İnsanlık vicdanının imtihan edildiği bir coğrafya
İnsanlık vicdanının imtihan edildiği bir coğrafya
Görmez: İslam'a dışarıdan baskı var
Görmez: İslam'a dışarıdan baskı var
Emniyet'ten pasaport alacaklara önemli uyarı
Emniyet'ten pasaport alacaklara önemli uyarı
Abdullah Gül'den olur mu?
Abdullah Gül'den olur mu?
'Tanklarla evimi kuşatıp kapımı kırdılar'
'Tanklarla evimi kuşatıp kapımı kırdılar'
‘Bugün ben bir güzel gördüm’
06.04.2011





Ne yapardınız siz, şayet bugün bir güzel görseydiniz, bir güzel geçseydi hatırınızdan, bir güzele varsaydı yahut varamasaydı yolunuz, ne yapardınız? Bu Tokat türküsü mesela, “güzeli gördüğü” halde, niçin ağlamaklıdır, niçin inler, onu her söyleyenin niçin mahcubiyetle gözleri yere iner... Güzel kimdir, nedir, niçin hayret uyandırır ve niçin uzaktır bize? Güzele hayret edilir. Güzele hayran olunur. Güzele selam verilir. Güzelden hicap edilir. Güzele can verilir. Güzel bize can verir... Güzel bize; ölümlü, eksik, küçük, kısa, acemi, ayrık, parçalı ve unutkan olduğumuzu hatırlatır. Güzelle aramızda, fersahlar, dipler ve gökler vardır, Kaf Dağı’nın ardıdır onun yaşadığı şehir. Güzelin ihtişamı hiçbir mülke sığmayacak kadar debdebelidir lakin, gelip de lutfetmiştir, gönlümüzdeki sedire kurmuştur konağını. Hiçbir yere sığmayacak kadar mükemmel ve müteal olduğu halde, işte kalbimize sığmıştır... Peşinden koştuğumuz cümle aşk, peçesidir En Güzel’in. Güzel Yarin mahcemali merdivendir göklere, selam olsun, Hak/ Muhammed/ Ali diye ağlayan erenlere...

Alevilik Çalıştayı

Dr. Necdet Subaşı’nın öncülüğünde iki yılı aşkındır, sabırlı ve temiz bir çalışkanlıkla sürdürülen “Alevilik” görüşmeleri, nihai rapor halinde yayımlandı. Şimdiye kadar, devletin görmediği, görmek vaki olunca da sadece “güvenlik” ve “siyaset” maksadıyla baktığı bir “soğuk dosya”yı cesurca açmış olmaları çok önemli. Subaşı’yı, herkes ilahiyatçı kimliği ile takdim ediyor ki bana sorsalar, yüreği dünya yangınında kavrulmuş bir babadır, kaderin güzelle sınadığı kalbini, merhamet ve insan sevgisiyle parlatmış bir derviştir derim... Ne ki bizim adeta granitleşmiş siyasal ezberlerimizin içinde, çok da farkında olunmayacak hassasiyetler. Oysa raporun bende bıraktığı en önemli parantez “empati”yle ilgili, kendini onun yerine koyabilmekle ilgili. Ağlayanın yerine...

Raporda siyasal düzeyde; anayasal, toplumsal eşitlik kavramları üzerinde yoğunlaşılmış. Alevilerin talepleri, sadece evrak üzerinde yasal girişimlerle hallolacak konularmış gibi duruyor ilk bakışta. Tarihi süreçler, siyasal kamplaşmalar, mağduriyet ve mazlumiyet üzerinden birikmiş nice derin tecrübelere, sihirli değnekmişcesine salt devlet çözümü üzerinden yaklaşmak mahrumiyet olur. Devlete değil, önce kalplerimize bakalım...  

Dr. Subaşı’ya Allah sabır versin. Medyada, Diyanetle bitiştirilen kavşak tartışmanın, kalp mevzuunu es geçtiğini, Aleviliğe dair aşk ve hayret seyrangahı manalarını, muhabbet sırlarını, güzele dair edep ve hürmetleri ne yazık ki atladığını görüyorum . Medyanın tutumu, ne yazık ki polemik ve reyting kaygısı çerçevesinde. O çok düşkünü olduğumuz liberal sivil toplum söylemi, bir tür fakirleşmeye mahkum ediyor oysa hepimizi. Hemen bir dernek/vakıf/kulüp kurulsun, hemen camiler, kiliseler, cemevleri, dergahlar inşa edilsin, hemen yeni anayasayı tartışmaya başlayalım, devlet bütçesi, ödenekler, maaş bordroları, protokol koltuklarındaki sıralamaya geçelim, hemen nüfus cüzdanlarımızdaki din hanesini düzeltip, hemen kendi mezhebimizden meşrebimizden sıkı birkaç kişiyi Meclis’e nasıl yollayacağımızın derdine düşelim... Bu mudur?

Kalem ve köşe sahiplerinin ihtirasla tartıştıkları konulara bakıyorum: “Cemevi İbadethanedir!” “Hayır Değildir!” şeklinde devam eden kibirden heykelleşmiş söylevlere... Herkes inşaat mühendisi, herkes dülger, herkes taş ustası kesilmiş! Klonlanmış bir dokuya, acaip bir kimyasala yahut uzaydan yeni getirilmiş bir ay taşına bakar gibi, mercek altına yatırdığın şey, “şey”leştirdiğin, rahatça el attığın, kategorize ettiğin; ah! gönül yoludur. Güya çok yükseklerdesin ve her şeyi biliyorsun ya, Aleviliği de kurtaracaksın... Edep yahu diyorum... Bir kere de sus. İşitmeye çalış... “Bugün ben bir güzel gördüm” diye ağlayan, niçin ağlamaktadır?

Onaylı yorum bulunamadı.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
  Değer Artış
Euro 2,3110
Dolar 1,8470
Altın 93,4081
Röportaj
Gazeteler
Facebook