İnsanlık vicdanının imtihan edildiği bir coğrafya
İnsanlık vicdanının imtihan edildiği bir coğrafya
Görmez: İslam'a dışarıdan baskı var
Görmez: İslam'a dışarıdan baskı var
Emniyet'ten pasaport alacaklara önemli uyarı
Emniyet'ten pasaport alacaklara önemli uyarı
Abdullah Gül'den olur mu?
Abdullah Gül'den olur mu?
'Tanklarla evimi kuşatıp kapımı kırdılar'
'Tanklarla evimi kuşatıp kapımı kırdılar'
Timur ‘Türk Büyüğü’ müdür?
ybahadiroglu@vakit.com.tr
28.07.2010




Ahmet Duhan Kol “Timur Han bir Türk büyüğü değil mi?

 

Neden biz Timur Han’ı tarih derslerinde işlemiyoruz?”
- Timur Müslüman’dır ve Türk’tür. Bunda kuşku yok. Hatta meşhur “Tüzükat”ında kendisini “Allah’ın kılıcı” olarak tanıtmaktadır.
Ama “Türk büyüğü” olup olmadığı tartışılır. “Büyük” olmak için büyük hedeflere sahip bulunmak lazımdır. Meselâ, Timur’un meşhur rakibi Yıldırım Bayezid’in Peygamber müjdesi istikametinde İstanbul’u fethetmek gibi büyük ve kalıcı bir amacı vardı. Her adımını buna göre atıyordu...
Oysa Timur amaçsızdı. Ya da amacı “cihangir” olmaktan, şan-şöhret bulmaktan ibaretti.
Zaten bu yüzden Yıldırım’la boy ölçüşmek, onu yenip şanına şan katmak istemişti.
Yine bu yüzden “istila” ettiği ülkelerde bir düzen kurmuyor, yakıp yıktıktan sonra (Sivas ve Bursa örneği) başka hedeflere yöneliyordu.
Hatırlayalım ki; yerle bir ettiği Osmanlı Devleti, hedef sahibi olduğu için, Fetret Devri’ni (1402’den 1413’e kadar süren kargaşa dönemi: Bu dönemde Osmanlı coğrafyası, Yıldırım’ın oğulları tarafından paylaşılmış, Timur’un hortlattığı Anadolu beylikleri de buna eklenince Anadolu Birliği paramparça olmuştu) 10 yıl içinde aşıp, ondan sonraki 40 yıl içinde de İstanbul’u fethetti...
Bundan sonra da büyüyüp gelişerek yaşamını sürdürdü...
Timur İmparatorluğu ise, 1507’yi zar-zor buldu. Çünkü Timur, kalıcı hiçbir hedef belirlememiş, kendisiyle kaim bir imparatorluk kurmuştu.
Kendisi ölünce imparatorluk da dağıldı.
Bu fark, aynı zamanda, “amacı olan insan”la “amaçsız insan” arasındaki farktır.
Bu sebepledir ki, Bediüzzaman, “Gaye-i hayal olmazsa ezhan (zihinler) enelere (benliğe-bencilliğe) döner” demiştir.

İSLÂM ÂLEMİ NEDEN BU HALDE?
¥ İbrahim Haşim Aykan / Avustralya
“Acılarla dost olduk, dertlerle arkadaş. Nedir bu İslâm dünyasının çektiği? Artık dayanamıyorum. Hırçın bir adam olup çıktım.”
- Olaylara ve sebeplere kendini fazla kilitleme istersen İbrahim Bey. Herkesin gördüğü görüntülere hapsolmadan görüntülerin ötesine geçebilmek çok önemli... Bunun için yapılması gereken şey “Niçin?” sorusunu sormaktır. “Niçin, Allah, İslâm dünyasına asırlardır ateşten gömlekler giydiriyor? Niçin savaşlarla, işgallerle, fakirlikle imtihan ediyor? Kadere hangi fiilimizle fetva verdirdik?”
Biraz da bu sorulara cevap arayın isterseniz.
Ve unutmayın: Her kışın bir baharı, her gecenin bir sabahı vardır.


Onaylı yorum bulunamadı.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
  Değer Artış
Euro 2,3110
Dolar 1,8470
Altın 93,4081
Röportaj
Gazeteler
Facebook