100 Bin Sosyal Konut Tanıtım Toplantısı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: (3)- 'Millete faydası dokunacak tüm eserler daha fikir aşamasında CHP zihniyeti tarafından çeşitli bahanelerle öldürülmeye çalışılmıştır'- 'Yatıyor, kalkıyor 'Tank Palet Fabrikası'nı yabancılara sattılar.' diyor. Burada 'satış' diye bir şey yok. Tank Palet Fabrikası zararda olan bir yer, teknolojisi ileri teknoloji değil. Üç firma katılıyor, BMC firması

12.12.2019 14:52:32
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Millete faydası dokunacak tüm eserler daha fikir aşamasında CHP zihniyeti tarafından çeşitli bahanelerle öldürülmeye çalışılmıştır." dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 100 Bin Sosyal Konut Tanıtım Toplantısı'nda konuştu.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin kendisinin değil milletin evi olduğunu belirten Erdoğan, burada çok amaçlı salonların, ibadethanenin olduğunu söyledi.

Erdoğan, bunun yanında kısa zaman içerisinde burada Türkiye'nin en büyük kütüphanesini açacaklarını, 5 milyon ciltli, elektronik ortamda bütün kitapların kayda gireceği, dünyanın mimari proje olarak estetiğiyle, her şeyiyle örnek olan bir kütüphaneyi bitirdiklerini kaydetti.

Kütüphanenin 24 saat açık olacağını, gençlerin burada hem derslerini çalışıp hem kitap okuyabileceğini, içeceklerini içip kek ve simit yiyebileceklerini ifade eden Erdoğan, "Çünkü bu millete bu yakışır. Bizim gençliğimize bu hizmeti vermek bizim görevimiz ve biz bunu kendi cebimizden zaten vermiyoruz. Milletin verdiğini, milletin evlatlarına veriyoruz. Değişen bir şey yok. Ve bunu hazmedemeyenler var." diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile ilgili çok kez "ruhsatsız bina" denildiğini hatırlatan Erdoğan, "Danıştay burayla ilgili kararını açıkladığı halde. 'Burada ruhsat problemi yoktur.' demesine rağmen bakıyorsunuz, Ana muhalefetin başı ikide bir buranın ruhsatsız olduğunu söylüyor. Danıştayın belgesi ortada. Daha ne istiyorsun? Öyle veya böyle o konuşuyor biz yolumuza devam ediyoruz ve devam edeceğiz." ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte de vatanperver, milliyetperver bütün devlet adamlarının karşılarına hep başını CHP'nin çektiği zihniyetin dikildiğini söyledi.

İstanbul'da yapılan Yavuz Sultan Selim Köprüsü'ne işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bu köprünün temelini attık, köprü yükseliyor bunlar karadan ulaşamadılar, denizden ulaşarak gösteri yaptılar. Aynı şekilde Marmaray'ı yaparken bu işi mahkemelere taşıdılar. Ama onlar mahkemeye taşıdı, biz mahkemelerden 'yürü' kararını aldık ve Marmaray'ı yaptık. Şimdi Marmaray'dan milyonlarca vatandaşımız denizin altından Avrupa'dan Asya'ya, Asya'dan Avrupa'ya gidiyor. Aynı şekilde Avrasya'dan da yine denizin altından araçlar gidiyor, geliyor. Bütün bunlar Türkiye'nin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Nereden nereye geldiğimizi gösteriyor."

Erdoğan, bu gidişin sıradan bir gidiş olmadığını, bunlar yapılmamış olsa 20 yıl önceki durum düşünüldüğü zaman Türkiye'ye "çok ilkel bir ülke" denileceğini söyledi.

"Biz şimdi muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıktık." diyen Erdoğan, Türkiye'nin G20 ülkeleri içerisinde 17'nci, Avrupa'da ise 6'ncı sırada olduğunu vurguladı.

Adnan Menderes'ten Turgut Özal'a, Necmettin Erbakan'dan Alparslan Türkeş'e kadar tüm vizyon sahibi liderlerin CHP zihniyetinin saldırılarına maruz kaldığını kaydeden Erdoğan, "Millete faydası dokunacak tüm eserler daha fikir aşamasında CHP zihniyeti tarafından çeşitli bahanelerle öldürülmeye çalışılmıştır." dedi.

- "Bunların işletme kabiliyeti yok"

Arifiye'de bulunan Tank Palet Fabrikası'na değinen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yatıyor kalkıyor bu 'Tank Palet Fabrikası'nı yabancılara sattılar.' diyor. Burada 'satış' diye bir şey yok. Tank Palet Fabrikası zararda olan bir yer, teknolojisi ileri teknoloji değil. Üç firma katılıyor, BMC firması bu ihaleyi alıyor. Satış değil kiralama işletme ihalesini alıyor. Buraya da 50 milyon dolarlık yatırım yapma şartıyla burayı alıyor. Ne kadarlığına? 25 yıllığına. Bunların işletme kabiliyeti yok. Hayatlarında bunlar beş koyun gütmemişler zaten de güdemezler."

Kocaeli'deki kağıt fabrikası SEKA'nın bitmiş, batmış zarar eden bir fabrika olduğunu anlatan Erdoğan, "Biz SEKA'yı kapatacağız, dedik. Özel sektör kağıdını üretsin, gazeteler vesaire oralardan alsın. Ne yapacaksınız? Makinelerin olduğu bölümü tamamıyla bir müze haline dönüştüreceğiz. SEKA'nın olduğu alanı da Kocaeli halkına hizmet veren dev bir millet bahçesine dönüştüreceğiz. Fabrika'da çalışanları da Kocaeli Belediyesi'nde iş temin etmek suretiyle onları da orada istihdam ettik." şeklinde konuştu.

Şu anda SEKA'nın bir müze olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bütün çevresinin millet bahçesi olduğunu, Kocaeli'nin sakinlerinin burada yürüyüşlerini yaptığını kaydetti.

Fabrikanın da müze olarak icraatına devam ettiğini aktaran Erdoğan, "Buradan kar mı zarar mı edeceğiz? Biz kar etmenin yolundayız. Bu neyle oluyor? Bazen bu sosyolojik anlamda bir kara dönüşüyor. Bazen de bu zarar etmektense zarar etmemek daha evladır diyerek yola devam ediyorsunuz. Yaptığımız bu." dedi.

Erdoğan, İstanbul Havalimanı'ndan da vazgeçirilmeye çalışıldıklarını, bunun için Gezi olayları dahil her türlü provokasyonun denendiğini söyledi.

İstanbul Havalimanı'nın dünyanın ilk üç havalimanından bir tanesi olduğuna işaret eden Erdoğan, Almanların Berlin'de havalimanı yapmak için 17 yıldır çalıştığını ancak bitirilemediğini kaydetti. Erdoğan, "Almanlar Alman hükümetine diyorlar ki 'Türk müteahhitlere verin, gelsinler bu havalimanını bitirsinler. Berlin Havalimanı'ndan daha büyüğünü de yaptılar.' diyorlar. Evet şu anda dünyanın ilk üçü içerisinde İstanbul Havalimanımız." değerlendirmesini yaptı.

- "Sağlıklı bir nefese devletini feda eden kültürden geliyoruz"

"İstanbul Atatürk Kültür Merkezi projesini rafa kaldırtmak için yapmadıklarını bırakmadılar." ifadesini kullanan Erdoğan, inşaatın hızla devam ettiğini, Taksim'deki Atatürk Kültür Merkezi'nin opera binası olarak bitirileceğini, kısa bir süre sonra lansmanını yapacaklarını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastanelerini karalamak için kimi kurgu kimi yalan nice haber uydurulduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"İkide bir çıkmış, 'Zarar ediyor.' Böyle bir şey yok da... İnsana hizmet noktasında, insanımızın sağlığı noktasında gerekirse zarar da ederiz. Var mı başka bir diyeceğin? Biz farklı bir kültürden geliyoruz. Nedir o? 'Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.' Biz sağlıklı bir nefese devletini feda eden bir kültürden geliyoruz. Şunu düşünmek lazım. Sen bu ülkede SSK'nin genel müdürlüğünü yaptın. SSK'nin genel müdürlüğünü yaptığın zaman bizim vatandaşımıza verilecek ilaç yoktu. İlacı veremiyordun. Hastaların odasına girildiği zaman oda değil koğuştu. Üç, beş kişi aynı odada yatıyor. Hepsinden öte serum şişeleri, kan, bütün çöplük böyle bir rezalet içerisinde. Röntgen için gün alacaksın 7 ay sonraya. Böyle bir durumdan geldik. Kimdi SSK'nin başında? Sen... Sen SSK'yi yönetemedin. Şimdi biz şehir hastaneleri gibi dev hastaneler yapıyoruz. Bundan rahatsız oluyorsun, eline diline dursun."

Sadece yatırımların, alt yapı projelerinin engellenmediğini hak ve özgürlükler alanında da benzer bir çabanın içine girildiğini aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

"Kamuda başörtüsü düzenlenmesine 'hayır' dediler. Meslek liselerinde katsayı zulmünün kaldırımasına 'hayır' dediler. 4+4+4 ile eğitimin özgürleşmesine 'hayır' dediler. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle demokrasinin güçlenmesine 'hayır' dediler. Bölücü terör örgütü PKK ve ülkemizin gördüğü en büyük ihanet çetesi olan FETÖ'yle mücadeleye 'hayır' dediler ve bu teröristleri 'arkadaşlar' diye nitelediler. Savunma sanayinde dışa bağımlılığı azaltacak kritik projeleri küçümsediler, hatta karaladılar. Biz göreve geldiğimizde yüzde 20'si savunma sanayinde yerliydi ama şimdi yüzde 70'i yerli."

(Sürecek)

YORUMLAR (0)