SON HABERLER
Sol Ok
Sağ Ok
ANASAYFAGÜNDEMPOLİTİKADÜNYAGÜNCELEKONOMİYAŞAMGEZİSPORRAMAZANÇEVİRİSAĞLIKKÜLTÜRFOTOVİDEO

AK Parti MYK Toplantısı

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: (2)- '(BM'nin gazeteci Kaşıkçı raporu) Türkiye olarak biz raporun objektif bir şekilde hazırlandığını görüyoruz. Kendi değerlendirmelerimiz, okumalarımız açısından raporun tamamına katılıyoruz'- 'Türkiye'nin demokrasisi yolundan sapmayacak bir demokrasidir. Sandık, her daim Türk demokrasisinin pusulası olmaya devam edecektir. AK Parti olarak buna güç vermeye devam

AK Parti MYK Toplantısı
25.6.2019 20:17:15

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, BM Özel Raportörünün öldürülen Gazeteci Cemal Kaşıkçı'yla ilgili raporuna ilişkin, "Türkiye olarak biz raporun objektif bir şekilde hazırlandığını görüyoruz. Kendi değerlendirmelerimiz, okumalarımız açısından raporun tamamına katılıyoruz." dedi.

Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında parti genel merkezinde Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı devam ederken basın toplantısı düzenledi ve soruları yanıtladı.

Bir siyasi parti olarak girdikleri her seçimi kazanmak istediklerini belirten Çelik, bu konuda da büyük zaferlere imza atmış bir parti olduklarını söyledi.

Çelik, "31Mart'tan da Cumhur İttifakı olarak büyük bir zaferle çıktık. Bunlar, siyasi partilerin kendi başarı haneleri olarak siyasi tarihe geçiyor ama hepimizin davası Türkiye davasıdır. Kimin kazandığı konusu, siyasi parti olarak tabii ki biz kazanmak istiyoruz ama bundan çok daha önemli olan konu Türkiye'de demokrasinin kazanmasıdır, demokrasinin yerleşikleşmesidir, bu konunun tavizsiz bir şekilde devam etmesidir. Geçmişte yaşadığımız sıkıntıların tamamen geride bırakılmasıdır. Bu bakımdan, müthiş bir katılımla dünyaya örnek gösterilecek bir siyasi katılımla bu seçimlerin gerçekleşmiş olması son derece takdire şayandır. Bundan sonra milletimizle el ele yürümeye devam edeceğiz. Milli irade yegane pusulamız olmaya devam edecek, milletimizin talepleri, eleştirileri, takdiri başımızın üzerinde taşıyacağımız yegane patronumuz, yegane talimat aldığımız makam olmaya devam edecektir." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın partisinin grup toplantısında "Milli irade ile kavga edilmez, sadece milli iradeye itaat edilir." sözünü anımsatan Çelik, şöyle devam etti.

"Her siyasetçi meşruiyetini buradan alır, milli iradenin talimatlarının başımız üzerinde yeri vardır. Bu süreçte dikkat edilmesi, ihmal edilmemesi gereken konulardan bir tanesi, hemen yurt dışında Cumhurbaşkanımıza karşı seçimlerin yenilenme kararıyla birlikte büyük bir kara propaganda başlamıştı. Yine bu diktatörlük safsatasından başlayarak seçim sonuçlarını kabul etmeyeceği, sonuçların manipüle edileceği şeklinde Türkiye düşmanları yine devreye girmişlerdi.

Maalesef yine birileri bunların sözlerini alıp iç politikaya tercüme etti ama görüldü ki 25 yıllık bir yerel yönetim iktidarı devredilirken, seçim sürecinde çok sert tartışmalar yaşanırken bile demokratik olgunluk gösterilmiştir. Bu demokratik olgunluğa liderlik eden de Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu tavır olmuştur. Bu kara propaganda odakları, bir kere daha bu tavırdan cevaplarını almışlardır. Seçim ve millet idaresine saygı noktasında 27 Nisan muhtırasına karşı dimdik duran, 7 Şubat darbe girişimine karşı duran, 17-25 darbe girişimlerini perişan eden, diğer kalkışmalara karşı milli iradenin talimatından zerre kadar sapmayan, 15 Temmuz darbe kalkışmasında milletin namusuna ve devletin şerefine saldıranlara karşı milletimizle birlikte, milletimize liderlik ederek direnen Cumhurbaşkanımızın temsil ettiği çizginin ne kadar önemli olduğu bu son süreçte bir kez daha görülmüştür."

- "Aynı olgunluğu gösterdik"

Sivil siyasetin ve demokrasi kültürünün güçlenmesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaptığı katkılara her geçen gün yeni bir tanesi daha eklendiğini bildiren Ömer Çelik, "Her seçim dönemi söz olduğunda bir kutuplaşmadan söz ediliyor. 'Kutuplaşma olacak, ayrışacağız, sıkıntılar olacak' gibisinden. Her seferinde söylüyoruz, aziz milletimiz bu provokasyonlara kulak asmasın. Bunlar yapay ve zorlama tavırlardır. 25 yıllık yerel iktidar el değiştirirken en ufak bir şekilde kimseyi incitecek bir tavır ortaya çıkmamıştır. Vatandaşlarımız kardeşçe sandık başına gitmişlerdir. 31 Mart seçim sonuçları açıklandığında Cumhur İttifakı olarak açık bir galibiyetle çıktığımızda da aynı olgunluğu gösterdik. Yenilenen seçim sonuçları da açıklandığında aynı olgunluğu gösterdik. Türkiye'nin demokrasisi yolundan sapmayacak bir demokrasidir. Sandık, her daim Türk demokrasisinin pusulası olmaya devam edecektir. AK Parti olarak buna güç vermeye devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Siyasi kutuplaşma denildiğinde meselenin yanlış yere çekildiğini belirten Çelik, şunları söyledi:

"Siyasi hayatta, demokratik hayatta kutuplar olur, bu kutuplar birbirleriyle etkileşim içerisinde olur. Taraflar olur ve belli bir diyalektik süreç içerisinde tartışmalarını yürütürler ve bu demokratik zeminlerde var olan bir şeydir. Asıl diktatörlüklerde kutuplar, taraflar olmaz. Karşılıklı tartışma olmaz, her taraf dümdüzdür ama birileri illa kendi dedikleri, hukuka karşı da olsa, demokratik iradeye karşı da olsa yerine gelsin diye karşı çıkan herkese kutuplaşmadan bahsederek maalesef bu kara propagandayı yapıyorlar. Buna karşı da millet iradesi bu kutuplaşma ticareti yapanlara karşı da büyük bir cevap vermiştir. Daha önce defalarca paylaştım, Demokrasi nehri, hukuk yatağında akar dedim. Bu sürece saygı göstereceğiz, sürecin patronu hukuktur dedim. Demokrasi nehri, hukuk yatağında aktı ve bereketli topraklarımızı sulamaya devam ediyor."

- Askerlik Kanunu'ndaki değişiklik

Seçim hukukunun, seçim sonuçlarını açıkça ortaya çıkartacak, çıkmadığı takdirde şüpheleri giderecek mekanizmalara sahip olduğunu vurgulayan Çelik, "Bu bir kere daha görülmüştür, 23 Haziran gecesi seçim sonuçlarının net bir şekilde ortaya çıkmasıyla süreç açık bir şekilde tamamlanmıştır." dedi.

Bundan sonra güçlü bir reform partisi olarak, gelecek dönemi çok önemli bir şekilde değerlendireceklerini bildiren Çelik, şunları kaydetti:

"Önümüzdeki seçimsiz dönem, milletimizin taleplerinin yerine gelmesi bakımından son derece önemlidir. Reform partisi olarak, 1927'den beri aynı kalmış Askerlik Kanun'u değişmiştir. Bu büyük bir reformdur, büyük bir devrimdir. Gençlerimizin kendi hayatlarını planlaması açısından ön görülebilir, şeffaf bir düzenlemenin ortaya çıkması bakımından, aynı zamanda da Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyaçlarına halel getirmeyecek, bir zaaf oluşturmayacak, bir dengeyi kurması bakımından önemli bir reformdur. Hayırlı olmasını diliyoruz. Adalet Reformu gündemdedir. Nitekim bu konuyla ilgili çalışmalar sürmektedir. Bundan sonrasında, önümüzdeki seçimsiz süreçte herkes gücünü, kuvvetini, işçisinden işverenine, sanayicisinden tüccarına, esnafına, siyasetçisine, kim hangi konumda bulunuyorsa güçlü bir şekilde Türkiye'nin kalkınmasına, bu 4 yıllık dönemi altın bir dönem olarak Türkiye'ye yeni kazanımlar getirmesine odaklanarak geçirecektir. Bu dönemin inşallah hazırlıklarımız çerçevesinde bu şekilde büyük kazanımlara imza atarak geçireceğiz. Her zaman için milli irade ne diyorsa o doğrultuda yolumuza devam edeceğiz."

- "Saldırılar karşısında sert bir karşılık vereceğiz"

Bu süre içerisinde dış politikada çeşitli gelişmeler yaşandığına değinen Çelik, özellikle İdlib'deki Gerginliği Azaltma Bölgesi'nin statüsünün korunmasına yönelik hassasiyetin rejim tarafından istismar edildiğini söyledi.

Çelik, "Rejimin birtakım saldırıları oluyor, açıkça ateşkes ihlalinde bulunarak oradaki siviller hayatını kaybetti, 300 binin üzerinde kişi yerinden oldu. Bu konuda Rusya'ya sürekli açık tutumumuzu iletiyoruz. Aynı şekilde Türk Silahlı Kuvvetlerinin, 9-10 nolu gözlem noktalarına yapılan saldırılar karşısında sert bir karşılık vereceğimizi ve bu konularda aldığımız tedbirleri de iletmiş olduk. Bir kere daha Suriye'deki bu insani durumun, felaketin altını çiziyoruz. Bunun karşısında herkesi rejimin ihlallerine karşı duyarlı olmaya davet ediyoruz. Rejimin saldırıları, siyasi çözüm sürecindeki ciddiyetsizliği, Nursultan görüşmelerine dair lakayıtlığı giderek artmaktadır. Burada Türkiye'nin Suriye halkının tamamından yana olan tavrı aynen devam etmektedir. İnsani olarak sahiplendiğimiz süreçler insanların hayatını kaybetmesini engellemektedir. Bu konudaki hassasiyetin altını çizerek dünyayı bir kere daha uyarıyoruz." diye konuştu.

Seçim sürecinde çok önemli bir gelişme olduğunu, gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetiyle ilgili BM Yargısız ve Keyfi İnfazlar Özel Raportörü Agnes Callamard'ın raporunu yayınladığını belirten Çelik, "Bu rapor, mukayese imkanı vardır, Cumhurbaşkanımızın daha olay ilk olduğu andan itibaren Kızılcahamam'da yaptığımız toplantı sırasında ortaya koyduğu iradenin tescili anlamına gelmektedir. Türkiye olarak biz raporun objektif bir şekilde hazırlandığını görüyoruz. Kendi değerlendirmelerimiz, okumalarımız açısından raporun tamamına katılıyoruz. BM raportörü, Kaşıkçı cinayetinin tüm yönleriyle açığa çıkması için bu raporu çerçeveli bir şekilde hazırladı ve burada önemli tavsiyelerde bulunuyor, bu tavsiyelerin de tamamını destekliyoruz." ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Katiller para karşılığında serbest bırakıldı." gibi bir ifadeyle hükümeti suçladığını dile getiren Çelik, "Halbuki rapora baktığınızda Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ilgili tüm kurumlarının cinayetin ilk gününden itibaren titizlikle soruşturma yürüttüğü, olayın vehametinin ortaya konulduğu raporda yer almaktadır. Dolayısıyla Sayın Kılıçdaroğlu'nun burada bu süreci yürüten herkesten başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere özür dilemesi gerekmektedir." dedi.

Türk yargısı ve güvenlik güçlerinin Kaşıkçı cinayeti soruşturmasını son derece şeffaf bir şekilde yürüttüğünü belirten Çelik, şunları kaydetti:

"Suudi Arabistan yetkilileri için soruşturma talep ediyor Callamard'ın raporu. Hatırlarsanız o zaman BM heyeti geldiğinde Suudi Arabistan konsolosluğu onları almamıştı, iş birliği yapmamıştı. Bu da birtakım şüpheleri artırmıştı. Nitekim raporda eldeki deliller ışığında açık bir şekilde Suudi Arabistan'daki bazı devlet yetkililerinin bu cinayetin sorumlusu olarak yargılanması gerektiği belirtiliyor. Cumhurbaşkanımız daha önce açıkça ifade etti. Bu suç İstanbul'da işlendiği için uluslararası bir hukuk otoritesi çerçevesinde bu yargılamanın İstanbul'da yapılması gerekir. Bu cinayetin üstünün örtülmemesi gerekir. Burada vahşice, tasarlanarak ve taammüden bir cinayet işlenmiştir. Yine raporun ifade ettiği gibi bir insan hunharca katledildiği gibi aynı zamanda egemenliğimiz altındaki topraklarda gerçekleşerek Türkiye Cumhuriyeti'ne de saygısızlık yapılmıştır. Rapor Türkiye Cumhuriyeti'nden de özür dilenmesi gerektiğinin altını çizmektedir. Bir kere daha dünyada bu konuda duyarlı herkese kimseyi peşinen suçlamadığımızı ama hiçbir olayın da örtbas edilmesine fırsat vermeyeceğimizi, hepsinin açık bir yargılamayla ortaya çıkması gerektiğini ve bu yargılama çerçevesinde, bu yargılamanın İstanbul'da yapılması gerektiğini ifade ediyoruz."

(Sürecek)


        YORUM YAZ
    Foto Galeriler Videolar Yazarlar Günün Özeti
    TİMETÜRK SON HABERLER
    ÇOK OKUNANLAR
    TİMETÜRK AJANS HABERLERİ
    SON YORUMLANANLAR