AK Parti'nin Siirt mitingi

AK Parti'nin Siirt mitingi

28.05.2015 15:51:45
AK Parti Genel Başkanı, Başbakan Ahmet Davutoğlu, eskiden derin devletin "Ya sev ya terk et" sloganı olduğunu belirterek, "Şimdi HDP'nin zihniyeti de aynı, onlar da diyor ki (ya bizim baskılarımıza boyun eğin, ya da bölgeden, şehirlerden gidin.)" dedi.

Davutoğlu, partisinin Siirt mitinginde yaptığı konuşmada, vatandaşların hak ve hukukunu korumak için ne gerekiyorsa yaptıklarını ve yapmaya da devam edeceklerini söyledi. "Tillo'ya gelip oranın irfanında talebelik yapmış, oradan ders almış Siirtli Ahmet'in eğilmesi mümkün mü?" diye soran Davutoğlu, "Biz Tillo'yu hoca bildik. İsmail Fakirullah hazretlerini ve bütün Siirt'i bu anlamda kendi dergahımız, diyarımız bildik" ifadesini kullandı.

2002'de Siirt'te sadece bir ambulans varken, şimdi bu sayıyı 42'ye çıkardıklarını belirten Davutoğlu, "42 deyince size de Konya'yı hatırlatıyor değil mi? Hz. Mevlana'nın diyarından İsmail Fakirullah'ın diyarına selam olsun. Hz. Mevlana'nın ruhunu anlamayanlar İsmail Fakirullah'ı anlayamazlar. Konya'yı bilmeyen Siirt'i de anlayamaz. Biz ne kadar Konyalıysak o kadar Siirtliyiz, ne kadar Siirtliysek o kadar Konyalıyız. Biz toprağımızın her yerine aşığız" diye konuştu.

Başbakan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tek bir kardeşimizin gözünden dökülen bir yaş, Konyalıdan da dökülse, Siirtliden de dökülse bizim yüreğimize kurşun gibi işler. Onun için Çözüm Süreci'ndeyiz, kimsenin, hiçbir annenin gözyaşı dökülmesin diye. Bu barış ortamında herkes kendi görüşünü ifade edebilirken, hala silahı bırakmayıp terörle tehdit edenlere en iyi cevabı siz verirsiniz. 'Biz burada yaşayacağız, Araplar, Kürtler, Türkler olarak omuz omuza yaşayacağız' diyecek misiniz?

Eskiden derin devletin söylettiği bir slogan vardı. Ya Kürtlere ya da muhafazakarlara, 'ya sev ya terk et' derlerdi. Başörtüler 'biz haklarımızı isteriz' dediğinde 'Suudi Arabistan'a git' derlerdi, Kürtler ana dili ile konuşmak istediğinde 'sen sus' derlerdi. Ya sev ya terk et. Şimdi bu HDP'nin zihniyeti de aynı, onlar da diyor ki 'ya bizim baskılarımıza boyun eğin, ya da bölgeden, şehirlerden gidin.' 'Siirt ne kadar Arapların, Kürtlerinse İstanbul da o kadar bizimdir' diyecek misiniz? İstanbul, Konya, Muğla, Rize, Kayseri, Siirt bizim mi, Hakkari, Şırnak bizim mi? Kudüs bizim mi? Halep bizim mi?

Tillo'nun irfanı ile sesleniyorum: Bizim evimize, sınırımıza kim gelirse gelsin, onun aidiyetine bakmayız. Kürt müsün, Türk müsün, Arap mısın, Sünni misin, Alevi misin, Şii misin diye sormayız. Kapımızı sonuna kadar açar, bağrımıza basarız."

-"Zalime teslim etmeyiz"

Davutoğlu, Kobani olayları yaşanana kadar 3 yıl Esed'le işbirliği yapan ve onu savunan, o zaman gelen Araplara, Kürtlere, Türkmenlere 'niye sahip çıkıyorsun?' diyen HDP'nin bir anda Kobani'de tavır değiştirdiğini dile getirerek, Türkiye'nin 3 gün içinde gelen 197 bin Kobaniliyi ülkeye aldığını söyledi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Bunları geri göndereceğim, Esed'in, IŞİD'in zulmüne bırakacağım" dediğini vurgulayan Davutoğlu, "6-7 Ekim'de Siirt'i, bu güzel diyarları şiddete boğan HDP'den, Demirtaş'tan bir ses yok. 'Biz Kürtleri vermeyiz' demiyor, bunu bir tek biz söylüyoruz. Suriye'den gelen kardeşlerimizi ne Esed'e ne IŞİD'e ne de bir zalime teslim etmeyiz" dedi.

Başbakan Davutoğlu, "İşte bunun için AK Parti'ye karşılar. Uluslararası lobiler, çevreler, onların buradaki işbirlikçileri, paralelciler, bütün bu partiler, medyanın her kanadı bize karşı birleşti. Neden? Çünkü biz mazlumları, adaleti temsil ediyoruz. Adalete ayakta tutmaya var mısınız? Siirt'i, bütün doğu, Güneydoğu Anadolu'yu kalkındırmaya var mısınız?" değerlendirmesinde bulundu.

İstanbul, Ankara, Konya, Karaman, Mersin, Adana, Şanlurfa, Mardin ve Habur güzargahına hızlı tren yapacaklarını belirten Davutoğlu, "Türkiye'nin bir ucundan diğer ucuna hızlı treni getiren kim?" diye sordu.

Başbakan Davutoğlu, göreve geldiklerinde çok kötü şartlarda olan Siirt Havaalanı'nı rehabilite ettiklerini, şimdi de terminali yenileyip, pisti uzatıp Siirt Havaalanı'nı her türlü uçağın inişine uygun hale getireceklerini kaydetti.

- Arınç'ın konuşması

Davutoğlu'dan önce kürsüye çıkan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, alandakilerin "Siirt seninle gurur duyuyor" sloganlarına, "Biz de sizlerle iftihar ediyoruz" karşılığını verdi, geçen hafta da Siirt'te olduğunu hatırlattı.

Tekrar Siirt'e gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Arınç, kenti mübarek bir belde, Siirtliler'i de mübarek insanlar olarak nitelendirdi.

Arınç sıkıntıların, yaşananların, yapılan zulümlerin, tehditlerin, baskıların farkında olduklarını anlatarak, "Ama siz dimdik ayaktasınız, cesursunuz, izzet ve azamet sahibisiniz. Allah sizden bin kere razı olsun" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde Siirt'te okuduğu bir şiirden dolayı cezaevine girdiğini, daha sonra da milletvekili olmak istediğinde adaylığının iptal edildiğini belirten Arınç, şunları kaydetti:

"Ama 'Yiğit düştüğü yerden kalkarmış derler. Siirt'te mahkum oldu, Siirt'te 2003'te milletvekili seçildi. Mahkum edildiği yerden birkaç yıl sonra yüzde 85 oyla milletvekili seçildi, parlamentoya girdi ve başbakan oldu. Devran döndü cumhurbaşkanı oldu. Türk siyasi hayatına en büyük katkıyı sağlayan, 12 yıl başbakanlığımızı yapan Sayın Cumhurbaşkanımızı Allah'ın izniyle kazandıran, milletvekili, başbakan, cumhurbaşkanı yapan sizlersiniz, sizlerin elinizi öpmek isterim. Zulüm devam etmez, bir güzel cümlesi, bir şiirciği için hakkında mahkumiyet kararı verilen bir insan, 10 Ağustos'ta yüzde 52 ile 21 milyon oyla Cumhuriyetimizin cumhurbaşkanı seçildi. Onu mahkum ederken onu siyasetten silmeyi amaçlayanlar, onun geleceğini görüp onu yasaklı hale getirmek isteyen insanlar, onunla birlikte bir davayı mahkum etmek isteyenler amaçlarına ulaşamadı."

"Takdir-i Hüda kuvve-i bazu ile dönmez, Bir şem'a ki Mevla yaka, üflemekle sönmez" sözünü hatırlatan Arınç, "Allah takdir etti mi mahkum edilen insan ülkenin cumhurbaşkanı olur, hiçbir engel önüne koyamazsınız, hiçbir şekilde onun yükselmesine, güçlenmesine mani olamazsınız. Bir yasaklı insanın kurduğu siyasi parti 13 senedir tek başına iktidarda, 80 yıllık partiler 65 yıldır arkamızdan nal topluyor. Tek başına iktidara bile gelemedi, biz varız, onların hiçbirisi ortalıkta yok" diye konuştu.

- Mitingden notlar

Miting meydanı AK Parti flamalarıyla süslendi. Alanın çevresindeki binaya büyük boy Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Davutoğlu'nun fotoğraflarının bulunduğu, 'Yolunuz yolumuz" posteri asılırken, alanda "Bizim ülkemize olan sevdamız Anayasa'nın ilk üç maddesi gibidir. Değişmez, değiştirilemez, değiştirilmesi dahi teklif edilemez", "Herkesin bir kutsalı var, kiminin Mekke'de, kiminin Taksim'de" pankartları yer aldı.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Davutoğlu alana gelişinde eşi Sare Davutoğlu ile vatandaşları selamladı. Kalabalık ellerindeki Türk bayrakları ve AK Parti bayraklarını sallayarak, zılgıtlar atarak karşılık verdi. Bu sırada alanda Davutoğlu için uyarlanan "Kiziroğlu" türküsünün Kürtçe uyarlaması çalındı.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Mehmet Ali Şahin ve Yasin Aktay'ın da katıldığı mitingin sonunda Başbakan Davutoğlu, partisinin Siirt milletvekili adaylarıyla alandakileri selamladı, eşi Sare Davutoğlu ile karanfil dağıttı.

Mitingin sonunda alandakilere, "Siirt Üniversitesi'nin adını, Siirt ile birlikte, Siirt İbrahim Hakkı Üniversitesi yapmaya ne dersiniz" diye soran Davutoğlu'na vatandaşlar alkışlarla yanıt verdi. Bunun üzerine Davutoğlu, "Nasıl Tillo'nun adını iade etmişsek, inşallah Siirt'te de üniversitenin o geleneğini ifade etmek için Siirt İbrahim Hakkı Üniversitesi olarak yeniden tanzim etmeyi düşünürüz, 'Evet' der misiniz?" ifadelerini kullandı. Alandakilerden "Evet" karşılığını alan Davutoğlu, "İnşallah 7 Haziran'dan sonra alacağımız ilk kararlardan biri de bu olacak" dedi.

(Bitti)

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)

Ilyas

Allah Ismail abi gibilerden razi olsun