27 Mayıs 2012 Pazar
![]() |
Bahçeli’nin MHP’si ve skandal kaset tartışmaları
kocak6@hotmail.com
Son zamanlar da skandal kasetlerle sarsılan MHP’nin tabanı ile tavanı arasında oluşan çatlağın parti içi bir hesaplaşmaya dönüşeceği endişesi yaşanıyor.
Davasında samimi MHP’liler “partime bir oy nasıl kazandırırırm” diyerek Anadolu’yu adım adım dolaşırken partinin en tepesindeki bazı yöneticilerin toplumsal etik, inanç ve ahlaki değerlerimizle bağdaşmayan sözleri ile uygunsuz görüntülerine karşı öfkeye dönüşen tepkileri artarak devam ediyor.
Milliyetçi, muhafazakâr çizgideki MHP’liler yaşanan olaylardan MHP Genel Başkanı Bahçeli ve ekibini sorumlu tutmaktadırlar. Parti genel merkez kadroları içinde Türk İslam ülküsü anlayışı ile uyuşmazlığı olan kişilerin varlığından müşteki olduklarını her gecen gün daha yüksek sesle dillendiriyorlar.
Bahçeli’nin yayınladığı parti içi 10 maddelik tamim ve "Nefislerine teslim olanlar, akıllarını başlarına almalı ve aramızda yer bulamayacaklarını bilmelidir. Ülkücülüğün değerleriyle bağdaşmayan kim varsa yanımızda yer bulamayacaktır." Şeklindeki uyarılarını gerçekten takdir ettim. Ancak MHP camiasını bu güzel ifadeler bile tatmin etmeye yetmeyecektir kanaatindeyim.
Yıllarını bu partiye veren MHP’liler daha da ileriye giderek “güzel sözlerle partiyi bu noktaya nasıl getirdiğinin hesabını vermekten kurtulamaz”. Şeklindeki tepkileri MHP’yi seçim sonrasında bir iç hesaplaşma beklediği sinyallerini vermektedirler.
Sayın Bahçeli’nin yaşanan olaylar karşısında çareyi “MHP bir komplo ile karşı karşıyadır” diyerek ‘Okyanus ötesi’ ni adres göstermesi MHP’lileri tatmin etmediği gibi yeni tartışmaların başlamasına sebep olmuştur.
Bahçeli F.Gülen ve cemaatinden özür dilemelidir
Cümle alem bilir ki; “Okyanus ötesi” derken Sayın Bahçeli’nin kastettiği kişi Fethullah Gülen hoca efendidir. Ve yine aklı olan herkes bilir ki; Fethullah Gülen hoca efendinin böylesi iğrenç ve edep dışı bir işin içinde olması şöyle dursun uzaktan bile asla bir alakası olmaz. Elinde hiçbir bilgi ve belge olmadan Sayın Bahçelinin imalıda olsa bu şekildeki açıklaması gerçekten utanç verici ve siyasi bir nezaketsizliktir. Milyonlarca kişinin gönlünü kazanmış bu zat’ı, adres göstermek hele ki böyle bir olayın sorumlusu olarak göstermek büyük ayıptır.
Sayın Bahçeli bu açıklamaları belki ülkücü camiadaki bu feveranlığı dindirmek, olayların akışını frenlemek veya başka mecralara çekmek için yapıyorsa da siyaseten de ne kendisine ne de MHP’ye hiçbir şey kazandırmayacaktır.
MHP son günlerde gerçekten zor bir süreçten geçiyor. Baraj altında kalması MHP’de kıyametin kopması anlamına gelir. Az bir farkla meclise girmesi bir iç hesaplaşmanın başlayacağı anlamına gelir. Bana göre Sayın Bahçeli sağa sola saldıracağına Peş peşe gelen kaset skandalları ile sarsılan MHP olası yeni kaset skandallarına karşı strateji belirleme yoluna gitmelidir.
Sayın Devlet Bahçeli’nin izlediği yol ve seçtiği kişiler onu başarıya ulaştırmayacak, aksine hezimete uğratacaktır, bizden söylemesi…
En önemlisi bu tarz siyasi manevralar MHP tabanının ve seçmeninin, olaylar karşısındaki öfkesini ve üzüntüsünü giderir mi? Duygularını hafifletip onları ikna eder mi? Tabii ki hayır…
Sayın Bahçeli bu tarz manevraları bırakarak “Okyanus ötesinde” suçlu arama yerine yanlışlarını kabul etme erdemliği gösterip bir an önce F.Gülen hoca efendiden ve cemaatinden özür dilemelidir…
Edep be ya hu…
Şimdilerden bu skandal kasetler üzerinden televizyon kanallarında iki yüzlülük yaşanıyor. Ahlak dışı hareketlere kalkışan çapkın siyasileri ‘kişinin özelleri’ diyerek birileri sahiplenmeye kalkmaktadır.
Bu girişimler inanç değerlerimizi hiçe saymak değil mi?
Bu "ahlak dışılığın” savunulacak tarafı mı var?
Şimdi soruyorum; Müslüm Gündüz dini nikâhlı karısıyla basılıp kameralara çekilirken ‘özel hayat’ yok muydu? (Müslüm Gündüz’ün yaptığını ister tasvip edelim ister etmeyelim) onunda özel hayatı diğerleri kadar önemli değil mi? Bu gün televizyon programlarında yaşananları normal bir olay gibi görenler veya öyle kabul edilmesine uğraşanlar o zaman nerde idiler?
Konu ile ilgili dikkat çekici bir diğer ayrıntı ise şudur; Gizli kamera kayıtları ile özel hayatlara müdahale etme geleneğini ilk başlatan kişi gazeteci Uğur Dündar’dır.
Özel haberler ve gizli kamera kayıtlarıyla cahil Müslümanların hataları üzerinden İslam ve Müslümanları karalarken şimdi programlarda boy gösterenler o zaman nerde idiler?
Kişisel hatalarla tüm Müslümanların suçlanması ve İslam dininin küçümsenerek çağ dışı gösterilmesi bir suç değil miydi?. Onun programlarına konu olanların bir kısmı toplumun önüne çıkamazken birinin de intihar etmek zorunda kaldığını unutmamalıyız.
İşte bu kişiler tavır ve tutumlarıyla iki yüzlülüklerini ortaya koymuşlardır. Bu sıralar skandal kasetler üzerinden insanımızın ahlak anlayışını sulandırmaya ve ahlaksızlığı normalleşme gibi göstermeye kalkışmaları da aynı şekilde kalpazanlık ve edepsizliktir.
Skandal kaset konusunda en kötü örnek ise CHP’dir.
MHP’de adı geçen dört Genel Başkan yardımcısı hem adaylıktan çekildi hem de partilerinden istifa ettirildiler. CHP eski Genel Başkanı Sayın Baykal sadece Genel başkanlıktan istifa etmek zorunda kaldı. Partide gölge Genel Başkan gibi hareket edebildiği gibi halen CHP’nin milletvekili adayı olarak seçim bölgesinde dolaşıyor (Pişmiş yumurta saldırısına uğrasa da) . O iğrenç görüntülerde beraber olduğu eski sekreteri ve CHP Ankara Milletvekili Nesrin Baytok ise ahlak dışı görüntülerden dolayı saf dışı edildi.
Peki ama bu kadın bu ahlaksızlığı Baykal ile yapmadı mı? O ahlaksız ise Baykal’ın yaptıkları aynı şekilde ahlaksızlık değimli…? Onun dışlanıp Baukal’ın tekrar aday gösterilmesi ayrı bir ahlaksızlık ve adaletsizlik değil mi? Ya ikisi de aday gösterilmeliydi yada ikisi de uzaklaştırılmalıydı. Çünkü aynı suçu birlikte işlemişlerdi…
İşte CHP’nin adaleti ve ahlak anlayışı bu…
Bu ahlaksızlığı kara bir leke gibi anlında taşıyanlar utanmadan arlanmadan hala milletin önüne çıkıp ülkeyi yönetme adına oy istiyorlar.
Pes doğrusu ne diyelim…
Ne demişler “anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az”
musa akdağ ankara batıkent
mehmet koçak bey.Bahceliden özür gülen tahrikatı dilemesi gerekir.bizim davamız kominstlerleydi tahrikatın bize olan kin nefret neden acaba biz olmasaydık onlar hic olmazdı. ALLAH AŞKINA BİR DÜŞÜNSÜNLER.inanclı kişiler inkarcı olmasınlar.
17.05.2011 21:41:47
Ahmet Şahin
Böyle bir inceliği yakaladığınız için sizleri tebrik ederim.Her halde ben de yazsam böyle yazardım.Ülkücülük gibi bir davaya gölge düşürenlere veyl olsun diyorum...işte bu çürük elmalar cümle elmaları zaman içinde çürütebiliyor.Önce bu çürükleri ayıklamak ve sonra milliyetcilikten,ülkücülükten bahsetmek daha yerinde olur.
17.05.2011 17:53:49
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Foto
Video
Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
| Değer | Artış | |
| Euro | 2,3110 | ![]() |
| Dolar | 1,8470 | ![]() |
| Altın | 93,4081 | ![]() |
Röportaj
Gazeteler
Facebook
































Uzayda artık özel sektör de var
İnönü Stadı'nda fetih coşkusu
















































RSS/XML
Sitene Ekle
Facebook
Twitter'da Paylaş
Mobil Versiyon