SON HABERLER
Sol Ok
Sağ Ok
ANASAYFAKORONAGÜNDEMPOLİTİKADÜNYAGÜNCELEKONOMİYAŞAMGEZİSPORBİSİKLETÇEVİRİSAĞLIKFOTOVİDEO

AK Parti Genel Başkanvekili Kurtulmuş, canlı yayında soruları yanıtladı: (1)

'(Almanya'nın Hanau kentindeki silahlı saldırı) Son derece vahim bir saldırı. İşin bir ırkçılık boyutu var mıdır? Öyle görünüyor, ilk şüpheler, ilk bulgular o yönde bir işareti ortaya koyuyor'- 'Bizim için Kavala meselesi şu anda ikinci dosyadan dolayı devam eden bir hukuki sürecin bir parçasıdır. Biz onu bir siyasetin parçası olarak görmeyiz'- '(Darbe iddiaları) Halkımız bu konuda rahat ols

AK Parti Genel Başkanvekili Kurtulmuş, canlı yayında soruları yanıtladı: (1)
20.2.2020 13:04:33

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Almanya'nın Hanau kentindeki silahlı saldırıya ilişkin, "Son derece vahim bir saldırı. İşin bir ırkçılık boyutu var mıdır? Öyle görünüyor, ilk şüpheler, ilk bulgular o yönde bir işareti ortaya koyuyor." dedi.

Kurtulmuş, 24 TV canlı yayınına katılarak, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Almanya'nın Hanau kentinde iki iş yerine düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin soru üzerine Kurtulmuş, Hanau'nun Türklerin yoğun yaşadığı bir bölge olduğunu ve saldırıda Türk vatandaşlarının da hayatını kaybettiğini söyledi.

Kurtulmuş, "Son derece vahim bir saldırı. İşin bir ırkçılık boyutu var mıdır? Öyle görünüyor, ilk şüpheler, ilk bulgular o yönde bir işareti ortaya koyuyor." ifadesini kullandı.

Avrupa'nın uzunca bir süredir İslam karşıtlığı, yabancı ve göçmen düşmanlığı üzerinden bunun özel bir yansıması olarak Türk ve Türkiye karşıtlığı üzerinden bir siyaset dalgasının geliştiği coğrafya haline geldiğini söyleyen Kurtulmuş, "Yükselen ırkçı dalga, aslında en büyük zararı Avrupa halklarına veriyor." dedi.

Kurtulmuş, benzer hareketlerin devam etmesi halinde bir süre sonra Avrupa'nın merkez siyasetinin zehirleneceğini ve Avrupa'da esas ana akım siyasetin aşırı ırkçılık olmaya başlayacağını belirterek, bunun Avrupa için büyük bir felaket olacağını dile getirdi.

- Gezi Parkı davası

Gezi Parkı davası kararına ilişkin bir soru üzerine, "Yargının kararıdır, yani biz yargı kararlarını tasvip etmeyebiliriz, bu kararı tasvip etmeyebiliriz, bunun aleyhine konuşabiliriz ama saygı duyarız." ifadesini kullanan Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Ortada hukuki bir süreç var, bu hukuki süreçte yargının kararının doğru olmadığı kanaatindeyiz ama sonuçta kararı verecek olan siyaset değil yargıdır, kararı vermiştir. Nasıl yargı birilerinin istediği zaman karar verdiği zaman iyi, istemediği zaman kötü olarak telakki ediliyorsa biz böyle bir çifte standart uygulamayız. Ancak bu yargı kararı ne olursa olsun Gezi Parkı olaylarının niteliğini değiştirmez."

Kurtulmuş, 4 tane ağacın tahrip olmasına rıza göstermeyen insanların başlattığı varsayılan bir hareketin, bütün çevrenin yakılıp yıkıldığı bir sürece gittiğini belirterek, "Dolmabahçe'deki çalışma ofisini basmış olsaydı o militanlar, o teröristler ne olacaktı? Türkiye'de tam manasıyla darbe olacaktı." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'ye her alanda zarar veren ve büyük bir tahribat oluşturan kalkışma ile karşı karşıya kalındığını belirten Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Hadi bizim de saflığımıza gelsin bunun bir çevre duyarlılığı ile yapılan olaylar olduğunu kabul edelim. Sonucu ne? Sonuç faizlerin aşırı derecede yükselmesidir, sonuç enflasyonun yükselmesidir, sonuç Türkiye'de 1 ayda 8 milyar dolar yabancı sermayenin Türkiye'den gitmesidir. Sonuç Borsa İstanbul'un çakılmasıdır, sonuç İstanbul'un büyük en önemli turizm merkezlerinden birisi olan Taksim'in aylarca yaşamış olduğu tahribattan kurtulamamasıdır ve gerçekten çok ağır bir faturanın ödenmesidir."

Sosyal medya üzerinden haberleşerek insanların bir araya gelerek böyle bir olayı gerçekleştiremeyeceğini söyleyen Kurtulmuş, "Hadi diyelim başta geldiler ama bu ölçüde bir toplumsal olayın sürdürülebilmesi mümkün değildir. Bütün sol grupların, radikal grupların, militan grupların, bölücü grupların işin içerisine girmesi asla tesadüf değildir, bir planlamadır." diye konuştu.

- "Normal bir süreçtir"

Hedefin Türkiye'de bir kaos ortamı oluşturmak olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, "Bunlar olmamış gibi kabul ederek, yani herhangi bir mahkeme kararının beraat vermiş olması Gezi Parkı olaylarının masum olduğu, Gezi Parkı olaylarının bir kalkışma olmadığı sonucunu ortaya koymaz." dedi.

Gezi Parkı olaylarının içinde FETÖ'nün ağırlıklı olarak yer aldığını bildiklerini söyleyen Kurtulmuş, 7 Şubat MİT kumpası, 17-25 Aralık, devamında ekonomi üzerindeki manipülasyonlar ve en sonunda 15 Temmuz darbe teşebbüsünün bir zincirin halkaları olduğunu vurguladı.

Kurtulmuş, HSK'nin beraat kararını veren 3 hakim hakkında soruşturma ve inceleme izni vermesi konusundaki değerlendirmelerinin sorulması üzerine, "Normal bir süreçtir. Çünkü şöyle bir durum, ağırlaştırılmış müebbet cezası istenen bir dava ve sonra nasılsa dava bu seyrinde giderken, dava aynı dava, dosya aynı, yargıçlar aynı yargıçlar, birden böyle bir beraat kararının ortaya konulmuş olması... Normal bir seyir değil. Herhalde HSK de bu hassasiyetlerle bir soruşturma başlattı." şeklinde konuştu.

- "Propaganda yapıyorlar"

Gezi Parkı odaklı olaylara ilişkin davada beraatine ve tahliyesine karar verilen Anadolu Kültür AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kavala'nın, 15 Temmuz darbe girişimi soruşturması kapsamında tutuklanması ve Avrupa'nın buna gösterdiği tepkiye ilişkin soruyu yanıtlarken de Kurtulmuş, yeni bir hukuki süreç başladığını, süreçle ilgili yönlendirici bir şey söylemek istemediğini ifade etti.

Kavala ismi üzerinden Türkiye'yi, hükümeti bir şekilde köşeye sıkıştırmak isteyen bazı uluslararası çevreler olduğunu gördüklerini belirten Kurtulmuş, "Kavala üzerinden bir propagandanın oluşturulduğunu, Türkiye'nin yargısına karşı, Türkiye'nin hükümet sistemine karşı, hatta Türkiye demokrasisine karşı bir propaganda unsuru haline getirildiğini düşünüyoruz. Bizim için Kavala meselesi şu anda ikinci dosyadan dolayı devam eden bir hukuki sürecin bir parçasıdır. Biz onu bir siyasetin parçası olarak görmeyiz." diye konuştu.

Avrupa'nın konuya verdiği tepkinin hatırlatılması üzerine Kurtulmuş, "Onlar süreci siyasallaştırmak istiyorlar ve bu isim üzerinden propaganda yaparak, yani bilinen bir isim olduğu için propagandasının daha kolay olduğu, daha kolay burada hükümet karşıtı, yargı karşıtı, Türk demokrasisi karşıtı sözlerin söylenebileceğini zannettikleri bir alan oldukları için bunun üzerinden tabiri caizse bu ismi köpürterek bir propaganda yapıyorlar." değerlendirmesinde bulundu.

- Darbe iddiaları

Darbe tartışmalarının reel bir zemininin olup olmadığına ilişkin soru üzerine Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Hayır yok. Halkımız bu konuda rahat olsun. 15 Temmuz, 72 düvele göstermiştir ki bu aziz millet öyle 3-5 çapulcu darbeciye pabuç bırakacak bir millet değildir. Tankların önüne insanların nasıl yattığını hepimiz biliyoruz. Genelkurmayın önünde o vücudu parçalanmış ağır yaralı vatandaşlarla darbe akşamından sonra konuştuklarımızı hatırlıyorum. Bu millet nasıl 15 Temmuz'da canı pahasına direndiyse bundan sonra hangi darbe heveslisi serseri çıkarsa çıksın perişan eder. Şu konuda da uyanık olmak lazım. Türkiye'nin güzel bir lafı var. Su uyur düşman uyumaz. Millet tarafından iktidara getirilemeyeceğini düşünen birileri sakın ha bu tür uluslararası alanda köpürtülen darbe sözlerine destek vermesin. Bütün partilerin, bu darbe söylentilerini kenara atıp işimize bakmamız lazım. Ana muhalefet partisi başta olmak üzere bütün partiler bu konuda çok açık bir tavır içerisinde olmalıdır. Türkiye'de yönetimin nasıl değişeceğinin yolu bellidir, o da sandıktır. Darbe ile hiçbir antidemokratik gücü, hiçbir emperyalist uşağına bu memlekette izin verilmeyecektir."

(Sürecek)

GÜNÜN ÖZETİ

        YORUM YAZ
    Foto Galeriler Videolar Yazarlar Günün Özeti
    TİMETÜRK SON HABERLER
    ÇOK OKUNANLAR
    TİMETÜRK AJANS HABERLERİ
    SON YORUMLANANLAR