27 Mayıs 2012 Pazar
![]() |
Modernizm özgürlük değildir
akyol@mustafaakyol.org
Can Dündar, Milliyet’teki köşesinde, “Porno kliplerine karşı edepli diziler” başlıklı bir yazı yazdı geçenlerde. RTÜK’ün televizyonlardaki “müstehcenlik çağrıştıran” dizilere müdahale etmesinden yola çıkarak “son 10 yılda muhafazakâr bir bulutun toplumun üstüne çöreklendiğini” savundu. Ardından da ekledi:
“Roman içeriklerinden, dizilerin ‘aile değerlerine uygunluğuna’ kadar çok geniş bir yelpazede kendini hissettiren bir iklim bu... Kentli yaşam tarzı, bağnaz bir kuşatmaya alınıyor. Modernizmin genişlettiği özgürlük sınırları giderek daraltılıyor.”
Dündar’a kısmen katılacağım bir yön var. Ama, ona gelmeden, şu ifadeye biraz odaklanayım:
“Modernizmin genişlettiği özgürlük sınırları...”
Bu, önemli bir ifade, çünkü sadece yazarının değil tüm bir “Cumhuriyet rejimi”nin ve onun seçkinlerinin bakış açısını yansıtıyor: Onlara göre bir toplum ne kadar modern (veya “çağdaş”) olursa, o kadar “özgür” olmuş oluyor.
Modernliğin karanlık yüzü
Oysaki dünya tarihindeki “modern dönem”e baktığımızda çok daha karmaşık bir tablo görüyoruz: Evet, bir tarafta “hak ve özgürlükleri” koruyup genişleten liberal demokrasiler var. Ama diğer tarafta da, insan özgürlüğünü geleneksel despotların hiç birinin başaramadığı düzeyde ezen totaliter rejimler. Hitler de çok modern yani, Stalin de, Pol Pot da...
Dahası, bilimsel ve iktisadi gelişmeyle kendiliğinden evrilen “modernlik” ile, bu sonucu zorla sağlamaya kalkan “modernizm” farklı şeyler. Modernliğin en azından liberal kısmında var olan özgürlük, “modernizm”de sadece şanslı azınlıklar için var.
Gelin, Türkiye örneğinden açıklayayım demek istediğimi. Cumhuriyet rejiminin “modernizm” projesinin ne olduğunu hepimiz biliyoruz: Kemalizm. Peki soralım; Kemalizm Türkiye’yi daha özgür kıldı mı?
Kendisini “Cumhuriyet çocuğu” ya da “Cumhuriyet kadını” sayanları özgür kıldığı söylenebilir. Ama aynı şeyi geleneksel dindarlar, Kürtler veya gayrımüslimler için söylemek hiç mümkün değil.
Aksine, bu grupların ilk ikisi tüm Osmanlı döneminde, gayrımüslimler de Islahat sonrasında Cumhuriyet döneminden daha özgürdüler. Tekke ve dergahları kimse kapatmamış, Kürtleri kimse “Türkleştirmeye” kalkmamış, kiliselere ve ruhban okullarına kimse musallat olmamıştı.
Cumhuriyet ise modernliğin liberal yüzünü değil, otoriter yüzünü benimsediği için tüm bu grupların özgürlüklerini daralttı. Bu gerçeği örtmek içinse, ülkenin “bağımsız” olması “özgür” olmasına yetiyormuş gibi gösterdi. (Oysa, bağımsızlık elbette şarttır; ama unutmayın Kuzey Kore de bağımsızdır.)
Endişeler ve özgürlükler
Bugün “Cumhuriyet elden gidiyor” telaşı içindeki “endişeli modern”lerin bir kısmı, başkalarının da kendileri kadar özgür hale gelmesine tahammül edemeyen tipler. Kusura bakmasınlar ama, onların göz zevkine göre toplum düzenlemesi yapma (örneğin başörtü yasaklama) devri artık geçiyor. Ve bu bir özgürleşme hamlesi.
Ama söz konusu modernlerin “yaşam biçimi”nin de özgürce sürmesi şart. Aksine halde, eskiden “modernizm” tarafından çiğnenen özgürlük, şimdi de “gelenekselcilik” tarafından çiğnenmiş olur.
Fakat burada bir de “ortak alanlar” var ki, bunun unsurlarından biri, Can Dündar’ın belirttiği televizyon meselesi: Düğmeye bastığımız anda karşımıza çıkan ekranlarda hangi “ahlak kriterleri” geçerli olacak?
Bu soruya her toplum kendi kriterlerine göre cevap verir. Örneğin ABD, Batı Avrupa’ya göre çok daha muhafazakardır. Dolayısıyla Amerikan televizyonlarındaki “çıplaklık” çok sınırlıdır. Ama aynı ülkede isteyenler için sınırsız erotik ve pornografik yayın kanalları da vardır.
Türkiye’de de öyle olmalı: Ortak alanlarda asgari müşterekler, özel alanlarda sınırsız özgürlük...
aydın doğrugören
can dündar tv'nin bu ülkede kaç milyonun hayatına ne tür zararlar verdiğini bilmiyor mu? her kadını çağdaşlaştırma adına, en umuldmadık yerlerini açıp,gösterdikçe genç zihinlerde yaratılan tahribatın bilançosuna dair bir istatistik kitabı henüz yazılmadı.sonra tv'lere düzen getirmeye çalışınca konuyu en hassas yerinden,muhalefet adına çağdaşlık sorunu yapıyorlar.Atatürkçülüğü koruma adına darbe döneminde, sinemacılar işsiz kalınca,erotk filmler çekerek,halkı cinsellikle aptallaştıranlar da atat
11.02.2012 11:30:04
aydın doğrugören
Bu kafadaki aydınların çoğu için din sadece toplumsal bir harçtı.Yani islam sadece Atatürk çağdaşlığının olumsuz taraflarını zamanla törpülemesi için varolmalıydı..Bir de toplumda hırsızlığı önlemesi için.. 'İslam, siyasete ve toplum hayatına karışmasın'dı..Bu yüzden, 19 mayıs törenlerinde genç kızlar açılacak,toplumda onları mevlana hoşgörüsüyle hoş görecekti... Kısaca çağdaşlığı bilim olarak değilde, açılmak olarak anlayan ve anlatan kafa yıllardır bu kafaydı...
11.02.2012 11:23:33
aydın doğrugören
Bu ara can dündar 1942'De varlık vergisiyle, azınlık haklarına el koyulmasına bir tek laf etmiyor.ya da görmemezlikten geliyor... can dündar bir şeyi unutuyor da.bu ülkede kadın bedenini sömüren genelev açanlar da laik bir ülkede yaşadığını söylüyordu... ve haklıydı da.genel ev açmak için dinin gökyüzünde tutulması gerekir.Toplumsal işlerimize 'allahı karıştırmayalım'... ama hiçte öyle olmuyor.tanrı ilkin vicdanımızın derinliğinden bize sesleniyor.dostoyevski romanına başlarken,tanrı yoksa,
11.02.2012 11:15:51
aydın doğrugören
muhafazakarlığa karşı, modern karşıtlığıyla değil... Kısaca etkiye tepkiyle hareket eden bir insanın yanında uzaklaşmak gerekir.çünkü etki ve tepkinin hikayesi, körle sağırın hikayesi gibidir.bugünkü moder almanyayı yaratan da hitlerdi.bugün hala almanlar,hitlerin döneminden kalma sanayi kültürüyle dünya ticaretinde söz sahibi.bu modern aydınların çoğu, islamın ne olduğu bilmiyor.islamı, geleneksel formundan okumuşlar,hep önlerinde müslümanların kötü örnekleri var... bu yüzden ...
11.02.2012 11:08:21
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Foto
Video
Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
| Değer | Artış | |
| Euro | 2,3110 | ![]() |
| Dolar | 1,8470 | ![]() |
| Altın | 93,4081 | ![]() |
Röportaj
Gazeteler
Facebook
































Uzayda artık özel sektör de var
İnönü Stadı'nda fetih coşkusu
















































RSS/XML
Sitene Ekle
Facebook
Twitter'da Paylaş
Mobil Versiyon