DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

Ali Bulaç: İslam dünyası bir krizin içinde

Ali Bulaç, 'İslam âlemini kırıp geçiren tekfir hastalığından nasıl kurtulacağız? Önce teşhisi doğru koymamız lazım,' dedi...

7 Yıl Önce
2015-07-16 04:56:37

Zaman Gazetesi yazarı Ali Bulaç, bugünkü "Tekfir" başlıklı yazısında İslam dünyasına eleştiriler getirirken teşhisin doğru konulması gerektiğini belirtti. İktidar mücadelelerinde “akaid dili”nin kullanılması hem meşruiyet zemini sağlamakta, hem rakibin en etkili silah olan dini inançla zayıflatılması amaçlanmaktadır, ifadesine yer veren Bulaç, "Ebu Hanife “El Alim ve'l Müteallim”de siyasi mücadelelerde sahabileri de içine alan tekfire başvurulmasının Müslümanları saran büyük bir iptila, bir hastalık olduğunu belirtir. İmam Şafii de aynı teşhisi koyar. Halbuki Müslüman olduğunu beyan eden biri Allah'ın birliğine, ahiret gününe, nübüvvete, Allah'tan indirilen hükümlerin hak olduğuna –kısaca imanın ve İslam'ın şartlarına- iman ettiğini beyan ediyorsa tekfir edilemez," dedi.

İşte Ali Bulaç'ın yazısından bir bölüm:

İslam dünyası bir krizin içinde. Söz konusu krizi derinleştirip sürekli kılan çok sayıda faktör var, bunlardan biri tarihten tevarüs ettiğimiz “tekfir hastalığı”dır.

Güvenilir kaynaklar tekfirin itikadi ve siyasi bir tutum olarak Haricilerle birlikte formüle edilip tedavüle sokulduğunu belirtir. Kur'an-ı Kerim ve sahih sünnette yer almayan tekfir, “örtmek, gizlemek, nankörlük etmek” anlamındaki “küfr” kökünden türeme bir kelime olup, mü'min birini veya bir grubu küfre nisbet etmektir. Hariciler, hakem olayını kabul ettiği için Hz. Ali'yi ve taraftarlarını tekfir ettiler, arkasından iman ile ameli özdeşleştirip büyük günah işleyenin kafir olarak ebediyyen cehennemde olacağına hükmettiler. İslam'da teşekkül eden ilk fırka olan Hariciler “Hüküm Allah'tan başkasının değildir” (12/Yusuf, 40) ve “Kim Allah'ın indirdikleriyle hükmetmezse onlar kafirlerin ta kendileridir” (5/Maide, 44) ayetlerini görüşlerine temel almışlardı. Daha sonra ve özellikle Sıffin Savaşı ardından Hz. Ali'ye bağlılıkta aşırı gidenler (Şiatu Ali) Ali'nin hasımlarını tekfir ettiler. Teşekkül eden bu ikinci fırkaya göre Ali bin Ebu Talip, Hz. Peygamber tarafından vasiyetle halifeliğe tayin edilmesine rağmen, Efendimiz'in vasiyetine riayet edilmedi. Nassla sabit vesayete riayet etmeyenler ve Ali'ye buğzedenler dinden çıkmış kimselerdir. Oysa Hz. Ali, hem Cemel hem Sıffin'de kendisine karşı savaşanların “kafir” değil, “asiler” olduklarını söylemiş ve bu hükme göre amel etmiştir. Nitekim “El İktisad fi'l i'tikad” adlı eserinde İmam Gazali, tekfirin “akaid ve kelam”ın değil “fıkhın konusu” olduğunu söylemiş, Müslümanlara büyük zararlar veren tekfirin doğru kullanımı amacıyla mezkur eseri yanında “Faysalatu't tefrike beyne'l İslam ve'z-zendeka” ismiyle bir eser daha kaleme almıştır.

Hz. Peygamber (s.a.)'in irtihalinden sonra hilafet konusu ve bu yüzden çıkan çatışma ve savaşlar tekfirin bir silah olarak kullanılmasına yol açmıştır. Belirtmek gerekir ki ilk dönemlerden itibaren teşekkül etmeye başlayan tarihi mezheplerin neredeyse tamamı siyasidir, dolayısıyla itikadi/kelami fırka ve mezhepler de iç siyasi çatışmalarda tarafların dinin dilini kullanmalarıyla vücud bulmuşlardır. İktidar mücadelelerinde “akaid dili”nin kullanılması hem meşruiyet zemini sağlamakta, hem rakibin en etkili silah olan dini inançla zayıflatılması amaçlanmaktadır.

Ebu Hanife “El Alim ve'l Müteallim”de siyasi mücadelelerde sahabileri de içine alan tekfire başvurulmasının Müslümanları saran büyük bir iptila, bir hastalık olduğunu belirtir. İmam Şafii de aynı teşhisi koyar. Halbuki Müslüman olduğunu beyan eden biri Allah'ın birliğine, ahiret gününe, nübüvvete, Allah'tan indirilen hükümlerin hak olduğuna –kısaca imanın ve İslam'ın şartlarına- iman ettiğini beyan ediyorsa tekfir edilemez. Siyasi sebeplerle veya sübut kazanmış nassların farklı tefsiri ve tevili dolayısıyla birinin tekfir edilmesi, geri tepen bir silah olarak tekfir edenin imanını tehlikeye sokar. Bu mühim noktayı göz önüne alan biri, başkalarını yıpratma güdüsüyle tekfir etmeye kalkıştığında öncelikle kendi inançlarını, dindeki yerlerini göz önünde bulundurur, hasmını tekfir etme cür'etini göstermez. Çünkü tekfir yoluyla ava gidenin avlanması mümkündür.

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ!!!

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (8)

asdaf

gülene mensup bir gençle tartıştık. gence; bulunduğun cemaatin dışındaki insanların islama hizmet ettiğine inanıyor musun. cevabı bilemem oldu. bu genç üniversite öğrencisi.

Ahmet Yilmaz

Senin ısrarla destek verdiğin 'AĞLAYAN VE AĞLATAN HOCA' da tekfir etmiyor mu? Kendi gibi düşünmeyen kere münafık,fasık,kâfir deniyor mu? İran uşağı değilsen İran'ın da Hizp ile birlikte Müslümanları kâfir kabul ettiği için savaştığını da söyle

Murat AKIN

Gunaydin Ali Bulac nereden bildin islam dunyasinin kriz icinde oldugunu? Kendi icindeki krizi cozemeyen birinden islam dunyasina cozumler uretmesi beklenemez. Lakin Ali Bulac artik hic sahici gelmiyorsun. Surekli gundemi Gulenciler lehine degistirmek icin konulara fitneci yaklasiyorsun. Tipki islamcilik oldu meselesi gibi. Kendine yeni heyecanlar ara Bulac.

Mahmut Kaçarlar

ALİ BULAÇ' tan yazar ve mütefekkir olursa islam aleminin kaosu ve kafa karışıklığı kıyamete kadar sürse yeridir.

adam

Ali Abi reel politikten islami alana dönmüş. Fethullah abisi de vaazlara başladı. Mulaane seanslarina ara verdi.Hepiniz at hırsızısınız!

heyhat

Ali Bulaç iyi demiş hoş demişte Tekfiri yapanların tamamının sünni inancına sahip olduklarını cihat kelle kesme cariye alma hırsızlık namussuzluk konusunda fetvalari verenlerin hangi mezhebe ait olduklarını pas geçmiş .allah sunnilere akıl fikir versin.sebep oldukları bu katliamdan müslümanları korusun.

Cemil AYDIN

Sayın bulaç bir konuyu ısrarla es geçiyor sünni dünyayı vahhabilikten işidden ve elkaideden ibaret sanıyor ve tüm suçu sünnilerin üzerine yıkıp İran ajanlığını ve dalkavukluğunu perdelemeye çalışıyor.Sayın yazara sormak Lazım şii dünyanın tabii lideri konumundaki İranın bunda hiçmi suçu yoktur sırf nuseyri diye kendi halkını katleden yüzde onluk bir diktarörü ölümüne destekleyen kim.Haniyeyi ve Filistinlileri Suriyeden Ayrıldıkları için ve ZalimEsed idesteklemedikleri için kim tekfir etmiştir Tabiki Hamaney Mezhep Ateşine elinde benzin bidonlarıyla koşan kim Alli bey elbetteki Hamaney.

aziz avar

Fettullahı güleni kurtarıcı göstermek için bir sürü ennetellektüel zırva

Görüş Bildir Bizimle Paylaş