![]() |
Kan kırmızı perde usulüne uygun kapanırken bir dakika ! diye seslenen adam
Ekranda başı sargılı ve bereli bir küçük kız dolaşıyordu. Rima bütün macerasını bir kağıda kara kalemle çizmeye çalışmış. Evde korku içinde açlık soğuk ve karanlığa dayanarak beklenen günler. Sonra kardeşi babası ve annesiyle birbirlerine sarılarak dinlemek zorunda kaldıkları korkunç patlamalar. Yanlarındaki binaların gürültüyle ve komşularını enkazın altında bırakarak yıkılışı. Sonra ailece titreyerek kendilerini sokağa atışları, iki kilometre kadar canhıraş şehrin merkezine doğru koşmaları. Hepsi çizilmiş.
Gerisi yok.
Caddede koşarken bir füze atılmış üzerlerine. Annesini ortadan ikiye ayıran babasını kendi kanında boğan kardeşini yakıp kül eden insan yapımı bir gök cismi. Bunlar resimde yok.
Elinde ailenin mutlu bir şekilde evin içinde gülümserken çekilmiş fotoğrafı var. Küçük kız resimle yaşıyor. Henüz hiç konuşmamış. Ağlamamış. Tedavi onun ağlamasını sağlamaya yönelik diyor terapisini yapan doktoru. Ağlaması için mezarların arasında dolaştırıyorlar.
Bir kadın sonra sen gibi ben gibi. Evlerinde dua ederek korku içinde bekleşirken bir bombayla bütün çocukları ve eşi yanarak ölmüş. Kimi zalimlerde havai fişek sevinci yaratan fosforlu parlak bombalar. Beş erkek çocuğu ve eşi gibi kadının yıllarca dua ettikten sonra doğurduğu bir buçuk yaşındaki kızı da kucağında kömüre dönüşmüş. Kendisi de ağır yaralı. Her gece çocuklarının etrafında koşuştuğunu görüyor rüyasında. Tedaviyi kabul etmiyor ölmek istiyormuş. Aslında ağır yaralı diyor Filistinli psikiatrist. Fakat koluna girip ayakkabı bile giyemediği yaralı sargılı ayaklarıyla çocuklarının defnedildiği yere getirmişler. Gerçekle yüzleşsin de tedaviye cevap versin diye.
Sevgili arkadaşım belgesel sinema yönetmeni Melek Taylan'a Gazzeli çocuklarla ilgilenen insan hakları aktivisti Yahudi asıllı Amerikalı bir arkadaşından mektup gelmiş. Gazze'de görüştüğü bir kadının anlattıklarını yazmış. İsrail askerleri geliyor ve kadından on çocuğundan beşini öldürmek istediklerini seçimi yapmasını istiyorlar. Kadın bunu kabul etmeyince feryatlarına aldırmadan kendileri seçip annenin gözü önünde vahşice öldürmüşler. Kesinlikle ahlak bitmiş burada diyor Barbara Lubin.
Batılı insan hakları örgütlerinden Eva Bartlett bombaların altında dolaştığı Gazze'den korku filmlerini aratmayacak şeyler anlatıyordu Timetürk'te yayınlanan izlenimlerinde. BM'e ait okullara sığındıkları halde, aklını kaybetmiş gibi saldıran canavarların katlettiği annelerin bebeklerin dedelerin cesetlerini görmüş dünyaya haykırmıştı : burada artık ölülere de dirilere de yer yok.
Belçika'nın Flaman bölge hükümeti Kültür ve Spor Bakanı Bert Anciaux ülkesinde ruh hastası bir adam tarafından gerçekleştirilen kreş saldırısında sorumlunun tutuklanıp cezasının verileceğini, ama Gazze'de bilerek öldürülen yüzlerce çocuğun saldırganlarının tutuklanamayacağını söyledi ve bu korkunç adaletsizliğe dikkat çekti.
Yahudiler de dahil dünyanın bütün halklarından kalbi olan insanlar sayısız gösteriler yaptılar, yazdılar ve konuştular. Bütün sesleri çabaları anında etiketleyip etkisiz ve güçsüz kılan zalim bir bilişim çarkı dönüyor dünyada. Fabrika gibi çalışan bir susturma, yalanlama sanayi. ?İsrail kendini savunma hakkını kullanıyor? dendi mi akan temiz sular da zehirleniyordu adeta. Cümlenin uyuşturucu etkisiyle derin bir sessizliğe gömülüyordu uygar devletler!! Yine de demek havada uçuşan etkisizmiş gibi görünen akıllı kalplerin sesleri birbirleriyle buluşup çarpışırken bir yerlere birikmiş.
Haftalardır, hatta yıllardır, hatta yarım asırdan fazladır şahitlik edenlerin, gözü görüp de gönlü artık katlanamayanların, geceleri uyku tutmayan, suçluluk ve çaresizlik içinde kıvranan her dinden her milletten hatta dinsiz insanların yok mu öyle bir yer ki çıkıp da sesimi duyursam diyerek yüksek bir kaya bir tepe bir dağ başı aradığı zaman.
Tayyip Erdoğan tam da bu yüksek tepede durduğunu vicdanıyla yoklayarak anladı. Ölü bebekler adına konuşurken çok duyarlı ama rahattı. Sizin çocukları nasıl ördürdüğünüzü biliyorum derken, katilin şerrinden korkan bir salon dolusu önemli tanık susarken, bir kısmı zaten işbirliği içinde eşi görülmemiş felaketi alkışladıktan sonra ?konuyu kapatalım? moduna geçtiğinde, son saniyede ?cinayeti gördüm? diye ortaya atılan adam, safi yürek bir ?işte insan?dı o anda.
O an tarih yazıldı evet. İnsanlığın, bu çağın kalbi yok denmesini boşa çıkaracak şekilde insaniyet namına biriktirdiği bütün seslerin kelimelerin kalplerin çığlıkların bir insan bedeninde toplanıp ses vermesi anı. Yerkürenin, üzerindekileri bu haliyle artık taşıyamayacağını beyan eden acılı kabuğunun dile gelip tüyleri diken diken eden acayip bir ses çıkarması.
Sesin çıktığı bedenin kimin bedeni olduğunun bir noktadan sonra hiçbir önemi yok. İnsanlığın itiraz eden başkaldıran ortak gövdesi çünkü. Arkasında dünya kamuoyunun maşeri vicdanı vardı. Milli dini dünyevi erkeksi Osmanlı Kasımpaşalı planlı programlı, ne desek küçültülmesi mümkün görünmeyen bir an. Bu sesin sahibi cinsiyetli bile değildi. O anki cümleler kadın erkek Türk Müslüman Doğulu Batılı olmanın çok ötesinde bir şeye karşılık geliyordu. Bu şey adını henüz koyamadığımız ama pek yakında iyice berraklaşacak olan özel bir kimya.
Bombalarla öldürülen hayvanların inlemesini duyanların, tanklarla yok edilen zeytin ve portakal ağaçlarının masumiyetine saygı duyan, füzelerle soyu kurutulan bitkilerin hakkını da arayan bir kimya.
Sürekli güçlülerin hak sahiplerini susturması ve yıldırması için harekete geçen diplomasinin, çağımızın belası suçların karşılıklı örtülmesi ilkesinin, şantaj lobiciliğinin, dünyayı paylaşan katilleri aklayan ?uluslararasıtoplum? yalanının bir an için de olsa yerle bir olduğunu görmek bütün gezegene iyi geldi.
Sürekli bunu size ödetirler, fatura ağır olacak diye tehditler savuran, ödetilmese en çok kendileri üzülecekmiş gibi bir izlenim yaratan adamların ruh hali ise endişe verici. Hakkın yerini bulması barış içinde insanca yaşanması ihtimali onlar için bir kabus sanki.
Bombalarla öldürülen hayvanlar tanklarla yok edilen zeytin ve portakal ağaçları soyu kurutulan bitkilerin hakkı için...
| Değer | Artış | |
| Euro | 2,3110 | ![]() |
| Dolar | 1,8470 | ![]() |
| Altın | 93,4081 | ![]() |


































Uzayda artık özel sektör de var
İnönü Stadı'nda fetih coşkusu
















































RSS/XML
Sitene Ekle
Facebook
Twitter'da Paylaş
Mobil Versiyon