DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

Başbakan Davutoğlu, canlı yayında: (9)

Başbakan Davutoğlu, canlı yayında: (9)

7 Yıl Önce
2015-05-31 15:30:13
Başbakan Ahmet Davutoğlu, aile destek programları çerçevesinde her aileye aile uzmanı tayin edeceklerini belirterek, "Sürekli takip edeceğiz. İhtiyaçları nedir, nasıl karşılanıyor, istismar var mı? Resmi tam göreceğiz, haritasını çıkaracağız, destek alan kişiden üreten kişiye dönüştürmeye çalışacağız" dedi.

Davutoğlu, Habertürk televizyonundaki "Türkiye'nin Seçimi 2015" programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Davutoğlu, ustalık belgesini alanlara dükkan açmaları için kredi verdiklerini ifade ederek, "Esnaf konfederasyonu bünyesinde olan bütün yapılar, tanımlanmış bütün meslek grupları için ustalık belgesi alan biri, 'Ben bir berber dükkanı açacağım' diye getirip önümüze koyduğunda faizsiz kredi verilecek. Kazandıkça bunu ödeyecek. Zamanla zaten kendi yağıyla kavrulur" diye konuştu.

Sosyal destekler çok verildiği zaman çalışmaya yönelmenin azaldığına dikkati çeken Davutoğlu, sosyal destek alan vatandaşların çalışması durumunda sadece 300 lira fazla maaş alacağını ve bu nedenle 'Çalışacağıma başka bir şey yaparım' diye düşündüğünün altını çizdi. Davutoğlu, engelli vatandaşların 25 lira olan maaşlarını 417 liraya çıkardıklarını hatırlattı.

Kendisini en fazla mutlu eden şeyin AK Parti mitinglerine gelen, kendi tabiriyle "engel tanımayan vatandaşlar" olduğunu dile getiren Davutoğlu, Kırşehir'de karşılaştığı engelli bir vatandaşın, "Eskiden biz sokağa çıkmazdık. Suçlu görülürdük. Sanki bir eksiğimiz var gibi görülürdük. Çıkmak istesek akülü arabamız yoktu. Ama sizin döneminizde, sizin sayenizde biz sokaklardayız. İnsanlar bize muhabbetle bakıyor" sözlerini paylaştı.

Miting meydanlarında ilk olarak engelli vatandaşların bulunduğu bölüme gittiğini anlatan Davutoğlu, "Cumhurbaşkanımız da yapardı bunu. Yavaş yavaş bunun toplumsal bir vaka olduğu görülüyor" dedi.

- "Destek alan kişiden, üreten kişiye dönüştüreceğiz"

Engellileri istihdam ettiklerini dile getiren Davutoğlu, geçen hafta 8 bin 920 şehit ve gazi yakını ile engellinin kamuda istihdam edildiğini anımsattı.

Aile destek programları çerçevesinde her aileye bir aile uzmanı tayin edeceklerini bildiren Davutoğlu, "Sürekli takip edeceğiz. İhtiyaçları nedir, nasıl karşılanıyor, istismar var mı? Resmi tam göreceğiz, haritasını çıkaracağız, destek alan kişiden üreten kişiye dönüştürmeye çalışacağız" değerlendirmesinde bulundu.

Davutoğlu, 23 Nisan gecesi Sincan'daki çocuk tutukevine gittiklerini belirterek, "Bu çocuklarımız suç işlemiş olabilir ama bizim çocuklarımız. Eğer o tutukevinden suçlu gibi çıkarlarsa daha çok suç işleyecekler. Ne yapılıyor diye bizzat görmek istedim. Onlarla üç saate yakın oturduk. Türküler, ağıtlar, ilahiler okudular. Sohbetler ettik. Sonra da atölyeleri göreceğim dedim, ne yapıyorsunuz? Her birine bir meslek öğretiliyor..." diye konuştu.

Davutoğlu, kastettiklerinin "Bütün Türkiye'yi bir istihdam alanına dönüştürmek" olduğunu dile getirdi. AK Parti iktidara geldiğinde faiz oranının yüzde 46 olduğunu hatırlatan Davutoğlu, esnafa verilen kredilerin yüzde 5'lere düştüğünü vurguladı. "Eskiden yüzde 45'lerdeki faiz oranları ile verilen kredilerle esnafın yaşaması mümkün müydü?" diye soran Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Gençlerimizin bir taraftan üniversite eğitimini alırken en seri istihdam imkanlarına kavuşması yönünde de tedbir alacağız. Bütün toplum kesimlerini sadece destek alan değil üreten bir toplum haline dönüştürmek için gerekli tedbirleri alacağız."

- "Atanamayan tabiri doğru değil"

Meslek sahibi olamayan üniversite mezunları konusunda ise "atanamayan" tabirinin doğru olmadığının altını çizen Davutoğlu, "Herkes kamuda görev alacak diye bir şey yok. Hiçbir üniversite mezununa, hiçbir ülkede böyle bir taahhüt verilmez" dedi. Türkiye'de öğretmenliğin genellikle kamuda yapılacağı düşünüldüğünden böyle algı oluştuğunu ifade eden Davutoğlu, şimdi özel sektörün de çok geliştiğine dikkati çekti.

"Öğretmenlerin illa kamuda istihdam edileceği" yaklaşımını "devletçi bir yaklaşım" olarak nitelendiren Davutoğlu, "Eğitim sektörünü öyle geliştireceğiz ki meslek liseleri formasyonuyla eğitimdeki yükü özel sektörle paylaşacağız. Hem de daha çok öğretmen istihdam edilebilecek. Tasarımcı birisi, tasarım sektöründeki bir okulda istihdam edilecek" diye konuştu.

Başbakan Davutoğlu, son olarak 15 bin öğretmenin atandığını belirterek, "İhtiyacımız olduğu ölçüde almak durumundayız. 47 bin kadroyu daha ihdas ettik. Bu yaz içinde onlar değerlendirilecek. Devletin de adil olması lazım. KPSS sınavı yapılıyor. Yeni mezunlar, eski mezunlar, bütün bu havuzun birlikte değerlendirileceği bir şey lazım. Yaz içinde bu atama yapılacak" ifadesini kullandı.

"Ahmet Hoca öğretmen ata" şeklinde öğretmen adaylarından talepler geldiğini anlatan Davutoğlu, "Hocalık kimliğime de atıf yapınca hayır demek mümkün mü? Ama bir taraftan da hepimizin gayret sarf etmesi ve bu anlamda Türkiye'de eğitimin standardını yükseltmek için ciddi bir yaklaşım içine girmemiz lazım" dedi.

Yükseköğretimde ayrı bir reformun yapılacağını ifade eden Davutoğlu, bunun vakit alacak ve üzerinde çok tefekkür edilmesi gereken bir alan olduğunu söyledi.

"Tıp fakültesi mezunları, hukuk fakültesi mezunları neden atanmıyor" diye sorulmadığına dikkati çeken Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Nihayetinde avukatlık özel de yapılan bir şey. Bir, öğretmenlerimizin bu diğer alanlarda da çalışmasını temin etmek lazım. İki, olduğu kadar fakültelerin iyi tanzim edilmesi lazım. Her ilde bir üniversite ile çok büyük bir genişleme oldu son on yıl içerisinde. Dolayısıyla bu üniversiteleşme hızlı bir talep getirdi. Şimdi biz bunları bir dengeye oturtacağız."

- "Doktorların eli ayağı tutulur"

Samsun'da, Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Hastanesinde Opr. Dr. Kamil Furtun'a yapılan silahlı saldırıyı hatırlatan Davutoğlu, daha önce tıp bayramında saldırıya uğrayan doktor ve hemşirelerle bir araya geldiğini belirterek, şunları ifade etti:

"Kendi yürüttüğüm meslek itibarıyla öğretmenliğin, hocalığın kutsal bir yönü var. Anne baba, hoca, doktor olmak. Anne baba fiziksel var oluşu, öğretmenlik zihinsel var oluşu, doktorluk da sıhhat anlamında bedensel var oluşu ilgilendirir. Doktorlarımıza yapılan saldırılara bütün toplum olarak açık bir tavır sergilemeliyiz. Nasıl kadınlara yönelik saldırılarda ortak bir bilinç oluştu. Sağlık mensuplarına yönelik bu saldırılara karşı da ortak bir bilincin uyanması lazım."

Furtun'un ödül almış bir doktor olduğunu ifade eden Davutoğlu, "Herkes yakını vefat etti diye doktoru suçlu görürse, o zaman doktorların birine yardımcı olurken eli ayağı tutulur. Eğer bir tıbbi hata varsa bunun hukuki yolu ayrıca değerlendirilir. Ama bu saldırıların çoğunda tıbbi bir hata da yok. Bu konuda özel bir tedbir alacağız. Bütün kamuoyumuzu bu konuda ortak bir seferberliğe davet ediyorum" dedi.

- "Bu kardeşlerimizin hepsi kahraman"

Aflardan yararlanan 28 Şubat mağduru başörtülü kadınların yarışa diğerleri ile eşit başlayamamasına ilişkin neler yapılabileceğine yönelik bir soru üzerine Davutoğlu "Bu kardeşlerimizin hepsi kahraman" ifadesini kullandı.

Davutoğlu, eşi Sare Davutoğlu'nun aynı sıkıntıları yaşadığını ve 1987'de alamadığı ihtisasına 2000 yılında sahip olabildiğini dile getirdi. Eşinin 13 sene ihtisas sahibi olamadığını belirten Davutoğlu, "İkinci çocuğumuza hamileyken engellendi, dördüncü çocukta ihtisası bitirirken bile zorluklarla karşılaştı. Bunu içerden de bilen biriyim" diye konuştu.

Başbakan Davutoğlu, "13 yılın hesabını geriye dönük olarak sormaya kalkarsak, bir sürü şeyi yeniden tanzim etmek lazım" diyerek, şunları kaydetti:

"Biz bu kardeşlerimizin mağduriyetini giderecek şartlar oluşturduk. Herhalde AK Parti iktidarları olmamış olsaydı, tahayyül bile edilemezdi. Bırakın kamuda istihdam edileceklerini, bırakın milletvekili olacaklarını, tekrar sınava girecekleri bile düşünülemezdi. Bunları bir lütuf olarak söylemiyorum. Bunlar bizim mücadelemizin esasıydı zaten. O haksızlıklara karşı biz siyaset yoluna çıktık. Bu kardeşlerimize üniversiteye geri dönüş imkanı verdik. Geldiler, çalıştılar, okudular, döndüler. O anlamda üniversite diploması aldılar. Orada o üniversite eğitiminin gereğini yaptılar. Ondan sonra hangi alandaysa bunun normal diğerleriyle birlikte eşit şekilde sınava girmeleri gerekiyor. Üzerine düşünürüz yine. Ama herkesin de şunu hesap etmesi, düşünmesi lazım. Bu mesele aynı şartlarda sınava giren, eşit durumdaki kişiler arasındaki bir adalet meselesi, iktidarda olmanın dışında bir mesele.

Yine başörtülü veya başı açık, yeni bir mezunla bundan 5 sene önce sınava girip, 5 senedir, 10 senedir devam eden var. Burada adaleti sağlamakta o kadar bazen zorlanılabiliyor ki o zaman onlar da derse ki 'Ben de girdim, ben de bu yarışa eşit şekilde girmek istiyorum.' Burada özel bir uygulama konusunda hepimizin kendimize sormamız lazım doğrusunun ne olduğu yönünde. Ama mağduriyetler nasıl giderilebilir, onun üzerinde dururuz. Bunun bir mağduriyet, kişisel mesela, başlamış engellenmiş bir çalışmaya o arada kaybettiği yıllarla ilgili bir şey yaparız ama bütün sistemi buna göre ayarlamak da bu sefer başka mağduriyetleriyle herkes gelip 'sınava girmeden şu şeyi alayım' dediğimizde orada hepimiz için tekrar değerlendirilmesi gereken bir durum var. Bu 'Hayır' anlamına gelmiyor, tek tek durumlarına bakarız, bir mağduriyet varsa nasıl giderileceğine bakarız ama hepimizin de bunu düşünmesi lazım."

- "Gerilime zemin vermemek lazım"

"KPSS'lerde yapılan hırsızlıklar, usulsüzlükler ve bunu kendi taraftarlarına neredeyse pazarlayan bir paralel yapı" diyen Davutoğlu, bu kapsamda verilen mücadelenin bir tarafında ondan haksız şekilde istifade edenlerin sistemin dışına itilmesi, diğer tarafında da emeğiyle kazananların hukukunun korunmasının yer aldığını belirtti.

Başbakan Davutoğlu, "Bunlar, söylediğim dengeleri gözetmek için ortaya koyacağımız hususlar. Mağduriyeti tek tek ele alırız fakat kolektif mağduriyetler konusunda başka örnekler teşkil etmeyecek şekilde formüller bulmak lazım. Yoksa normal sisteme giren, yarışa girenler aleyhine bir durum bu sefer başlar. Onlar bu sefer 'Mağdur olduk' diye ses yükseltmeye başlarlar, böyle bir gerilime de zemin vermemek lazım" ifadesini kullandı.

(Bitti)

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)

MUHSIN

size ne, siz bu ülke vatandaşı mısınız? israili ilgilendiren bir konu yok ki!!!!

Görüş Bildir Bizimle Paylaş