![]() |
Dr. Salim Aydüz
Daha önce Londra’da Bilim Müzesi’nde açılan ve açık kaldığı beş ay boyunca beş yüz bin kişi tarafından ziyaret edilen 1001 İnventions/1001 İcat Sergisi 17 Ağustostan itibaren İstanbul’da sergilenmeye başlayacak. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Nisan ayında Londra’da sergiyi ziyareti esnasında serginin planda olmadığı halde bizzat başbakanın talebi üzerine İstanbul’a gelmesine karar verildi. Bu noktadan sonra planlar değiştirildi ve İstanbul’da serginin kurulması çalışmaları başlatıldı. Kısa süre içerisinde yer bulunması ve tarihlerin kararlaştırılması gerekiyordu. Serginin çok geniş bir alana yayılması ayrıca bazı sergi araçlarının çok büyük ebatlarla olması ve uzun süre kalacak olması gibi sebeplerden İstanbul’da sergi için uygun bir mekan bulunamadı. Bunun için en iyi çözümün, halkın ilgisinin yoğun olduğu bir mekana kurulacak devasa çadır olduğu üzerinde duruldu ve başka alternatif olmayınca bu konuda karar kılınıldı.
Uzun çabalar sonucunda serginin açılma aşamasına geçildi ve şuan sergi açılmak üzere. Bu serginin ilk olarak Londra’da açılması ve daha sonra buraya gelmesi bir takım tenkidlere sebep oldu. Böyle bir serginin öncelikle İstanbul’da olup daha sonra Londra’ya gitmesi doğrudur gibi itirazlar oldu. Öncelikle şunu ifade etmek lazım ki bu sergi, İngiltere merkezli bir kurum (FSTC) tarafından başta İngiltere olmak üzere Batı dünyasının İslam dünyası ile ilgili bilgi eksikliğini gidermek üzere hazırlamış bir sergidir. Temel olarak Batıdaki insanların önemli bir kısmı, modern bilim ve teknolojinin Rönesans ile başladığını ve ondan önceki dönemin Karanlık Çağ olarak adlandırılan hiç bir şeyin olmadığı bir dönem olduğunu düşünür. Bu durumda Avrupa’da olduğu gibi Karanlık Çağ döneminde yaşayan Müslüman dünyasında da hiç bir şey yok, aksine hastalık, cahillik, pislik vs. ne kadar kötü ve eksik şey varsa bu döneme yerleştirilmiştir.
Oysa gerçek bundan çok farklıdır ve Batının karanlık çağ diye adlandırdığı dönemde İslam Dünyası İspanya’dan Çin’e kadar uzanan coğrafyada son derece müreffeh ve rahat bir hayat sürmekteydi. Bu döneme İslam dünyası penceresinden baktığımızda Karanlık Çağ değil tamamen bir Altın Çağ görürüz. Bu bir bakış açısı ve değerlendirme ölçüsüdür. Dünya tarihini Avrupa merkezci bir yaklaşımla ele alanlar, tarihi çağları adlandırırken kendilerine göre değerlendirmişler ve İslam tarihinin altın çağını kendilerine göre karanlık çağ olarak gördüklerinden o şekilde isimlendirmişlerdir. Bu şekilde bir yazımda belki kendi açılarından haklılık payı olabilir ama bizim tarihimiz itibariyle tarihi çağların adlandırılmasında bölye bir isimlendirmenin yapılması mümkün değildir.
Sergi Batıdaki bu yanlış algıyı düzeltme hedefine yönelik olarak hazırlanmıştır. Ancak bu yanlış algılama sorunu Batıda nasıl ise burada da aynı şekilde kopya edildiğinden bu yanlış algının burada da düzeltilmesi gerekmektedir. Bu açıdan bu serginin İstanbul’da açılıyor olması son derece mühimdir. Sergide İslam medeniyetinin insanlığa sunmuş olduğu her türlü icat ve katkılar İstanbul halkının beğenisine ve takdirine sunulamaktadır.
İslam medeniyetinin dünyaya sunmuş olduğu pek çok şey vardır. Bunların bir kısmı icat olarak bir kısmı da katkı olarak değerlendirilebilir. Bir kısmı daha önceki medeniyetler tarafından icat edilmiş ancak rantabl olarak kullanılamayan bazı medeniyet unsurları İslam alimleri tarafından kullanışlı hale getirilmiştir. Mesela sıfır, daha önceki Hint medeniyetinde de biliniyordu. Ancak matematikte kullanılması Müslüman matematikçiler tarafından olmuştur. İlk krank mili ve altı silindirli pompanın çok önemli icatlar olarak dünya medeniyetine sunulması Müslümanlar tarafından sağlanmıştır. Sergide gerek Osmanlı öncesi gerekse Osmanlı dönemi pek çok icat ve katkı eğitip eğlendirerek sunulmaktadır. Pek çok oyunlar ve dikkat çekici aktiviteler ile İslam dünyasında yaşayan bilim insanlarının katkıları özenle sunulmaktadır. Sergide dikkat edilmesi gereken hususlardan bir tanesi de “pek çok bilim insanı pek çok din” başlığıdır. Zira sergi ile ilgili en çok yapılan hatalardan bir tanesi de yapılan icatların tümünün Müslüman bilim insanlarına izafe edilmesi. Halbuki İslam medeniyetinde Müslüman bilim insanları diğer din ve ıklara mensup ilim insanlarıyla birlikte çalışmakta ve üretmekteydi. O yüzden bu sergi sadece Müslüman bilim insanları sergisi değil, İslamın hüküm sürdüğü coğrafyada yaşayan kadın erkek, Müslüman ve gayr-i Müslim pek çok farklı alandan insanların katkı ve icatlarını sergilemektedir.
Sergiyi gezen herkesin bilim tarihi ve medeniyet tarihi konusunda bildiklerinin ne kadar eksik ve hatalı olduğunu görebilecek ve sergiyi gezerek yep yeni bir bakış açısı ve yep yeni bir dünya elde edecektir. 5 Ekim’e kadar açık kalacak olan eğlendirici ve aynı zamanda eğitici 1001 İcat sergisini yediden yetmişe herkesin gezmesi gerektiğini düşünüyorum.
| Değer | Artış | |
| Euro | 2,3110 | ![]() |
| Dolar | 1,8470 | ![]() |
| Altın | 93,4081 | ![]() |
































Uzayda artık özel sektör de var
İnönü Stadı'nda fetih coşkusu
















































RSS/XML
Sitene Ekle
Facebook
Twitter'da Paylaş
Mobil Versiyon