik. Çünkü ben daha 7 Haziran akşamı o ilk değerlendirmeyi yaparken, şu anda Türkiye'nin sükunete, suhulete, rasyonelliğe, diyaloğa uzlaşma diline ihtiyacı var. Ben ilk bunu çıkardım. Ama bunu benim çıkarmam yetmezdi. MYK'yı, MKYK'yı topladığımda arkadaşlarıma bunu anlattığımda herkes bunu benimsedi. İlk andaki tepkiler dışında, benimsedi. Şu anda Türkiye'de hiç kimsede, biraz önce AK Parti Ankara iftarından geldim, hiç kimsede moral bozukluğu yok, moraller çok yüksek, herkes 'ya hükümet olur, her şey düzene girer değilse de yine millete gidilir...' Ama her halükarda bir buhranın yaşanmayacağını gösterdik."

Sistemi işlettiklerine dikkati çeken Davutoğlu, Meclis Başkanlık Divanı oluşurken farklı görüşler bulunduğunu, krizlerin aşıldığını ve Meclis Başkanı'nın da seçildiğini söyledi.

Orada hesabı matematiksel değil psikolojik olarak yaptığını ve bu hesabın da tuttuğunu ifade eden Davutoğlu, "MHP ile HDP'nin bir araya gelemeyeceği bir konjonktürde, bizim adayımızın kazanma ihtimalinin yüksek olduğu kanaatini taşıdığım için farklı kanaatlerde vardı ama nihayetinde sistem işledi, Meclis Başkanlığı seçimi yapıldı ve herkes de buna saygı gösterdi" değerlendirmesini yaptı.

Tartışmaların yaşandığını ancak bunların doğal olduğunu dile getiren Davutoğlu, siyasi partilerin son bir hafta, on günde benimsediği dilin ve tutumun millete güven verdiğinin altını çizdi.

Tüm liderlere teşekkür eden Davutoğlu, "hayır" derken de "evet" derken de eleştirirken de nezaketle yapıldığını vurguladı.

Turların bir koalisyonla sonuçlanıp sonuçlanmayacağı sorulması ve koalisyona ilişkin farkı oranların telaffuz edildiğinin hatırlatılması üzerine Davutoğlu, bu değişkenliğin, tamamıyla değerlendirmelerin açıklamalara bağımlı olmasından kaynaklandığını belirtti.

Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Açıklamalara değil de açıklamaların bir silsile halinde takibine bakmış olsalar ve açıklamalardan çok psikoloji okumaya çalışsalar belki tablo farklı çıkar. Ben 3 lidere giderken bir kere 3 tane çalışma grubu kurdurdum. Hepsi de gayet profesyonelce çalıştılar. Sanki bir araştırma kurumu gibi. Arkadaşlar şu anda elimde her bir grubun yazdığı 3 tane çok güzel rapor var. Hepsine de teşekkür ediyorum. Her bir rapor şöyle başlıyor, muhatabımızın yani Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Sayın Bahçeli'nin, eş başkanlar Sayın Demirtaş'ın, Sayın Figen Yüksekdağ'ın bütün ilgili açıklamaları, bu açıklamalar içindeki iniş çıkışlar, değişkenlikler, bu açıklamaların gösterdiği siyasi tablo, varsa bu parti içindeki farklı tutumlar, bizim açıklamalarımızla bu açıklamaların örtüştüğü yerler, sonra seçim beyannamelerin karşılaştırmaları, bir taraflı karşılaştırma değil 4 taraflı karşılaştırma, ekonomi, hukuk alanında, her birisinin maddesi çıkarıldı. Sonra bizim ne söylememiz gerektiğinde fayda olduğu...Bunları bize sundular. Bir simülasyon yaptık tabiri caizse."

-"Bizi şaşırtan bir şey olmadı"

Araştırmacıların, bir CHP'li, MHP'li ve HDP'li gibi düşünerek çalıştığını anlatan Davutoğlu, "Ben yanılmadım. Şu ana kadar hiç bir partide yaptığımız görüşmelerde gördüğümüz tavır sebebiyle yanılmadım. Bizi şaşırtan bir şey olmadı. Bu dediğiniz, iniş çıkışlar ise sadece bir günün açıklamasına bakıyor, saati durduruyor. Bugün Sayın Kılıçdaroğlu şunu söyledi, Davutoğlu, şunu söyledi dolayısıyla CHP AK Parti koalisyonu olmaz. Ertesi gün şunu söyledi olur" ifadelerini kullandı.

-"İlkesel olarak eşit mesafedeyim"

Gelinen noktada halen 3 partiye eşit mesafede olup olmadığı şeklindeki soruya karşılık da Davutoğlu, şu değerlendirmede bulundu:

"İlkelerle süreçleri ayırt etmek lazım. İlkesel olarak eşit mesafedeyim, çünkü seçim neticesi hepimizin birbirimize eşit mesafede, eşit yakınlıkta olmayı gerektiriyor. Taşı birlikte kaldıracağız. Millet bana, 'tek başına kaldır' demedi. Bu sorumluluk sadece bana verilmedi. Bana verildi çünkü benim elim daha güçlü görüldü, 258 ile. Herkes kendi nispetinde koyacak. Süreç yönetimi bağlamında tabii ki koalisyon ihtimallerinde, daha fazla gerçekleştirilebilir olan veya daha önce denenmesi gereken, daha önce odaklanılması gereken seçenekler, tebarüz ediyor. Yine giderken elimde böyle hazırlıklar vardı ama bir dosya açmaya gitmedim. Bunu da gitmeden dürüst bir şekilde söyledim. Oturduğumuz anda da söyledim, buraya müzakere etmeye değil bir niyet beyanı, psikolojik eşikleri aşmak ve bir yöntemde anlaşmak..."

Bir çok diplomatik müzakerede bulunduğunu anlatan Davutoğlu, müzakereleri doğru yönetmenin yüzde 60-70'inin psikolojiyi doğru yönetmekle, yüzde 20-30'unun muhtevayla geriye kalanların ise doğru zamanlamayla ilgili olduğunu aktardı.

-"Yapmamız gerek önce psikolojiyi yönetmek"

Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Burada zamanlama bizim elimizde değil. Anayasa vermiş zamanlamayı. Bizim yapmamız gereken önce psikolojiyi yönetmek. Ve bu açıdan ilk turu ben çok başarılı görüyorum. Tur öncesi Sayın Kılıçdaroğlu ile benim ya da ekiplerimizin arasındaki psikolojik açıklık, fark, uçurum, uçurum kötü bir tabir de o şimdi çok azalmış durumda. Sayın Bahçeli için de böyle. Onun pozisyonunda daha ilk günlerdeki şeyini sürdürmekle birlikte.... HDP için de böyle olduğu kanaatindeyim. Çünkü temasın kendisi bir psikolojik rehabilitasyon getiriyor. Yöntemde ise netleştik. Bir istikşafi dediğimiz tarzda bir öngörüşme. Bu ön görüşmenin esası şu iki lider daha selamlaşıp, oturduktan sonra, bir anda bir koalisyona karar verirlerse...Hatta ben dikkat ederseniz son günlerde koalisyon tabirinden daha çok hükümet ortaklığı diyorum. Koalisyonun zihinlerde oluşturduğu olumsuz çağrışımları...Ortaklık da daha olumlu bir algı. Hükümet ortaklığı diyorum sürekli. Ortaklığı beraber yapacağız. Koalisyon bir şey vermiyor. Koalisyonun bir araya gelme ama Türkiye'de karşılığı fazla olumlu değil. Hükümet ortaklığı, sürecinde yöntemi doğru tespit etmek."

(Sürecek)

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)

vatansever

BU TANZER ÜNAL ERGENOKONCU ŞENER ERUYGURU CEZAEVİNDE ZİYARETE GİDEN GAZETECİYDİ.TAM İSLAM DÜŞMANIDIR

Görüş Bildir Bizimle Paylaş