SON HABERLER
Sol Ok
Sağ Ok
ANASAYFABİSİKLETGÜNDEMPOLİTİKADÜNYAGÜNCELEKONOMİYAŞAMGEZİSPORRAMAZANÇEVİRİSAĞLIKFOTOVİDEO

2020 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulunda

AK Parti Düzce Milletvekili Fahri Çakır:- 'Nükleere karşı çıkmak bence gelişmeye karşı çıkmak, dünyanın gittiği istikamete yanlış bir istikamet rolü biçmekten farklı bir şey değildir'- AK Parti Adana Milletvekili Abdullah Doğru: - 'Türkiye'nin uluslararası haklarından geri adım atmasını bekleyenler boş bir hayal içindediler. Ucuz tehditler ve yıldırma politikaları, ancak ve ancak, istediğimiz

2020 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulunda
12.12.2019 20:25:41

AK Parti Düzce Milletvekili Fahri Çakır, "Nükleere karşı çıkmak bence gelişmeye karşı çıkmak, dünyanın gittiği istikamete yanlış bir istikamet rolü biçmekten farklı bir şey değildir." dedi.

TBMM Genel Kurulunda görüşülen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının bütçeleri üzerinde AK Parti Grubu adına konuşmalar yapıldı.

AK Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Sait Kirazoğlu, yerli ve yenilenebilir kaynakların öncelendiği, çevresel sürdürülebilirliğe sahip, güncel gelişmeleri dikkate alan, yenilenebilir enerjiden nükleere, bor cevherinden hidrokarbon aramacılığına ve enerji verimliliğine kadar milli ve yerli enerji politikasıyla enerji arz güvenliğinin sağlanmasına yönelik çalışmaların artarak devam ettiğini söyledi.

Kirazoğlu, 2002 öncesinde sadece 5 ilde doğal gaz olduğunu, bugün itibarıyla 81 il ve 541 yerleşim birimine ulaşıldığını belirtti. Doğal gaz kullanım imkanı sunulan nüfusun 66,5 milyona ulaştığını ifade eden Kirazoğlu, bunun da toplam nüfusun yüzde 81'ini oluşturduğunu dile getirdi.

Doğu Akdeniz'deki enerji potansiyelinin kazanılmasının uluslararası hukuk ilkeleri temelinde, tüm kıyıdaşlarıyla beraber her aktörün, dolayısıyla KKTC'nin ve Türkiye'nin hesaba katılmasıyla ortak bir iş birliğiyle mümkün olduğuna işaret eden Kirazoğlu, Türkiye ve KKTC'nin çeşitli platformlarda yaptığı iş birliği çağrılarının dikkate alınmasını istedi.

AK Parti Adana Milletvekili Abdullah Doğru ise özverili çalışmalar sonunda 2002'de 31 bin 846 megavat seviyelerinde olan elektrik enerjisi kurulu gücünün, 2019 yılı ekim ayı sonu itibarıyla 91 bin 70 megavata ulaştığını söyledi. Doğru, elektrik üretiminin ise 2002-2018 yılları arasında yüzde 136 artarak 304.8 milyar kilovatsaate ulaştığını kaydetti.

Yenilenebilir enerjinin payının da arttırıldığını anlatan Doğru, "Beklentimiz, bu payı daha da artırarak 'Daha çok yerli, daha çok yenilenebilir' parolasıyla Türkiye'yi tam anlamıyla bir yenilenebilir enerji üssüne dönüştürmektir." dedi.

Türkiye'nin, Akdeniz'de uluslararası haklarından geri adım atmasını bekleyenlerin boş bir hayal içinde olduklarını söyleyen Doğru, "Türkiye, zaten hakkı olan bir konuda kimseden icazet alacak bir pozisyonda değildir. Ucuz tehditler ve yıldırma politikaları, ancak ve ancak, istediğimiz seviyeye ulaşmaktaki azim ve kararlılığımızı tahkim edecektir." diye konuştu.

- Kişi başı elektrik tüketiminde artış

AK Parti Gümüşhane Milletvekili Hacı Osman Akgül de ekonomik gelişmişliğin ve konforlu yaşam standardının en önemli göstergelerinden birisinin elektrik tüketim miktarı olduğunu ifade ederek, 2002'de yıllık kişi başı elektrik tüketiminin ortalama bin 950 kilovatsaat iken 2018'de 3 bin 700 kilovatsaate yükseldiğini ifade etti.

Akgül, 2023 yılında ise kişi başı tüketimin 4 bin 300 kilovatsaate yükselmesinin öngörüldüğünü dile getirdi.

Yerli ve yenilenebilir kaynakların payı artırılarak arz güvenliği ve enerjide dışa bağımlılığın azaltılmasına yönelik yapılan çalışmaların devam edeceğini de vurgulayan Akgül, 2023'te Akkuyu Nükleer Enerji Santrali'nin devreye alınmasının da hedeflendiğini söyledi.

Akgül, "Libya'yla yapılan münhasır ekonomik bölge diplomatik atağımızla Doğu Akdeniz'de baypas edilemeyecek bir ülke olduğumuz uluslararası camiaya ilan edilmiştir. İnşallah, en kısa zamanda müjdeli haberlerle bu önemli çalışmaları taçlandıracağız." diye konuştu.

AK Parti Artvin Milletvekil Erkan Balta da saatler süren elektrik kesintilerini, benzin, mazot bulunamayan, doğal gaz olmadığı için hava kirliliği yüzünden çocukların okullara gidemediği, hastanelerin dolduğu günleri artık kimsenin hatırlamadığını bildirdi.

Yerli ve yenilenebilir kaynakların değerinin AK Parti öncesinde değeri ve öneminin bilinmediğini belirten Balta, şöyle konuştu:

"2001 de hidroelektrikte kurulu gücümüz 12 bin megavat düzeyindeydi, bugün bu rakam 29 bin seviyesine yaklaştı. Artık, su akıyor, Türk bakmıyor. Türk yapıyor, enerji üretiyor. 2001 yılında rüzgarda kurulu gücümüz 98 megavattı, bugün rüzgar enerjisinde 7 bin 400 megavatı aşmış bulunmaktayız. 2001 yılında güneş enerjisinin esamesi okunmuyordu, kurulu gücümüzde payı bile yoktu, bugün 5 bin 500 megavatın üzerinde güneş enerjisi kurulu gücüne sahibiz. 2001 yılı sonunda 28 bin megavat düzeyinde olan kurulu gücümüz bugün itibarıyla 91 bin seviyesine ulaştı ve elektrik üretimimizin yüzde 65'ini yerli ve yenilenebilir kaynaklarımızdan karşılıyoruz."

- Nükleer enerji konusu

AK Parti Düzce Milletvekili Fahri Çakır, Türkiye'de elli yılı aşkın süreden beri konuşulan nükleer santrallerle alakalı günümüze kadar bir adım atılmadığını, sadece lafta kaldığını belirterek, "Dünya ilerlerken biz yerimizde saymışız, hatta zaman zaman karşı çıkmışız. Nükleere karşı çıkmak bence gelişmeye karşı çıkmak, dünyanın gittiği istikamete yanlış bir istikamet rolü biçmekten farklı bir şey değildir." dedi.

2010'da ihalesi yapılan Akkuyu santralinin yapımının devam ettiğini bildiren Balta, ancak nükleer santrallerin yapımında minimum 10 yıla ihtiyaç bulunduğunu belirtti.

Balta, santralde yüksek teknoloji kullanıldığını ifade ederek, "Muhtemelen, cumhuriyetimizin 100'üncü yılında, 2023 senesinde inşallah hizmete girecek, sanayiciye elektrik ürütecek." diye konuştu.

Tehlikeli olduğunu ve riskleri bulunduğunu da belirten Balta, yenilenebilir kaynakları en uç noktaya getirenin de AK Parti iktidarı olduğunu söyledi.

Termik santrallere de hava kirliliği nedeniyle karşı çıkıldığını öne süren Balta, şunları söyledi:

"Nükleer enerji santralleri çevreyle en barışık santraller, dolayısıyla en az atık. Zaten su kenarlarında, soğutma ve buharlaştırmayla alakalı kısımda göle, denize ya da nehir suyuna ihtiyaç var. Peki, termik santrallerde kömüre ihtiyaç var, kömürü yakacağız. 'Filtreden duman çıkıyor, santrali kapat. Kuş çarpıyor, rüzgar türbinini takma. Tarlada verim düşüyor, güneş tarlasından vazgeç.' Ne yapacağız? 'Enerjiye zam geliyor.' Doğal gaz üreten bir ülke değiliz, biz doğal gazın yüzde 98'ini ithal ediyoruz."

- "Bor rezervinin yüzde 73'ü Türkiye'de"

AK Parti Balıkesir Milletvekili Yavuz Subaşı da bor madeninin sanayinin pek çok alanında kullanıldığını belirterek, bu madenin rezervinin yüzde 73'ünün Türkiye'de bulunduğunu belirtti.

Borla ilgili yapılan çalışmalar nedeniyle 1950'lerde ve 60'larda 2 bilimsel çalışmaya Nobel Kimya Ödülü verildiğini dile getiren Subaşı, "Nobel demişken, Sırp katliamını öven faşist bir sözde yazara verilen Nobel ödülü nedeniyle Nobel'i kınadığımı da ifade etmek istiyorum." diye konuştu.

AK Parti Aydın Milletvekili Metin Yavuz da Türkiye'nin dünyada nükleer teknoloji alanında çalışmalara başlayan ilk ülkelerden biri olduğunu ifade ederek, 1956 da Atom Enerjisi Komisyonu oluşturulduğunu söyledi.

Yavuz, 1982'de kurulan Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'nun da nükleer enerjiyle ilgili faaliyetler yürüttüğünü, 2018'de de Nükleer Düzenleme Kurulu'nun oluşturulduğunu kaydetti.

Faaliyetler hakkında bilgi veren Yavuz, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu ve Eti Maden arasında imzalanan protokol kapsamında, boron izotop zenginleştirme çalışmalarının başlatıldığını bildirdi.

AK Parti Zonguldak Milletvekili Hamdi Uçar ise Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) hakkında bilgi verdiği konuşmasında, kurumun Türkiye'nin ilk ve tek yer bilimleri araştırma kurumu olduğunu söyledi.

Uçar, MTA'nın son yıllarda başlattığı yenilikler sonucunda havadan, karadan, denizden yerin üstü ve altını inceleme olanaklarına kavuşulduğunu belirterek, "MTA kurulduğu 1935'ten bugüne kadar yaklaşık 9,5 milyon metre sondaj yapmıştır. Bu rakamın 3,5 milyon metresi son üç yılda gerçekleştirilerek tarihi bir rekor kırılmıştır. Son üç yıldaki bu kadar yoğun çalışmanın neticesinde yeni maden kaynaklarına da ulaşılmıştır." dedi.

- "Türkiye maden çeşitliliği bakımından 10. sırada"

AK Parti Zonguldak Milletvekili Polat Türkmen ise enerji ve tabii kaynaklara verilen önem sebebiyle madenleri araştırma, bulma ve yer üstüne çıkarılmasının, işletilmesinin, geliştirilmesinin önemli olduğunu söyledi.

Türkmen, sadece yer altı kaynaklarının değil, sahip olunan tüm potansiyelin harekete geçirilmesinin, tarımda, ekonomide, ticarette, sağlıkta ve her alanda sürdürülebilir ve çevreye karşı duyarlı bir kalkınmayı sağlayacağını kaydetti.

AK Parti İstanbul Milletvekili Şamil Ayrım da Türkiye'nin endüstriyel ham maddeler, metalik madenler, enerji ham maddeleri ve jeotermal kaynaklar açısından son derece zengin bir ülke olduğunu belirterek, "Türkiye, yer altı kaynakları sıralamasında, üretim değerleriyle dünyada 132 ülke arasında 28'inci, maden çeşitliliği bakımından 10'uncu sırada yer almaktadır. Dünyadaki 90 çeşit madenin 77'si Türkiye'de bulunmakta olup 60 maden türünde üretim yapılmaktadır." dedi.

Ayrım, Türkiye'nin, dünyadaki mermer rezervlerinin yüzde 33'üne, metal maden rezervlerinin yüzde 4'üne, kömür rezervlerinin yüzde 1'ine ve jeotermal potansiyelin yüzde 8'ine sahip olduğunu da kaydetti

Maden sahalarında uç-ara ürün elde etmeye yönelik tesis kurmada şartlı ihale yöntemine geçildiğini dile getiren Ayrım, "Ülkemizde çıkan ham madde yine ülkemizde işlenecek, uç-ara ürün elde edilerek cari açığın azaltılmasına katkı sağlanacaktır." diye konuştu.

AK Parti Samsun Milletvekili Fuat Köktaş da hükümetleri döneminde madenlerde iş sağlığı ve güvenliğine azami hassasiyet gösterilip kanun değişiklikleri yapılarak yapısal, köklü ve pozitif yönde düzenlemelere gidildiğini ifade etti.

Köktaş, madenlerin risk grupları analizleri yapılarak "az riskli", "çok riskli" ve "riskli" kategorilere ayrılarak yılda 1 kez, yılda 2 kez ve yılda 4 kez olmak üzere denetlemeler yapıldığını söyledi.

- "Kimsesizlerin kimi olmaya devam edeceğiz"

AK Parti Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan Atabek ise "Sosyal devlet anlayışı ve sorumluluğuyla kimsesizlerin kimi, çaresizlerin çaresi olmak için gereken adımları atmaya kararlı bir şekilde devam edeceğiz." dedi.

Sosyal refaha sahip bir toplum oluşturmanın AK Parti iktidarlarının en temel hedeflerinden biri olduğunu belirten Atabek, 2013'ten bugüne kadar 330 sosyal hizmet merkezinin hizmete açıldığını vurguladı.

"Kadınlarımızın konumunun güçlendirilmesi AK Parti iktidarlarımızın temel politikalarından biridir. Bu bilinçle, Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı uygulanmaya kararlılıkla devam edecektir." diyen Atabek, kadına yönelik şiddete karşı mücadelenin de sıfır toleransla sürdürüldüğünü ifade etti. Atabek, şunları söyledi:

"81 ilimizde açtığımız şiddet önleme ve izleme merkezlerinden bugüne kadar toplamda 514 bin kişi yararlanmıştır. Ayrıca, 145 kadın konukevi, 3 bin 482 korunmaya muhtaç kadına hizmet vermektedir.

Okullara devamsızlığı olan, dilencilik yaptırılan, ihmal, istismar, suça sürüklenme gibi risk altındaki çocuklara yönelik tespit ve müdahale çalışmaları yürütülmekte, bu hizmetle 17 bin 76 çocuğa ve 11 bin 30 aileye rehberlik hizmeti verilmiştir. Engelli vatandaşlarımız için, 2019 tarihi itibarıyla 352 bakım merkezinde 26 bin 843 engelli bireyimize yatılı bakım hizmeti sunulmaktadır. Halihazırda 52 ilimizde 68 gündüz yaşam merkezi hizmet vermektedir, 2020 yılı itibarıyla tüm illerimizde hayata geçirilmesi hedeflenmektedir. 2002 yılında devletimizin engelli memur sayısı sadece 5 bin 772 iken AK Parti hükümetleri döneminde atanan engelli memur sayımız 55 binin üzerine çıkmıştır."

AK Parti Sivas Milletvekili Semiha Ekinci de sosyal yardımların hem niteliğini hem de niceliğinin geliştirildiğini ve iktidarları döneminde 308 milyar liralık yardım yapıldığını kaydetti.

Ekinci, 2002'de yıllık 1,3 milyar liralık bir sosyal yardım yapılırken 2018'de bu rakamın 43 milyara kadar yükseldiğini ifade etti.

AK Parti Bursa Milletvekili Vildan Yılmaz Gürel de bugün 143'ü tehlikeli meslek olmak üzere toplam 146 meslekte mesleki yeterlilik belgesinin iş gücünün ehliyeti haline getirildiğini bildirdi.

Belgenin, iş dünyası ve çalışanlar tarafından memnuniyetle karşılandığını ifade eden Yılmaz, 2009-2019 yılları arasında 850 bin kişinin mesleki yeterlilik belgesi aldığını söyledi.

GÜNÜN ÖZETİ

        YORUM YAZ
    Foto Galeriler Videolar Yazarlar Günün Özeti
    TİMETÜRK SON HABERLER
    ÇOK OKUNANLAR
    TİMETÜRK AJANS HABERLERİ
    SON YORUMLANANLAR