Mısır'da seçime itiraz
Mısır'da seçime itiraz
Görmez: İslam'a dışarıdan baskı var
Görmez: İslam'a dışarıdan baskı var
Emniyet'ten pasaport alacaklara önemli uyarı
Emniyet'ten pasaport alacaklara önemli uyarı
Abdullah Gül'den olur mu?
Abdullah Gül'den olur mu?
'Tanklarla evimi kuşatıp kapımı kırdılar'
'Tanklarla evimi kuşatıp kapımı kırdılar'
“EVET” VACİPTİR!
salim@ayduz.com
10.09.2010




Son yıllarda Türkiye tarihinin belki de en mühim günü 12 Eylül referandumudur.

Bu gerçek bir kırılma noktasıdır Türkiye için ve “Evet” çıkması, Türkiye’ye dünya kapılarının açılmasıdır.

Hani 1071’de Alparslan’ın Allah’ın izniyle Bizans’ı dize getirmesiyle nasıl ki Anadolu ve daha sonrasında Avrupa’nın kapıları açılmışsa, bugün çıkacak bir “Evet” kararıyla Türkiye gerçek bir dünya devleti olacaktır. Hem de Türkiye’yi kendi sınırları içine hapsetmeye çalışanlara inat!

Kendi kabuğunu ısrarla kırmak isteyen ve “Tam Demokrasi” için çırpınıp duran Türkiye insanı için bu fırsat kaçırılmazdır. Akl-ı selim sahibi herkesin dünü bilen ve yarını gören herkesin seçimde “Evet” oyu vereceğine şüphe yok. Zira bu konu, aynı zamanda Türkiye’nin boyunduruktan tam kurtulması için bir fırsattır.

Ergenekon Terör Örgütü ve onun üzerinden Türkiye’de oynamakta olan oyunların son bulması demek, Türkiye’nin zincirlerinden kurtulup, şahlanması demektir.

Daha düne kadar Türkiye için “dört tarafı düşmanlarla kaplı bir ülke” tanımı yapılıyordu. Oysa yakından baktığımızda hiç kimsenin bizimle bir düşmanlığı olmadığını görüp etrafımızdaki bu düşmanları arıyorduk. Gördük ki “Yunanlıların bizim jetimizi düşürmesini sağlayalım” diyen bir kanlı zihniyet, bizi asırlardır bütün komşularımızla belalı hale getirmeye çalışmış. Bizler maalesef bunlara inanmışız. Ama artık mızrak çuvala sığmıyor! Kimin dost kimin düşman olduğu şimdi daha net bir şekilde ortaya çıkıyor. En azından düşman diye bize lanse edilenlerin en azından düşman olmadığı ve kendi dertlerinin zaten kendi başlarını aştığı net bir şekilde ortaya çıkmıştır. Asıl düşmanın bizim için toplum mühendisliğine soyunan kökünün nerede olduğu bile belli olmayan bir güruh olduğunu gördük. Hem de bu güruh içimizde yaşıyor ve adları bizim adlarımız gibi, kıyafetleri bizim kıyafetleri gibi.

Her maskenin er ya da geç düştüğü gibi bunların da maskesi düştü ve şimdi bu maskenin daha da fazla ortaya çıkmaması için “Hayır” kelimesine var güçleriyle tutunmaya çalışıyorlar.

Akl-ı selim sahibi Türkiye insanı, bu oyunu görmüş ve artık buna dur deme zamanının geldiğini fark etmiştir.

Muhterem Fethullah Gülen Hoca Efendi’nin değerli kardeşi Salih Gülen ile görüşen tecrübeli gazeteci - yazar Yavuz Donat, kendisine son durumlarla ilgili çeşitli sorular yöneltiyor. Son derece kısa ve öz cevaplar veren Salih Gülen, referandum konusunda çok önemli bir cümle sarf ediyor: “… biz “evet”i vacip biliriz…”.

Bu kısa ve net cümle son derece önemlidir. İşte bu tam da Anadolu insanının bağrından gelen bir değerlendirme ve yorumdur. Buradaki “vacip” kelimesi, dini bir terim olmaktan ziyade bu işin önemini göstermesi açısından ele alınmalıdır. Bu referandumu Mehmet Akif’in Çanakkale arslanlarını Bedir arslanlarıyla bir tutması gibi, Bedir ile bir tutanlar da işin önemini ve ciddiyetini göstermek istemektedirler.

13 Eylül Pazartesi günü Türkiye’nin bir dünya devleti olarak uyanması, sadece ülkemiz adına değil, dünyada demokrasi için mücadele veren tüm ülkelere ve Ergenekon terör örgütü gibi pek çok terör örgütü altında zulüm gören insanlara umut kaynağı olacaktır.

Pazartesi günü Hakk’a hakkımızda hayırlısı için dua edelim ve sözümüzü muhterem Salih Gülen’in sözüyle bitirelim:

“… biz “evet”i vacip biliriz…”.

Onaylı yorum bulunamadı.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
  Değer Artış
Euro 2,3110
Dolar 1,8470
Altın 93,4081
Röportaj
Gazeteler
Facebook