İnsanlık vicdanının imtihan edildiği bir coğrafya
İnsanlık vicdanının imtihan edildiği bir coğrafya
Görmez: İslam'a dışarıdan baskı var
Görmez: İslam'a dışarıdan baskı var
Emniyet'ten pasaport alacaklara önemli uyarı
Emniyet'ten pasaport alacaklara önemli uyarı
Abdullah Gül'den olur mu?
Abdullah Gül'den olur mu?
'Tanklarla evimi kuşatıp kapımı kırdılar'
'Tanklarla evimi kuşatıp kapımı kırdılar'
Çürüyor gazete manşetlerinde hayat
scaney@timeturk.com
04.01.2011




Neredeyse yirmi yıl oldu, “kendimi bırakacağım sonunda / bırakacağım kendimi tüm yüzyıllara” diyeli…

Evet, “yorgun bir kış başlangıcında / bindokuzyüzdoksaniki yılında / İstanbul’da / çirkin bir umutla yaşlanırken dünya / bıkacağım beklemekten / devlet tanrısı diye bir teori kurmaktan yorulup / seni düşünerek dalacağım uykuya/ hayat bu ya / aklım hep telefonlarda /
çürüyor gazete manşetlerinde hayat / terör, büyük kampanyalar, açlık vs. denize bakıyorum /  gerçek, sahi nedir gerçek / ölüm / şimdi hangi sularda”  
diyeli neredeyse yirmi yıl oldu…

Şimdi yıl ikibinonbir ve yine yorgun bir kış başlangıcındayız. Yine çirkin bir umutla yaşlanmaya devam ediyor dünya.

Yine beklemekten bıkkın, yine teorilerle uğraşmaktan yorgun, yine düşlerimize sığınarak uyumak istiyoruz.

Yine aklımız telefonlarda, sesini her an duyabiliriz umuduyla sevgilinin.

Yine bütün haberlerde koyu bir karanlık,  yine bütün kayıtların dışında ömrümüz ve yine “çürüyor gazete manşetlerinde hayat”.

İşte yalnızca bu günün, 3 Ocak 2011 gününün gazete manşetleri:

 “Ölürsem savaş çıkar” 

 “4 cana taksitle cezaya isyan”

“Yargı yoksa mafya var”

“Ne emekli edildi, ne tedavisi oldu”

“Bu öğrencilerin itirazı var”

“Laiklik anket sorusu”

“Sarı öfke büyüdü”

“Devlet harçtan kazanacak”

“Yeme bizi TÜİK”

“Neredesin ey merhamet”

“Kaçak sigaradan general çıktı”

 “Bu ceza çocuklara nasıl anlatılır”

 “İşte PKK’nın haraç belgesi”

“Yılın ilk yalanı”

“Dağlıca baskını referanduma pusuydu”

“Vahşi cazibe”

“Özerkliğe Öcalan ayarı”

“Türkiye yas çadırı oldu”

“Mat ettiler”

“Kudüs Selahaddin’i bekliyor”

 “Bediüzzaman’dan çok etkilendik”

“Tasfiye mesafesi”

“Peşmerge açık etti”

“İşte balyoz planının kozmik CD’leri”

“Dokunan yandı”

“Allah’tan korkun”

Evet, her gün biraz daha ”çürüyor gazete manşetlerinde hayat”.

Her gün biraz daha dayatılıyor bu çürüme, bu kokuşma, bu ruhsuzluk, çağın “post modern” zulmüne inatla direnen yüreklere.

O yürekler ki, öyle yalnız, öyle birbirinden habersiz, haykırıyorlar sessiz sessiz.

Haykırıyorlar, yıkılsın diye çürüttükleri üzerinden hayat bulan o çok yüzlü yanıltmaların medyası.

Haykırıyorlar, artık gerçek olsun diye mazlumların, gariplerin rüyası.

Haykırıyorlar, yıkılsın diye büyük şeytanın çürük Amerika’sı.

Yıkılsın diye paranın saltanatı, batsın diye faizcinin bankası.

Çürümesin diye gazete manşetlerinde hayat, gönüllerde yeniden dirilsin diye…

Ekrem Karababa
'Çürümesin gazete manşetlerinde hayat.' Yalnız ve birbirinden habersiz yüreklerin hayatı öyle ya da böyle göz göz olmaya yüz tutmuş, değil mi? Gazete manşetlerinde, bulvarlarda, ihale dosyalarında, televizyon ekranlarında...
27.01.2011 16:40:04
şevin
SITKI HOCAM YÜREĞİNİZE EMEĞİNİZE SAĞLIK, BİZ DE HİSSETTİK YAZILANLARI SİZİNLE BERABER...
10.01.2011 15:59:10
Zehra Gülay Kardelin
Yürekli yazılar, yürekten yazılar...
Daha sık yazmasını istiyoruz Sıtkı Caney'in.
09.01.2011 08:36:01
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
  Değer Artış
Euro 2,3110
Dolar 1,8470
Altın 93,4081
Röportaj
Gazeteler
Facebook